1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkememizin yetkili olmadığını, Sivas Şarkışla Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının dava açmadan önce sigorta şirketine eksik evrak ile başvurmuş olması nedeni ile davanın reddinin gerektiğini, dava konusu kazada müvekkilinin kusurlu olmadığını, ceza yargılamasındaki kusur raporunu kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkememizin yetkili olmadığını, İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, davacının dava açmadan önce KTK’nun 97. maddesine uygun bir şekilde başvuru yapmadığını, maluliyet raporunun sunulmadığını, eksik evrak nedeni ile başvurunun usulsüz olduğunu, davanın dava şartı yokluğu nedeni ile reddinin gerektiğini, kazaya karışan 58 ... plakalı aracın 22.04.2014 - 22.04.2015 dönemi arasında ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu ancak poliçede manevi tazminat klozu olmadığını, bu nedenle davalı şirketin talep edilen manevi tazminattan sorumlu olmadığını, bu poliçeden dolayı sorumluluğun sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde azami 268.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmenin davayı kabul anlamına gelmediğini, kazaya karışan araç sürücüsünün kusur oranının, kazaya karışan şahsın kendi can güvenliği için gerekli güvenlik tedbirlerini uygulayıp uygulamadığı ve kusurunun tespiti bakımından Yargıtay denetimine elverişli olacak tarzda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması veya dava konusu kaza ile davacının zararı arasında illiyet bağının olmaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri nedeniyle uğranılan zararlardan sorumlu olmadığını, davanın emniyet kemeri takmadığını, hesaplanacak zarardan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, SGK’dan rücua tabi ödeme alınmış olması veya gelir bağlanmış olması halinde hesaplanacak tazminattan mahsubunun gerektiğini, davalının dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemesi nedeni ile davalıdan ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, avans faizi istenemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap