Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
05.12.2023 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Borçlar Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6098 sayılı TBK'nın 229/2 maddesi gereğince uğranılan işletme-ticari faaliyet zararı için şimdilik 500,00 TL zararın dava tarihinden avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca asansörlerin muhafaza ve demonte giderlerinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 27/03/2013 tarihli sözleşmenin davalı ile davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasında düzenlendiğini, sözleşmenin tarafı olmayan ...'nin aktif husumet ehliyeti bulunmadığından talepte bulunamayacağını, sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde olduğunu, TBK 478. maddesi gereğince davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu 3 adet asansörün 30/12/2013 tarihinde teslim edildiğini, dava açma hakkının 30/12/2015 tarihinde zamanaşımına uğradığını, davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, söz konusu eserler ayıplı olmayıp geçici kabul tutanağında bu durumun belirli olduğunu, TBK 475/3 maddesi uyarınca davacıların sözleşmeden dönemeyeceğini, asansörlerinin sökülüp kaldırılmasının aşırı zarar doğuracağını, dönme talebinin TBK 475/1 maddesine de aykırı olduğunu, ortada bir ayıbın bulunmadığını, sadece 3 asansörde arızalara yer verilmiş olmasının yeterli olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı ...'nin demonte ve muhafaza giderleri ile ticari faaliyet zararına ilişkin iddialarını doğrudan davalı şirkete yöneltemeyeceği, sözleşmenin tarafı olmadığından bu konuda davalıdan talepte bulunamayacağı ve bu davalının aktif dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle, davacı ... ve ... Tic. A.Ş yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... yönünden davanın kısmen kabulüne, davaya konu 3 adet asansörün davalıya iadesi koşulu ile 389.053,28 TL'nin 17/10/2015 temerrüd tarihinden itibaren yürütülücek avans faizi ile birlikte davacı yararına davalıdan tahsiline, bu konudaki fazlaya ilişkin istemin ve dava dilekçesindeki diğer istemlerin reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından istinaf edilmiş olup, Dairemizin 24.11.2021 tarih ve 2019/619 Esas, 2021/2225 karar sayılı kararı ile; mahkemece alınan bilirkişi raporu ve ek raporda asansörlerin gizli ayıplı olduğu belirtilmiş ise de ayıbın neden kaynaklandığı ve ne suretle gizli ayıplı olarak nitelendirildiği açıkça ve ayrıntılı olarak belirtilmediği gibi, asansörlerdeki ayıpların neler olduğu ve her bir asansör bakımından ayıbın giderilip giderilemeyeceği, ayıbın giderilmesi halinde bedelinin ne olduğu, her bir asansör bakımından davacının asansörleri kabule zorlanamayacağı derecede ayıplı olup olmadığı hususlarında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, bu durumda, bilirkişiden belirtilen bu hususlarda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor düzenlenmesi istenilerek, düzenlenecek ek bilirkişi raporu da dikkate alınmak suretiyle tüm dosya kapsamına göre varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 K6100 md.361 TBK md.474 K6098 md.229/2 K6098 md.355 HMK md.355 TBK md.475/3 HMK md.361 TBK md.229/2 TBK md.478 TBK md.475/1 TBK md.227