2. Ceza Dairesi 2021/9121 E. , 2023/3869 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.03.2016 tarihli ve 2016/1796 Esas No.lu iddianamesi ile, sanık hakkında, ikâmetinde sayaçsız su kullanmak şeklindeki eylemi nedeniyle karşılıksız yararlanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.06.2016 tarihli ve 2016/272 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 163/3, 168/5, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; ikâmetinin bulunduğu yerleşim yerinin köy iken mahalle olduğu, köyde sayaç uygulamasının olmaması nedeniyle işin mahiyetinin anlaşılamadığı, ayrıca sulama kuyusundan su aldığını, sayaçsız geçen su ile sulama yapmadığını ve hakkında çıkarılan borç miktarını ödemesi nedeniyle verilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
22.07.2015 günü KASKİ görevlileri tarafından sanığın ikâmetinde yapılan inceleme neticesinde, sanığın ikâmetinde aboneli sayaç yerine düz boru takarak kaçak su kullanmak suretiyle karşılıksız yararlanma suçunu işlediğini tespit ettikleri ve kaçak su tespit tutanağını düzenledikleri, KASKİ tarafından sanık hakkında 794,30 TL kaçak su bedelinin tespit edildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE
Sanığın soruşturma aşamasında alınan savunmasında bahsi geçen borunun, kuyu suyuna bağlı olduğunu çeşme suyu ile ilgisinin olmadığını, yargılama aşamasında da önceki beyanlarını tekrarladığını kurum zararını ödediğini beyan ettiği, mahkemesince sanığın borcu ödeyip ödemediği hususunda KASKİ Genel Müdürlüğü'ne yazılan müzekkere cevabında, 19.04.2016 tarihi itibarıyla borcun ödenmediğinin bildirildiği, 15.06.2016 tarihli 1. celsede sanığın borcu ödediğine ilişkin beyanı üzerine mahkemesince, sanığın kamu davası açıldıktan sonra kurum zararını ödediğine ilişkin faturalar delil gösterilerek sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmıştır. Sanığın temyiz dilekçesine ekli aslı ya da aslı gibidir onaylı olmayan fotokopiden ibaret 868,50 TL ve 609,00 TL bedeli ödediğini gösterir KASKİ Genel Müdürlüğü adına düzenlenmiş tahsilat makbuzunun dosya arasında bulunduğu tespit edilmiştir. 05/07/2012 tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından, 6352 sayılı Kanun'un 84. maddesi ile 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesine eklenen 5. fıkra uyarınca, zararın soruşturma tamamlanmadan önce tazmin edilmesi halinde kamu davası açılamayacağı, başka bir anlatımla zararın giderilmemesinin dava şartı olduğu dikkate alındığında, soruşturma aşamasında şüpheliye, belirlenen vergili ve cezasız zarar miktarını kamu davası açılmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde hakkında dava açılmayacağı da hatırlatılarak usulünce bildirimde bulunulup, makul bir süre tanınması ve soruşturma aşamasında zararın tamamen tazmini halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi, tamamen tazmin edilmemesi halinde ise dava açılması gerekmektedir. Ancak anılan şekilde soruşturma aşamasında kurum zararı bilirkişiye tespit ettirilmeden ve tespit ettirilse dahi usulünce bildirimde bulunulmadan sanık hakkında dava açılması halinde sanık kovuşturma aşamasında zararı tamamen giderirse, zarar soruşturma aşamasında giderilmiş gibi, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi, ayrıca sanığın 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin 5. fıkrası hükmünden kaç kez yararlandığının denetimi açısından verilecek kararın 6352 sayılı Kanun'un 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 6. maddesine eklenen 2. fıkra uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydının sağlanması gerekir.
Somut olayda; soruşturma aşamasında kurum zararının bilirkişiye tespit ettirilmediği, aynı zamanda kurumun tespit ettiği kaçak elektrik kullanım bedelini ödeyip ödemeyeceği hususunda da sanığa herhangi bir bildirimde bulunulmadığının anlaşılması karşısında, soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılandığının tespiti halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği nazara alınarak, belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Kabule göre de;
Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı Kanun'un 163/3. maddesi uyarınca tayin olunan 1 yıl hapis cezasından sırasıyla aynı Kanun'un 168/5. maddesi uyarınca 1/3 ve 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 6 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği halde yazılı şekilde karar verilmesi suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesinin,15.06.2016 tarihli ve 2016/272 Esas, 2016/390 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.