T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; Müvekkili ile davalı arasında 08.11.2021 - tarihli yemek hizmetleri sözleşmesinin imzalandığı ve sözleşme gereğince davalıya yiyecek mal/hizmet bedellerine ilişkin faturalar kesildiği, davalıya faturaların tebliğ edilmesine rağmen bakiye 56.650,30 TL tutarlı borcunu ödemediğinden 09.12.2022 tarihli ihtarnamenin keşide edildiği ve ihtarname ile borcun ödenmesinin talep edildiği halde ödenmediğinden bu kez aleyhine ...
21.icra müdürlüğünün... E sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yapıldığı, davalı şirketin kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediği ve borca itiraz ederek, aleyhine açılan icra takibini durdurduğunu, beyanıyla, borçlunun borca itirazının iptaline, icra takibinin devamına, alacağın 96 20 tan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıya ödettirilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
Mahkememizce tarafların bildirdiği deliller toplanmış, icra dosyasının UYAP kayıtları, bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık, faturaya dayalı ... 21. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası kapsamında davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususunda toplanmaktadır.
Davaya konu ...
21.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının UYAP kayıtları dosyamız arasına alınıp incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine toplam 59.563,32-TL lik ilamsız takipte bulunduğu, ödeme emrinin borçluya 02/01/2023 tarihinde tebliğ olduğu ve davalı borçlu vekilinin 06/01/2023 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür. Mahkememizin 11/07/2023 tarihli ara kararı gereğince dosyamız rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 06/09/2023 tarihli raporda özetle; "Davacı şirketin ticari defterlerinin TTK ilgili hükümlerine göre delil niteliğine haiz olduğu, Davacının elektronik sistemine kayıtlı ve faturaları e-fatura ile “ TEMEL Fatura ve Temel İrsaliye Senaryosu” ile müşterilerine gönderi i, Temel fatura senaryosu ile kesilen faturaların alıcısına kesin olarak tebliğ edildikleri ve bu faturalara itirazın Türk Ticaret Kanununun 18'inci maddesinde belirtilen harici yöntemlerle ( noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile ) itiraz edilebilmesinin mümkün olduğu,
Davalı tarafın Türk Ticaret Kanununun 21'inci maddesinde belirtilen 8 (sekiz) günlük itiraz süresine içerisinde faturalara itiraz ettiğine dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge olmadığından e-faturaların ve içeriklerinin davalı alıcı tarafından kabul edilmiş olduğu sonucunu doğurduğu ve davacıya 56.650,30 TL borçlu olduğunun kabul edilmesi gerekeceği
Davacının, davalıdan ...
21.İcra Müdürlüğü ... E Sayılı Dosyası ile, 56.650,30 TL asıl alacak, 2.913,02 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 59.563,32 TL talep ettiği, Yapılan incelemede davacının davalıdan, 56.650,30TL 1.827,95 TL takip öncesi işlemiş faiz 58.478,25 TL talep edebileceğinin hesap edildiği Davacının 1.085,07 TL işlemiş faiz talebinin fazla ve yersiz talebinin olduğu,Davacının 56.650,30 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanun gereği yıllık %15,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faiz oranından faiz işletilmesi gerekeceği " şeklinde görüş ve tespitlerde bulunulduğu, raporun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli nitelikte düzenlendiği, hüküm kurmaya elverişli tespit ve değerlendirmeler içerdiği anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davalarında kural olarak ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı taraf üzerinde ise de ileri sürülen savunmaya göre ispat yükünün yer değiştirmesi söz konusu olabilmektedir.
Davalı taraf yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmayarak davacının iddialarını inkar etmiş sayılmıştır. Buna göre eldeki davada fatura konusu hizmetin verildiği ve alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacı alacaklı üzerinde bulunmaktadır.
Yukarıda yapılan tespitler ışığında eldeki davada, taraflar arasında düzenlenen Yemek Hizmetleri Sözleşmesi kapsamında davacı tarafından üzerine düşen yükümlülüklerin yerine getirildiği, ticari defterlerin incelenmesinde davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, lehe ve aleyhe delil vasfını haiz olduğu, takip konusu faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafça ise yapılan ihtarata rağmen inceleme gün ve saatinde ticari defterlerinin ibraz edilmediği, yerinde inceleme talebinde bulunulmadığı görülmüş,
HMK'nın 222.maddesi de nazara alındığında davacı tarafından verilen hizmete rağmen davalı tarafça hizmet karşılığı düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediği anlaşıldığından hükme esas alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, asıl alacak miktarı likit olduğundan % 20 oranında icra inkar tazminatı da hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın kısmen kabulü ile, davalının ...
21.İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 56.650,30-TL asıl alacak ve 1.827,95-TL işlemiş faiz üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun gereği yıllık %15,75 oranından başlayacak değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2.Asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Karar tarihine göre alınması gereken 3.994,65 TL harçtan peşin alınan 719,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.275,27 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4.719,38 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14. Maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin kısmen kabul kısmen ve red oranına göre 3.063,16 TL nin davalıdan, geriye kalan 56,84-TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7.Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı, 25,60-TL vekalet harcı, 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 338,00 TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 3.043,50- TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre takdiren 2.988,05 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
8.Davacı ve davalı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 12/12/2023
Katip Hakim
(e-imzalıdır)