T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Yanlış Tıbbi Tedavi Sebebiyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREKÇE
Mahkememizin ----sayılı hükmünde;'' Davacılar vekili, 21.08.2009 tarihli dava dilekçesi ile, müvekkilerinin evli olup --------adında bir çocukları bulunmakta iken 29.10.2006 gününde ------ adında bir kız çocuklarının daha dünyaya geldiğini; hastanede boş vantilatör olmaması nedeniyle ----- oluru ile bebek ---- ambulansıyla --- nakledildiğini, bebek ----- bu hastanede sağlıksız ve sağlığına kavuşamayacak bir konuma getirildiğini, hastanın solunum sıkıntısının devam etmesi üzerine ancak iki gün gecikme ile vantilatöre bağlanabildiği ve akciğere yönelik tedavilere başlandığını, menenjit taramasının yapılmadığını, yapılması gereken hemokül tür incelemesinin yapılmadığını; antibiyotiklerinin rastgele değiştirildiğini, menenjit tedavisine uygun cins ve dozda antibiyotik verilmemiş olduğunu; ------- yapılan tetkik ve tedavilerinin yetersiz, uygunsuz ve hatalı olduğunun --------- belirtildiğini; arıza nedeniyle sayısız ameliyatlar geçirdiğini ancak çocukta hiçbir gelişme olmadığını, davalı gerçek kişiler için kamu davası açıldığını, bebek ----- dava esnasında ------ tarihinde davalıların neden olduğu belirlenen hastalığından vefat etmiş olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, anne ve baba için destekten yoksun kalma ve gider tazminatı olarak 10.000 TL maddi, baba için 150.000.00 TL , anne için 150.000.00 TL ve kardeş için 20.000.00 Tl olmak üzere toplam 330.000.00 TL maddi ve manevi tazminatın 25.6.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş,
Davalılar ---- vekili, müvekkili ------- olduğunu, hastanın birebir tedavisi ile ilgililenme konumunda olmadığını, müvekkili ------ görevini üstlenmiş, idari hizmet verdiğini, davanın bu şahıslar yönünden husumet yönünden reddi gerektiğini, tedavide bir kusuru olmayan hastanede tedavinin kusursuz uygulandığını savunarak davanın usul ve esastan reddini istemiş, Davalı ----vekili, davacıların müşterek çocuklarının ------- prematüre olarak sezeryan ile doğmuş, solunum sıkıntısı nedeniyle ve ilgili ünitede boş küvöz ve vantilatör olmadığından -------- ait ambulansla hastaneye sevk edildiğini,gelen hastanın her türlü tedavisinin hatasız, uygun ve yeterli olarak yapılıp, solunum sıkıntısının giderildiğini, babanın ısrarı üzerine tedavisi tamamlanmadan ---- iade edildiğini, --- etmediklerini savunarak davanın usûl ve esastan reddini istemiş,Mahkememizce ; Dava, tıbbi hata nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.İş bu dava, ---- açılmış olup, bilahare verilen ----Karar sayılı kararı ile davalının iş bölümü itirazı kabul edilerek dosya mahkememiz esasına kaydedilmiş, mahkememizce de Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmek suretiyle görevsizlik kararı verilmiş; mahkememiz kararı davalı --- tarafından temyiz edilmiş,--------- hükmüyle davacılar ile davalılar arasında vekil - müvekkil ilişkisi mevcut olduğunu; davadaki taleplerinde vekalet görevini ifada özen borcuna aykırılığa dayandırıldığı nedeniyle mahkememizin görevli olduğu belirtilip, hüküm bozulmuş; dosya esasa ilişkin bir karar verilmek üzere mahkememize gönderilmiş; mahkememize de iş bu esası almıştır. Davanın niteliği gereği ölen küçüğün tedavisinde tıbbi hatanın bulunup bulunmadığı önem kazanmış olup; olayla ilgili dava açıldığı, davanın ------- Esasına kaydedildiği; orada verilen görevsizlik kararıyla ----- gittiği; daha sonra mahkemelerin adliyemizde toplanmasıyla --- Esas sayılı dosyayla yargılamasına devam edildiği;
Ceza yargılaması sonunda, -------- tarihinde ------ alınan raporlar sonunda, tedavide tıbbi bir hatanın bulunmadığından bahisle sanıklar ---- yönünden ayrı ayrı BERAAT kararı verilmiş; söz konusu olan kararda kesinleşmiştir.
Mahkememizce bu dosya ve alınan raporlar getirtilip incelenmiş olup, hem ----hem de ---- alınan raporlarda, küçüğün ölümüne sebep olacak bir tıbbi hatanın bulunmadığı hususunun açıkça belirlendiği görülmüştür.
Mahkememizce YARGILAMA UZUNCA BİR SÜRE devam etmiş olup; ancak zorunlu olarak tıbbi hatanın belirlenmesi yönünden ceza yargılamasının sonucu beklenmiş, gerek ---- gerek --- rapor alınması uzunca bir süreyi gerektirdiğinden yargılamaya bu hususlar açıklığa kavuştuktan sonra son verilebilmiştir.
Davacı vekili, ----- için ayrıca görevi kötüye kullanmaktan dolayı şikayette bulunduklarını, söz konusu şikayetin ----- esasına kaydedildiği ancak bu dosyada da --- kararı çıktığı, kararın kesinleştiği; ----------sayılı dosyasındaki davanın da zaman aşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği; davacı vekilinin vakit kaybı olmaması yönünden bu dosyayı da istinaf etmediklerini ve dosyanın kesinleştiğini bildirmesi; ancak mahkememizin bunlarla bağlı olmaksızın tazminata karar verebileceğini belirtmesi üzerine artık bekletici mesele teşkil edecek herhangi bir ceza soruşturması ve davasının kalmadığı, mevcut duruma göre de gerek --------- raporlarıyla tıbbi hata bulunmadığı belirlendiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiş; yargılama esnasında ---- öldüğü, mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerektiği fakat davacı vekili tarafından açık açık mirasçılarının davaya dahil edilmeyeceği ----mirasçıları yönünden davayı takip etmediklerini bildirmeleri üzerine ------ yönelik talebin işlemden kaldırılmasına karar verilmiş; 3 aylık yenileme süresi ziyadesiyle geçmiş bulunduğundan bu şahsın mirasçıları yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; diğer davalılar yönünden ise davanın sübut bulmadığı için reddine karar verilmiş, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. ------- mirasçıları yönünden DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, Diğer davalılar yönünden dava sübut bulmadığından REDDİNE''hükmedilmiş,
Karar kendi adlarına asaleten müşterek çocukları -------velayetten davacılar vekili tarafından istinaf edilmiş; ----- sayılı hükmüyle;Yargılama esnasında ölen -----mirasçıları davaya dahil edilmeden karar verilemeyeceği, Ayrıca hükme esas alınan adli tıp kurumu ve yüksek sağlık şurası raporlarına göre davanın reddine karar verilmişse de bu raporlar davacıların itirazlarını karşılamadığı gibi soyut ifadeler içerdiğinden hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece, üniversitelerin ana bilim dallarından seçilecek uzmanlardan oluşacak bir bilirkişi kuruluna dosya tevdi edilerek dosyada mevcut deliller ve raporlarla birlikte davalıların sorumlulukları bir bütün olarak değerlendirilip tıbbın gerek ve kurallarına göre olayda davalıların sorumluluğunu belirtecek ihmal ve hata bulunup bulunmadığı gösteren nedenlerini açıklayıcı taraf, mahkeme ve istinaf denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Davacının istinaf talebi yerinde olup mahkemenin davanın reddine ilişkin karar bu sebeple doğru görülmemiştir. İstinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın iadesine karar verilmiş; Dosya mahkememizin esasına kaydedilmiş olup;Öncelikle yargılama esnasında ölen -------sayılı veraset ilamı gereği mirasçıları olan ----- davaya dahil edilmiş, kendilerine dahili dava dilekçesi ve dava dilekçesi tebliğ edilmiş, bu davalılar davayı takip etmemiş, davaya cevap ta vermemiş, Mahkememizin kararı --- raporuna ve ----raporuna dayandığından; ancak artık -----hukuk mahkemelerine rapor vermediği sadece ceza soruşturmalarına rapor düzenlediği sebebiyle; ---raporun gerekçelerinin açıklanması ve mahkemece denetime el verişli rapor düzenlenmesi için dosya gönderilmiş olup;----- sayılı raporunda ---- kaldırma kararı çerçevesinde yapılan inceleme sonunda 33 sayfalık bir raporla önceden hazırladıkları raporun açık gerekçelerini mahkememize gönderdiği tespit edilmiştir.Esasen davanın yanlış tıbbi tedavi sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davası olduğu; bu tür davalarda iki hususun birliktegerçekleşmesi gerektiği; bunlardan ilkinin yanlış bir tıbbi tedavinin gerçekleşmiş bulunması diğerinin ise sonucun (somut olayda ölümün) bu yanlış tedavi sebebiyle husule gelmiş olması zorunludur.Konu tamamen teknik bir konu olup tıp ile ilgili olduğundan değerlendirilmesi konusunda uzman olan bilirkişi / bilirkişi kurumlarınca yapılması zorunludur. ----- bu konuda ülkemizdeki önemli bir kurum olup; gerekçeli artık iyice açılarak yapılan inceleme neticesinde; -Küçüğün ölümünün neonatal sepsis, menenjit ve komplikasyon olarak gelişmiş olan hidrosefali nedeniyle mükerrer şant takılması sonrasında gelişen şant enfeksiyonu sonucu meydana gelmiş olduğu, -Doğum sonrası ventilatör tedavisi için sevk edildiği ------- yapılan tetkikler sonucunda akciğerde atelektazik görünüm saptandığı ve ventilatör gereksiniminin olduğunun değerlendirildiği ---- tarihinde hastanın genel durumunun kötüleşmesi ve ----artış nedeniyle antibiyotik değişikliğinin planlanmasına rağmen ilaçların bulunamaması nedeniyle ------ yapılamadığı, bu sırada hastanın ateşinin 39 dereceye kadar yükselmesine rağmen lomber ponksiyon yapılarak menenjit taramasının yapılmadığı ayrıca beraberinde yapılması gereken hemokültür ve ------ incelemesinin yapılmadığı, antibiyotiklerin menenjit düşünülerek uygun cins ve dozda modifiye edilmesi gerektiği halde bunun zamanında yapılmadığı, hastanın bu şekilde uzun süre takip edildiği göz önüne bulundurulduğunda -----uygulamaların tıbbi hata olarak değerlendirildiği, ancak yenidoğan sepsisi ve menenjiti, mortalitesi ve komplikasyon oranı yüksek bir hastalık olduğundan zamanında ve uygun tedavinin yapılmış olması halinde de hidrosefali komplikasyonu ve ardından mükerrer şant gereksinimleri olabileceği, ölüm olayıyla -------uygulamalarındaki tıbbi hata arasında illiyet bağı kurulamayacağı, -Adli dosyanın yapılan tetkiki, tıbbi belgeler ve tanık ifadelerinden elde edilen bulgulara göre; bebeğin yenidoğan solunum sıkıntısı nedeniyle sevk edildiği ----mekanik ventilatör cihazı eksikliği bulunmadığı anlaşıldığından ------ tıbbi hata atfedilemeyeceği,AÇIKLANMIŞTIR.
Mahkememizce artık bu rapor esas alınarak davalılardan hiç biri aleyhine maddi ve manevi tazminatahükmedilemeyeceği kanaatine varılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
G. D:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN TÜM DAVALILAR YÖNÜNDEN REDDİNE,
Peşin olarak alınan 4.455,00 TL nispi harçtan maktu ret harcının mahsubu ile 4.185,15 TL bakiye harcın talebi halinde davacılara iadesine, Tamamı davacı tarafça karşılanan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar kesinleştiğinde bakiye gider avansı kalırsa davacılara iadesine, Karar tarihindeki AAÜT gereğince;
Kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine ve her ne kadar ---- mirasçıları vekil tayin ettirmemiş ise de ancak murisleri yargılama esnasında ölmeden önce vekille temsil edildiğinden -------mirasçılarının da lehine olarak ancak AAÜT 3.madde gereğince haklarında müteselsil sorumluluk hükümleri gereğince dava açılanlar için ret sebebi tekse bir tek vekalet ücreti tayin edileceğinden (dosyamızda ret sebebi aynı olup ölümle tıbbi tedavi arasında nedensellik bağı bulunmadığından) kendisini vekille temsil ettiren ----- dışındaki davalılar için 17.900,00 TL maktu vekalet ücreti takdirine, davacılardan alınarak bu davalılara eşit olarak paylaştırılmasına (Her ne kadar maddi ve manevi tazminat yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdir ediliyorsa da kaldırılan ilk kararımızda tek bir maktu vekalet ücreti takdir edildiği, o tarihteki maktu vekalet ücretine yönelik davalılar tarafından kararın istinaf edilmediği ve bu nedenle davacı yönünden kazanılmış hak oluştuğundan) Dair karar,
Davacılar vekilinin ve davalılardan ----- vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde --------Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak oy birliği ile verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 14/12/2023