8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/10850 E. , 2023/4931 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, hükmün kaldırılarak yeniden karar verilmesine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarayköy Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili, davalı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ek kararla temyiz talebinin miktar itibariyle kesin olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı duruşmalı olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Sarayköy ilçesi Köprübaşı Mahallesinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, dava dışı ... tarafından 30 yılı aşkın bir süre nizasız ve fasılasız malik sıfatı ile kullandığını, 1987 yılında ölümü üzerine mirasçıları tarafından aynı şekilde kullanılmaya devam edildiğini, bilahare ... mirasçılarınca dava konusu taşınmazın 21.12.2005 tarihli harici satış senedi ile müvekkiline bedeli mukalinde satıldığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının müvekkili yararına oluştuğunu iddia ederek müvekkili adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili, dava konusu taşınmazın Devletin hükmü altında olup, tespit tarihinde taşınmaz üzerinde herhangi bir zilyetlik ve kullanım hakkının söz konusu olmadığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
4.Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde, taşınmazın orman içi açıklık olup kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile orman sahalarının iktisap edilemeyeceğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu tapusuz taşınmazın daha öncesinde ... tarafından kullanıldığı, vefatı üzerine mirasçılarına, onlardan da davacının kullanımına geçtiği, bu şekildeki eklemeli zilyetliğin yirmi yıldan fazla süreli olduğu, fen bilirkişi tarafından dava konusu taşınmazın 5.577,86 m2 yüzölçümüne sahip olduğunun, ziraat mühendisi bilirkişi tarafından tarım amaçlı olarak kullanılmaya uygun koşullara sahip olduğunun ve üzerinde toprak işlemesinin yapıldığının, orman mühendisi bilirkişi tarafından orman tahdidi, 2/B uygulaması, arazi kadastrosu, memleket ve amenajman haritaları incelemeleri neticesinde taşınmazın orman sayılmayan alanda kaldığının bildirildiği, davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne; fen bilirkişisi tarafından tanzim olunan 22.09.2017 tarihli raporda 5577,86 m2 yüzölçümü ile gösterilen taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ...
İdaresi vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, İlk Derece Mahkemesince karar vermeye elverişli olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda, eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile hüküm tesis edildiğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... İdaresi vekili istinaf başvuru dilekçesinde; taşınmazın dört bir yanının Devlet ormanı ile çevrili olduğunu, orman içi açıklıklarda tarım, inşaat ve hayvancılık yapılamayacağını, yine Devlet ormanlarının her ne sebeple olursa olsun özel mülkiyete konu olamayacağını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup, tespit tarihinde taşınmaz üzerinde herhangi bir zilyetlik ve kullanımın sözkonusu olmadığını, taşınmazın sahipsiz yerlerden olup özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, davacı tarafından zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiğinin ispat edilemediğini açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tapusuz olduğu gerekçesiyle tescili istenen dava konusu taşınmazın dört tarafının orman ile çevrili olduğunu, bu haliyle 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 17/2 nci maddesi uyarınca orman içi açıklık niteliğinde bulunduğu ve Devlet ormanlarındaki açıklıkların şahıslar adına tapuya tescil olunamayacağı gerekçesi ile, davalılar Orman İdaresi vekili, Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak davanın reddine, 6100 ... Kanun'un 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli ek kararı ile kararın kesin olarak verilmiş olması nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
3.Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın orman içi açıklık olmadığını, kesinleşen orman kadastro çalışmalarında orman olarak sınırlandırılmadığını, müvekkili lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu öne sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2.Davacı vekili ek kararın temyizi dilekçesinde, temyiz isteminin miktar sınırı itibariyle reddinin usul ve Kanun'a aykırı olduğunu açıklayarak, işin esası yönünden ise temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı, zilyetlikle kazanım koşullarının davacı lehine oluşup oluşmadığı hususuna ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kadastro Kanunu’nun (3402 ... Kanun) 14, 17 nci maddeleri, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713/1 inci maddesi, 6831 ... Kanun'un 17 nci maddesi
3.Değerlendirme
1.Anayasa'nın 36 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Mahkemeye erişim hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6 ncı maddesinde de herkesin kişisel hak ve yükümlülükleriyle ilgili her türlü iddiasını mahkeme önüne getirme hakkı güvence altına alınmıştır. Buna göre, mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, adil yargılanma hakkı kapsamındadır.
28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 53 üncü maddesi ile 3402 ... Kanun’a eklenen Ek 6 ncı maddesi ile "Kadastro Mahkemesinin veya otuz günlük askı ilan süresinden sonra, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan davalarda genel mahkemelerin verdiği kararlar ile orman kadastrosuna ilişkin davalarda bu mahkemelerce verilen kararlara karşı, miktar ve değere bakılmaksızın 12.1.2011 tarihli ve 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre istinaf veya temyiz kanun yoluna başvurulabilir." hükmü getirilmiştir. Hükmün gerekçesinde belirtildiği üzere, bu madde ile söz konusu davaların miktar veya değerine göre istinaf veya temyiz yoluna tabi olup olmadığıyla ilgili uygulamada oluşan tereddütlerin giderilmesi amaçlanmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkeme kararlarına karşı kanun yolu başvurusunda bulunma hakkı, hukuk güvenliği ile hukuki belirlilik ilkesi, 28.07.2020 tarihli ve Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 22.07.2020 tarihli ve 7251 ... Kanun’un 53 üncü maddesi ile 3402 ... Kanun’a eklenen Ek 6 ncı maddesi karşısında, tereddüte yol açan usul kurallarının hakkaniyete halel getirecek kadar aşırı şekilci olarak uygulanmaması ve adalet duygusunun rencide edilmemesi gerektiği de gözetildiğinde, 21.02.2020 tarihli karara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği kabul edilerek Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın kaldırılarak istinaf talebinin kabulüne dair kararın incelenmesine geçildi.
2.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesinin 21.02.2020 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 215,45 TL'nin temyiz eden davacı ...'den alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.