6. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.02.2016 tarihli ve 2016/322 soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 54 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca, kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 58 inci maddesi uyarınca iki kez cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır. 2. Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.03.2016 tarihli ve 2016/251 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 53 üncü, 54 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca iki kez 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın Temyiz Sebepleri 1. Mağdurların şikâyetçi olmadığına, suç işleme kastının bulunmadığına, lehine olan hükümler uygulansaydı beraat edeceğine, 2. Vesaire, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Mağdur ...'nin, sanığın annesi, mağdur ...'in de sanığın oğlu olduğu, olay günü akşam saatlerinde sanığın eve alkollü şekilde geldiği ve durduk yere mağdur ... ile tartışmaya başladığı, sanığın tartışma sırasında Hatice'nin üzerine doğru yürümesi üzerine Ahmet'in araya girdiği bu sefer sanığın oğlu olan Ahmet'e yumruk attığı, odadaki kanepenin üzerine yatırarak boğazını sıktığı ve bir kaç kez eliyle vurduğu, mağdur ...'nin araya girmeye çalışması üzerine sanığın bu kez annesi Hatice'ye eliyle tokat attığı, akabinde adli emanette bulunan bıçağı cebinden çıkarıp Ahmet'e doğru tutarak ''seni keserim doğrarım beni evlat katili edeceksin'' dediği, bıçağı bırakıp elleriyle vurmaya devam ettiği, mağdur ...'nin polise haber vermesi üzerine olay yerine gelen kolluk görevlilerinin olaya müdahalesi ile kavganın sona erdiği anlaşılmıştır. 2. Mağdurların beyanları dosya içerisinde mevcuttur. 3. Sanık suçlamaları kabul etmemiş, aralarında sadece sözlü tartışmanın olduğunu beyan etmiştir. 4. Mağdur ...'nin yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebileceğine, mağdur ...'de darp cebir izi bulunmadığına dair adli raporların dosya içerisinde mevcut olduğu görülmüştür. 5. 25.01.2016 tarihli olay ve yakalama tutanağının dosya içerisinde bulunduğu görülmüştür. IV. GEREKÇE A. Sanık Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Kasten Yaralama Suçundan Verilen Hüküm Yönünden 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 ve devamı maddeleri gereğince sanık hakkında yeniden hukuki değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. B. Sanık Hakkında Mağdur ...'e Yönelik Kasten Yaralama ve Nitelikli Tehdit Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1. Sanığın, kavga sırasında mağdura "Seni keserim, doğrarım beni evlat katili edeceksin" diye tehdit ettikten sonra yaralamış olması karşısında, tehdit içeren sözlerin yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde olduğu ve eyleminin bir bütün halinde 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden, tehdit suçundan ayrıca hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür. 2. Sanığın eyleminin yalnızca kasten yaralama suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 ve devamı maddeleri gereğince sanık hakkında yeniden hukuki değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedeniyle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (A) ve (B) paragraflarında açıklanan nedenlerle Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2016 tarihli ve 2016/251 Esas, 2016/335 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın