Esas No
E. 2021/8187
Karar No
K. 2023/5061
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2021/8187 E.  ,  2023/5061 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/605 E., 2019/16 K.
KARAR: Davanın reddine, asli müdahilin davasının kabulüne

Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi neticesinde Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, asli müdahilin davasının kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/400 Esas ... dava dosyasında, Dörtler Köyünde bulunan ve alınan 05.05.2003 tarihli fen bilirkişisi İbrahim Barukçu'nun raporunda (C), (H) ve (G) harfleri ile gösterilen yere ... Girici, (D) ve (K) harfleri ile gösterilen yere de ... tarafından tescil davası açıldığını, 02.02.2012 tarih ve 2012/69 Karar ... kararla, "Birleşen dava (... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/173 Esas - 218 Karar ... davası) davacısı ... Girici yönünden davanın açılmamış sayılmasına, asıl dava (Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/400 Esas ... davası) davacısı ... yönünden davanın reddi ve 05.05.2013 tarihli fen bilirkişisi İbrahim Barukçu'nun raporunda (D) harfi ile gösterilen taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescili ile (H) ve (K) harfleri ile gösterilen yerlerin ise ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/135 Esas - 2003/403 Karar ... ret kararı kesinleştiğinden davanın reddine" karar verildiğini, kararın kanuni yollardan geçerek kesinleştiğini, yine Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/400 Esas, 2012/69 Karar ... kararında zilyetlik ve imar ihya olgusuna ilişkin şartların davacılar yararına gerçekleşmediğinin belirtildiğini, Adana Milli Emlak Daire Başkanlığınca yapılan tahkikat sonucu bahse konu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek, anılan fen bilirkişi rapor ve krokisinde gösterilen (C) harfi ile gösterilen yaklaşık 2.800 metrekare, (G) harfı ile gösterilen yaklaşık 4.200 metrekare, (H) harfi ile gösterilen yaklaşık 5.000 metrekare ve (K) harfi ile gösterilen yaklaşık 5.700 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların tarla vasfı ile Hazine adına tescilini istemiştir.

2.Asli müdahil Orman İdaresi 27.11.2014 havale tarihli müdahale dilekçesinde; dava konusu yerlerin orman olarak Hazine adına tescilini istemiştir.

3.Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1998 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmakta olup, genel arazi kadastrosu ise 1953 yılında yapılmış ve dava konusu yerler fundalık ve makilik olarak tapulama harici bırakılmışlardır. II. CEVAP Davalılar cevaplarında; haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece (Adana 7. Asliye Hukuk) Mahkemesinin 07.10.2015 tarih ve 2015/102 Esas, 2015/376 Karar ... kararı ile; "Bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle, davanın reddine, katılan - davacı ... İdaresi yönünden davanın kabulüne, Adana ili Çukurova ilçesi Dörtler Köyünde bulunan ve fen bilirkişi Önder Bozkurt'un 31.07.2015 tarihli kroki ve raporunda (C1) harfiyle gösterilen 794,17 metrekare, (C2) harfiyle gösterilen 963,38 metrekare, (G1) harfiyle gösterilen 754,00 metrekare, (G2) harfiyle gösterilen 1.896,16 metrekare, (G3) harfiyle gösterilen 573,00 metrekare ve (G4) harfiyle gösterilen 1.392,00 metrekare yüzölçümündeki yerlerin orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 07.10.2015 tarih ve 2015/102 Esas, 2015/376 Karar ... kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2.Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 28.05.2018 tarih ve 2016/9057 Esas, 2018/4035 Karar ... ilamı ile; "Somut olayda, davalı köyün 6360 ... Kanun gereğince köy tüzel kişiliği ortadan kalktığı ve Çukurova ilçesinin mahallesi haline geldiği, taraf sıfatı kalmayan köyün yerine katıldığı ilçenin belediyesi olan Çukurova Belediyesinin ve Büyükşehir sınırlarının il mülki sınırı haline gelmesi nedeniyle Adana Büyükşehir Belediyesinin ilgili kamu tüzel kişisi sıfatıyla davada taraf olarak yer alması gerekli olacağından, 6360 ... Kanunun geçici 1. maddesinin onüçüncü fıkrası gereğince işlem yapılması" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece (Adana 7. Asliye Hukuk) Mahkemesinin 10.01.2019 tarih ve 2018/605 Esas, 2019/16 Karar ... kararıyla; "Bilirkişi raporu doğrultusunda dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın reddine, katılan - davacı ... İdaresi yönünden davanın kabulüne, Adana ili Çukurova ilçesi Dörtler Köyünde bulunan ve fen bilirkişi Önder Bozkurt'un 31.07.2015 tarihli kroki ve raporunda (C1) harfiyle gösterilen 794,17 metrekare, (C2) harfiyle gösterilen 963,38 metrekare, (G1) harfiyle gösterilen 754,00 metrekare, (G2) harfiyle gösterilen 1.896,16 metrekare, (G3) harfiyle gösterilen 573,00 metrekare ve (G4) harfiyle gösterilen 1.392,00 metrekare yüzölçümündeki yerlerin orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı Hazine vekili, asli müdahil Orman İdaresi vekili ile dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; 05.05.2003 tarihli İbrahim Barukçu imzalı fen bilirkişi raporunda C, G, H ve K ile gösterilen yerlere ilişkin dava açtıklarını, bilirkişi raporunun hüküm kurmak için yeterli olmadığını, vekalet ücretinin de maktu olması gerektiğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

2.Asli müdahil Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; tescil edilen kısma ilişkin itirazlarının bulunmadığını, eksik harcın Orman İdaresinden alınmasına ilişkin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu açıklayarak, bu nedenle ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.

3.Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu yerlerin mülkiyetinin müvekkili olan davalı belediyeye ait olduğunu, verilen kararın usul ve Kanun'a uygun olmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık; tescile konu yerlerin orman sayılan yerlerden olup olmadığı ile tescile tabi yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk

6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 7 ve 11 inci maddeleri, 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 713 üncü maddesi,

3.Değerlendirme

1.İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden hüküm kurulmuştur.

Şöyle ki; hükmüne uyulan bozma ilamında, 6360 ... On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 ... Kanun) gereğince ... ile Çukurova Belediye Başkanlığının davada taraf olarak yer alması gerektiği belirtilmesine rağmen, İlk Derece Mahkemesince ... davaya dahil edilmesine karşılık Çukurova Belediye Başkanlığı davaya dahil edilmeden yargılama yapılarak hüküm kurulmuş ve böylelikle taraf teşkili eksik bırakılmıştır. Oysaki, taraf teşkilinin sağlanması dava şartlarından olup, bu koşul yerine getirilmeden davanın esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.

2.Öte yandan davanın esasıyla ilgili olarak; davacı Hazine vekili dava dilekçesinde, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/135 ve 2002/173 Esas ... dava dosyasında açılan ve birleştirilen, devamında Adana 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/400 Esasında görülen, gerçek kişiler tarafından tescil davasına konu edilmiş ancak çeşitli sebeplerle tescil talepleri reddedilen ve 2002/135 Esasında 05.05.2003 tarihli fen bilirkişi İbrahim Barukçu tarafından düzenlenen raporda C, G, H ve K harfleri ile gösterilen taşınmazlar için tescil talebinde bulunmuş olup, eldeki dosyada fen bilirkişisi Önder Bozkurt tarafından düzenlenen asıl ve ek raporda, davaya konu edilen ve davacı Hazine tarafından dayanılan fen bilirkişi raporunda C ve G harfi ile gösterilen yerlerin bir kısmının Hazine adına ihdas edilen parsel içinde kaldığı ve imar uygulamasına tabi tutulduğu belirtilerek, C harfinin ihdasen oluşan parsel dışında kalan kısımları C1 ve C2 olarak, G harfinin ihdasen oluşan parsel dışında kalan kısımları ise G1, G2, G3 ve G4 olarak gösterilmiş, H ile gösterilen taşınmaz eylemli hallerine göre H1, H2 ve H3 olarak ayrılmış ve K ile gösterilen yer ise yine K ile gösterilerek dava konusu yerler belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu C1, C2, G1, G2, G3, G4 harfiyle gösterilen taşınmazların orman sayılan yerlerden oldukları gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır.

Şöyle ki; yörede orman kadastrosu yapılmışsa, kural olarak bir yerin orman olup olmadığı, kesinleşmiş tahdit harita ve tutanaklarının uygulanmasıyla çözülecektir. Çekişmeye konu taşınmazların bulunduğu yerde de 1998 yılında yapılıp kesinleşen tahdit bulunduğuna göre, taşınmazların orman olup olmadığının, kesinleşen tahdidin uygulanması suretiyle belirlenmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda hükme esas alınan orman bilirkişi raporu incelendiğinde, dava konusu taşınmazların, hem tahdit hattına göre konumuyla hem de eski tarihli memleket haritası üzerindeki görünümleri ile ilgili değerlendirme yapılmak suretiyle, rapor içeriğinde G1, G2, G3 ve G4 ile gösterilen yerlerin tahdit dışında olduğu belirtilmesine rağmen, sonuç kısmında G1 ve G3' ün tahdit dışında kaldığından orman sayılmayan, G2 ve G4'ün ise tahdit durumuyla ilgili açıklama yapılmaksızın eski tarihli memleket haritasına göre orman sayılan yer olduğu belirtilmiş olup, tahdit çakıştırma krokisine bakıldığında G1, G2, G3 ve G4 ile gösterilen yerlerin bazı kısımlarının tahdit içinde, bazı kısımlarının ise tahdit dışında olduğu görülmüştür. Yine orman bilirkişisi tarafından, C1 ve C2 ile gösterilen taşınmazların tahdit dışında olduğu ve eski tarihli memleket haritasına göre orman sayılmayan yerlerden olduğu değerlendirilmiş olmasına rağmen, tahdit çakıştırma krokisi incelendiğinde C2' nin bir kısmının tahdit içinde kaldığı saptanmıştır.

Görüldüğü üzere; İlk Derece Mahkemesince C1, C2, G1, G2, G3, G4 ile gösterilen yerlerle ilgili verilen kararda, yazılı nedenlerle çelişkili ve hatalı olarak orman belirlemesi yapılan orman bilirkişi raporu esas alındığı gibi, hükme dayanak yapılan bu raporda orman olmadığı belirtilen yerlerin de, gerekçesi belirtilmeksizin orman olarak tesciline karar verilmiştir. Bu şekilde çelişkili ve hatalı değerlendirmelere dayalı bilirkişi raporuna göre ve kabule göre de, rapora atıf yapıldığı halde gerekçe belirtmeksizin rapora aykırı olacak şekilde karar verilmesi usul ve Kanun'a uygun bulunmamaktadır.

3.Ayrıca; Davacı Hazine tarafından, H (H1, H2, H3) ve K ile gösterilen yerlerin de dava konusu edildiği halde, İlk Derece Mahkemesince bu taşınmazlarla ilgili herhangi bir hüküm kurulmaması da usul ve Kanun'a aykırılık oluşturmaktadır.

4.Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, davacı Hazineye, davasını ilgili kamu tüzel kişisi olarak yasal hasım konumunda bulunan Çukurova Belediye Başkanlığına da yöneltmek suretiyle taraf teşkilini sağlaması hususunda süre ve imkan tanınmalı, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanması halinde anılan Belediyeden savunma ve delilleri sorulmalı ve bildirmeleri halinde delilleri toplanmalı; ayrıca çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede yapıldığı anlaşılan orman tahdidine ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi ve bir fen elemanının katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazın orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilmeli; tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenerek, çelişki bulunmakta ise çekişmeli parseller yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilecek şekilde müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak, açıklamalı, krokili rapor alınmalı; böylelikle dava konusu edilen C1, C2, G1, G2, G3, G4, H1, H2, H3, K ile gösterilen yerlerin orman sınırları içinde kalıp kalmadığı tereddütsüz olarak tespit edilmeli, ayrıca eldeki dosyada fen bilirkişisi Önder Bozkurt tarafından düzenlenen asıl ve ek raporda, davaya konu edilen ve Hazinece dayanılan 05.05.2003 tarihli fen bilirkişi İbrahim Barukçu'nun düzenlediği raporda C ve G harfi ile gösterilen yerlerin bir kısmının Hazine adına ihdas edilen parsel içinde kaldığı ve imar uygulamasına tabi tutulduğu belirtildiğine göre, C1 ve C2 ile G1, G2, G3 ve G4'ün dışında kalan, ancak C ve G kapsamında olan ve Hazine adına ihdas edilen parsel içinde bulunup imar uygulamasına tabi tutulan yerlerin orman tahdit sınırları içinde kaldığının anlaşılması halinde imar uygulaması sonucu dava dışı kişiler adına tapu oluşup oluşmadığı belirlenerek, bu kişilerin de davada taraf olarak yer alması gerektiği göz önünde bulundurulmalı; davacı Hazine tarafından, H (H1, H2, H3) ve K ile gösterilen yerlerin de dava konusu edildiği ve önceki kararla bu taşınmaz bölümlerine ilişkin bir hüküm kurulmadığı gözetilerek, anılan bölümler yönünden de, kesinleşen tahdit uygulaması sonucu orman sınırları içinde kalıp kalmadığı belirlenip, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/135 Esas ve 2003/340 Karar ... dosyasında H ve K ile ilgili verilen kararın Hazine ve Orman İdaresi açısından oluşturduğu durum da dikkate alınmak suretiyle, tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

5.İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak ve dahi hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi usul ve Kanun'a uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Bozma nedenlerine göre, davacı Hazine vekilinin vekalet ücretine, asli müdahil Orman İdaresi vekilinin harca ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, Peşin harcın istek halinde temyiz eden dahili davalı ...'na iadesine,

1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog