10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, dava dilekçesinde yer alan iddiaların tamamı gerçek dışı olduğunu ve davacının kötü niyetli olduğunu, öncelikle aynı konuda aynı sebeple açılmış olan .. sayılı ve 16.12.2021 tarihli kesinleşmiş ilamını uyarınca kesin hükümden davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, esasa ilişkin olarak ise, davacı, müvekkilinin ortak olduğu .... adi ortaklığında kalıp ustası olarak çalıştığını, davacının çalışmış olduğu dönemlere ilişkin ..kayıtlarının celbini talep ettiklerini, davacının çalışmış olduğu dönemlere ilişkin olarak ... primleri ve ücretleri eksiksiz olarak banka kanalı yoluyla ödendiğini, bu nedenle söz konusu banka kayıtlarının da celbini talep ettiklerini, davacı, iddialarının tamamını ispatla yükümlü olduğunu, iddia edilen ticari ilişkiyi ispat yükümlülüğü davacıya ait olduğunu, HMK madde 190’da “ İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” denilerek ispat yükü hüküm altına alındığını, davacının iddialarının tamamı gerçek dışı olduğunu, müvekkili şirketin ticari defterlerinin de incelenmesini talep ettiklerini, davacının, iddiasını ticari defterler ve sözleşme ile ispatlamasının gerektiğini, ne olduğu belli olmayan ve dosya kapsamına sunulan makbuz adı altındaki belgeler, tek taraflı hazırlanmış belgeler olduğunu, anılan belgelerde müvekkili şirket yetkililerinin imzası bulunmamakta olup bu belgelerin herhangi bir ispat gücü bulunmadığını, bunun yanı sıra taraflar arasında akdedildiği iddia edilen sözleşmenin bedeli 1.395.000,00 TL olduğunu, HMK m. 200’de “Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve ifası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir.” denilerek değeri 2.500,00 TL’nin üzerinde olan hukuki işlemlerin ancak senetle ispat edileceğinin belirtildiğini, somut vakıada davacı, iddia ettiği ticari ilişkiye ilişkin herhangi bir senet veya yazılı belge sunmadığını, davacı, ispat yükümlülüğünü ve senetle ispat kuralını yerine getiremediğini, bu nedenle davanın esastan reddini talep etmiştir. MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Davacı inşaatların kalıp demir beton işçiliği yapımı işi ile iştigal ettiğini,....tarafından ihale edilen 3 adet okul yapım işinin davalı iş ortaklığına ihale edildiğini, davacının 3 adet okul işinin taşeronu olduğunu, 3 adet okulun yapımı işinde 411.00,00 TL fark çıktığından bahisle alacağını talep etmektedir. Davalı ise taraflar arasında taşeron ilişkisi olmadığını, davacının davalı iş ortaklığında kalıp ustası olarak çalıştığını, aralarında eser sözleşme ilişkisi olmadığını iddia etmektedir. ... esas sayılı dosyasında davacı tarafından yine aynı davalılara karşı aynı sebepten kaynaklı alacak davası açıldığı, Mahkemenin 01/10/2020 tarihli kararı ile davacı ...'nın davalı Adi ortaklıkta sigortalı olarak dönem işe giriş ve işten ayrılış bildirgelerinin düzenlendiği, inşaat kalıpçısı olarak çalıştığı dosyaya sunulan ... belge örneklerinden anlaşılmakla... kayıtları da davacı yanın kabulünde olduğundan, taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğunu gösterir delil bulunmadığından bu durumda davacı ile davalı adi ortaklık arasındaki hukuki ilişki iş sözleşmesinden kaynaklana işçilik alacağına ilişkin olduğundan görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın istinaf edilmesi üzerine ... karar sayılı ilamı ile;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap