Esas No
E. 2021/6549
Karar No
K. 2023/2157
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

8. Hukuk Dairesi

E. 2021/6549 K. 2023/2157 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2021/6549, K. 2023/2157, T. 10.04.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/6549
Karar No
2023/2157
Karar Tarihi
10.04.2023
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

8. Hukuk Dairesi         2021/6549 E.  ,  2023/2157 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/66 E., 2020/192 K.
KARAR: Davanın reddine

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ile asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.... ili ... ilçesinde ... Mahallesi çalışma alanında 1969 yılında yapılan kadastro sırasında, 20 ada 10 parsel ... 58.506 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Eylül 341 tarih 63 sıra numaralı tapu kaydı ve gittilerine dayanılarak, tarla niteliğinde, ... ve müşterekleri adlarına tespit ve tescil edildikten sonra, pay satışı yoluyla ... ve ...'e intikal etmiş, bilahare davanın devamı sırasında 24.12.1993 tarihinde çekişmeli taşınmazın 3.850 m² yüzölçümlü bölümü kamulaştırma neticesi 20 ada 11 ve 12 parsellere ifraz edilmiş ve taşınmazın 3.850 m² yüzölçümlü bölümü 20 ada 12 parsel numarasıyla Hazine adına, geriye kalan 54.656 m² yüzölçümlü kesimi ise 20 ada 11 parsel numarası altına ... ve ... adlarına tescil edilmiş, ancak daha sonra, 20 ada 10 parselin gerçek yüzölçümünün 41.758 m² olduğu, kadastro tespit tutanağına yanlışlıkla 20 ada 1 parselin yüzölçümü olan 58.506 m²'nin yazıldığının fen bilirkişiler ... ... ve ... ... tarafından düzenlenen 04.07.2000 havale tarihli raporla belirlenmesi nedeniyle 2019 yılında yapılan 3402 ... 3402 ... Kadastro Kanunu' nun 22/a uygulaması ile 20 ada 11 parselin yüzölçümü düzeltilmiş ve bilahare 20 ada 11 parsel 2017 yılında davalı ...'e satılmıştır.

3.Davacı ... İdaresi vekili 24.12.1986 tarihli dilekçesinde; ... ili ... ilçesi 20 ada 10 parsel ... taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine tescilini istemiştir.

4.Müdahil Hazine müdahale dilekçesinde; çekişmeli taşınmazın kendisine ait olduğunu ileri sürerek, taşınmanı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

5.Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin tapulu yer olduğunu, orman olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2006 tarih ve 1989/558 Esas, 2006/144 Karar ... ilk kararı ile, bilirkişi raporları doğrultusunda 20 ada 11 parselin orman bilirkişi kurulu ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen 12.12.2005 tarihli krokili raporda (A) ve (B) ile işaretlenen sırasıyla 8.500,85 m² ve 2.283,73 m² yüzölçümlü bölümlerinin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin 04.05.2006 tarih ve 1989/558 Esas, 2006/144 Karar ... ilk kararı, davacı ... İdaresi vekili ile asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2.Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.06.2012 tarih ve 2012/7437 Esas, 2012/9621 Karar ... ilamıyla; "Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen raporda, 20 ada 12 parsel ... taşınmazın 1944 çekim tarihli hava fotoğrafında ve 1960 tarihli memleket haritasında açık alanda gözüktüğünden orman sayılmayan yerlerden olduğu, çekişmeli 20 ada 11 parselin (A) ve (B) ile işaretlenen kesimlerinin 1944 çekim tarihli hava fotoğrafında ve 1960 tarihli memleket haritasında orman olarak gözüktüğünden orman sayılan yerlerden olduğu, (C) ile işaretlenen yer içinde bulunan ve 20 ada 11 ve 12 parsellerin ortak sınırı boyunca şerit halinde uzanan küçük bir alanın 1944 ve 1982 çekim tarihli hava fotoğraflarında ormanlık alanda gözüktüğü, ancak bu yerin küçük alan oluşu ve devlet ormanı veya bitişiğinde olmayışı en yakın ormana 80 metre mesafede oluşu ve sahipli olması sebebiyle bu bölüm ile, (C) ile işaretlenen bölümünün geriye kalan kesimi 1960 tarihli memleket haritasında çalılık rumuzlu yeşil alanda gözükmekte ise de 1944 ve 1982 tarihli hava fotoğraflarında açık alan olarak gözükmesi, üzerinde meyve ağaçlarının bulunması, eğimin %20'lere düşmesi, 15-20 yılı aşkın süreyle kullanılmadığından çevredeki orman ağaçlarının alana gelmesi sebebiyle orman sayılmayan yerlerden olduğu belirtilmiş ise de rapora ekli memleket haritalarında ve hava fotoğraflarında çekişmeli taşınmazların parsel bazında işaretlendiği, memleket haritaları, hava fotoğrafları ile kadastro paftasının ölçekleri denkleştirilerek birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli ve komşu taşınmazların konumları gösterilmediği gibi raporu hükme dayanak yapılmayan orman bilirkişi ... Atasoy Başar tarafından düzenlenen rapor içeriği ve aplikesi ile çelişkili olduğu, Mahkemece değinilen eksiklikler ve çelişkiler üzerinde durulup yöntemince giderilmediği, bu durumda karara dayanak alınan orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen rapor çekişmeli yerlerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmadığı, ayrıca parselin tespitine esas tapu kaydı da ilk oluşumundan itibaren getirtilip, yöntemince mahalline uygulanmadığı açıklanarak, bu doğrultuda çekişme konusu taşınmazlar 1944 ve 1982 tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları üzerinde incelenerek bu belgelerde nasıl nitelendirildiğinin belirlenmesi, üzerindeki ağaçların sayısı, cinsi, yaşları, kapalılık oluşturup oluşturmadıklarını belirtir şekilde bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarının getirtilip uygulanması, çekişmeli yerleri sınır olarak nasıl nitelendirdiklerinin araştırılması, tespite esas alınan Eylül 1341 tarih 63 numaralı tapu kayıtlarının kökünün 10 dönüm yüzölçümlü olduğu, ... Asliye Hukuk Hakimliğinin 09.12.1955 gün ve 1955/197-598 ... ilâmı ile yüzölçümü artırılmış ise de yüzölçüm artırılmasına ilişkin kararda Hazine ve Orman Yönetiminin taraf olmadığı gözönünde bulundurularak, yönetimler açısından bağlayıcı olup olmayacağının tartışılması, kök tapu kaydı değişebilir sınırlar içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirlenmesi, asıl taşınmazların kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığının kabul edilmesi; bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesin biçimde saptanması" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.

3.Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin 15.02.2018 tarih ve 2012/446 Esas, 2018/28 Karar ... kararı ile, orman bilirkişileri raporu doğrultusunda dava konusu 11 ve 12 nolu parsellerin tamamının 6831 ... Orman Kanunu'nun (6831 ... Kanun) 1 inci maddesine göre evveliyatının orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davacı ... işletmesi tarafından açılan davanın kabulü ile, 20 ada 11 ve 20 ada 12 parsellerin tapu kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, bu hükmün, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) (20). Hukuk Dairesinin 04.12.2018 tarihli ve 2018/3557 Esas, 2018/7884 Karar ... ilamıyla; "Mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilmesine rağmen bozma kararının gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, çekişmeli taşınmazın 1944, 1965 ve 1982 tarihli hava fotoğraflarında hangi vasıfta olduğu, ne şekilde görüldüğü ve taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaşı ve hangi tarihte oluşmaya başladığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği, yine davalının dayandığı tapu kaydının bozma ilamına rağmen ilk oluşumundan itibaren getirtilip, yöntemince mahalline uygulanmadığı açıklanarak,, bu doğrultuda öncelikle çekişmeli 11 parsel ... taşınmazın tespitine esas olan 1341 tarih ve 63 sıra numaralı tapu kaydının ilk tesis tarihinden itibaren tüm geldi ve gittileri ile birlikte getirtilmesi, kadastro sırasında revizyon görüp görmediğinin araştırılması, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü kadastro parsellerine ait kadastro tespit tutanaklarının getirtilmesi ve bu tapu kaydına dayanılan ve çekişmeli taşınmaza komşu olan taşınmazlara ilişkin açılmış bulunan başkaca dava bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa bu dava dosyaları tespit edilerek dosya arasına alınması, yine çekişmeli taşınmaza komşu taşınmazlara ilişkin kadastro tutanaklarının, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örneklerinin ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örneklerinin temin edilerek dosya arasına alınması, ayrıca 1944, 1965 ve 1982 çekim tarihli hava fotoğrafları ve bu hava fotoğraflarına dayalı olarak üretilen memleket haritaları bulundukları yerlerden getirtilerek yaptırılacak incelemede, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, taşınmazların toprak yapıları, bitki örtüleri ve çevresinin incelenmesi, üzerindeki ağaçların sayısı, cinsi, yaşları, kapalılık oluşturup oluşturmadıkları ve hangi tarihte oluşmaya başladıklarını belirtir şekilde bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarının getirtilip uygulanması, çekişmeli yerleri sınır olarak nasıl nitelendirdiklerinin araştırılması, tespite esas alınan Eylül 1341 tarih 63 numaralı tapu kayıtlarının kökü 10 dönüm yüzölçümlü olup ... Asliye Hukuk Hakimliğinin 09.12.1955 tarih ve 1955/197-598 ... ilâmı ile yüzölçümü artırılmış ise de yüzölçüm artırılmasına ilişkin kararda Hazine ve Orman Yönetiminin taraf olmadığı gözönünde bulundurularak, yönetimler açısından bağlayıcı olup olmayacağının tartışılması, kök tapu kaydı değişebilir sınırlar içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 ... Kanun'un 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirlenmesi, asıl taşınmazların kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığının kabul edilmesi; bütün bu konuları kapsayacak, duraksamaya yer vermeyen ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığının kesin biçimde saptanması, ayrıca mahkemenin 1989/558-2006/144 E-K ... hükmüne esas alınan bilirkişi raporunda 11 parselin (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümlerinin evvelce davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmeyerek davacılar lehine usulü kazanılmış hak oluştuğunun gözetilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine işaret edilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamı uyarınca yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla, "bilirkişi heyet raporu doğrultusunda dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu alanın 1980 sonrası Askeri Güvenlik Bölgesi ilan edilmeden önce, 1944 ve 1965 hava fotoğraflarında büyük bir kısmında açıklıklar olduğu ve bu açıklıkların da bağ, bahçe, tarla olarak kullanıldığının tespit edildiği, dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu alanın 1980 yılı sonrası Askeri Güvenlik Bölgesi ilan edilmesi nedeni ile sahanın ekilip biçilmesinin terk edilmesi veya giriş çıkışların en aza indirilmesi nedeni ile ekip biçme zamanlarının azalmasından sonra toprak işlemenin, ekimin dikimin durduğu, ancak önceden ekilip dikilen parsel içerisindeki açıklıkların halen devam ettiği, zaman içinde çalıların yayılması ve büyümesi, dışarıdan yabani otların gelmesi sonucunda bu açıklıkların nispeten kapanmaya başladığının 1982 yılına ait hava fotoğraflarından anlaşıldığı, 1960 yılı memleket paftasında ise dava konusu taşınmazın yaklaşık yarısının çalı formunda, yarısının ise açıklık olduğunun göründüğü, 1982 tarihli memleket paftasında ise aynı tarihli hava fotoğrafının aksine sahanın tamamının yeşil rumuzlu çalılık olarak gösterildiğinin tespit edildiği, ancak sahanın ilgili yıl itibari ile anlık durumu göstermesi mahiyetinde olan hava fotoğrafı dikkate alındığında toprak işlemenin durmasına rağmen ilgili tarihte bile dava konusu taşınmaz üzerinde açıklıkların halen var olduğunun göründüğü, söz konusu taşınmazın üzerinde hali hazırda çoğunluğu çalı formunda bitki örtüsü, ağaç ve ağaççıkların bulunduğu, boylu ağaçların ise ortalama 35-40 yaşlarında olduğunun tespit edildiği, dava konusu taşınmazın orman sınırları dışında olduğu, yani hem 3116 ... ilk orman kanununa göre hem de halen yürürlükte olan 6831 ... Orman Kanunu'na göre orman dışı ziraat/kültür arazisi niteliğinde olduğu, öte yandan dava konusu taşınmaz 1945 yılı itibari ile özel orman niteliğinde olmadığından 4785 ... ve 5658 ... yasalar kapsamına girmediği, diğer bir anlatımla 1944 yılından askeri güvenlik bölgesi ilan edilmiş alan içerisinde kalıncaya kadar yani 1980 yılına kadar tarla, bağ ve bahçe olarak kullanılan, ekilip biçilen açıklık alan olan dava konusu taşınmazın 4785 ... Devletleştirme Kanunu kapsamında olmadığı" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ...

İdaresi vekili ile asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 20 ada 12 parselle ilgili olarak bir önceki verilen karar temyiz edilmediğinden, bu parsel yönü ile ilk derece mahkemesi kararının kesinleşmiş olduğunu, ancak bozma sonrası iş bu kararda bu yön üzerinde durulmadığını, 20 ada 11 parselin de tamamının orman sayılan yerlerden olduğunu, dosyada yer alan 12.12.2017 tarihli raporda dava konusu taşınmazın tamamının evveliyatının orman sayılan yerlerden olduğunun açıkça tespit edildiğini, 08.11.2019 tarihli orman bilirkişi heyet raporunun ise 12.12.2017 tarihli bilirkişi raporu ile tamamen zıt yönde olduğunu, iki rapor arasında bu kadar ciddi fark olmasının anlaşılır olmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir.

2.Asli Müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, eksik bilirkişi raporlarının karara dayanak yapılarak davanın reddine karar verildiğini açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk

6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6831 ... Kanun'un 1 inci maddesi ile 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 20/2 ve 32/3 üncü maddeleri,

3.Değerlendirme

1.İlk Derece Mahkemesince, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam ve eksik olarak yerine getirilmediğinden bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesinin bir önceki kararında hükme esas alınan 12.12.2017 havale tarihli orman bilirkişi raporunda, 1944, 1965 ve 1982 tarihli hava fotoğraflarına göre 20 ada 11 parselin kısmen açık koyu, kısmen koyu renk ile gösterilen çalılık ve orman sayılan alanda kaldğı, eğiminin klizimetre ile yapılan ölçümde yüzde 40 - 45 olduğu ve çevresinde bulunan orman arazileri ile bütünlük arzettiği belirtilmiş olmasına rağmen, hükme esas alınan 08.11.2019 tarihli bilirkişi kurul raporunda, 1944, 1965 ve 1982 tarihli hava fotoğraflarına göre taşınmazın büyük bir kısmının açıklık olduğu, çevre parseller gibi bu açıklıkların da bağ ve bahçe olarak kullanıldığı belirtilmiş olup, böylelikle, anılan iki rapor arasındaki ciddi farklılık nedeniyle dava konusu yerin öncesinin ne olduğuna ilişkin tereddüt oluştuğu halde bu çelişkinin giderilmesi yönünde yeniden rapor aldırılmamış ve çekişmeli taşınmazın 1944 ve 1965 ve 1982 tarihli hava fotoğraflarında hangi vasıfta olduğu, ne şekilde göründüğü ve taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların yaşlarının ne olduğu ve hangi tarihte oluşmaya başladığı hususları duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmeksizin karar verilmesi cihetine gidilmiştir. Ayrıca, davalının dayandığı tapu kaydının, yöntemince mahalline uygulanarak taşınmaza uyup uymadığı ve kapsamı kesin olarak tespit edilmemiştir.

Öte yandan; İlk Derece Mahkemesinin 1989/558 Esas, 2006/144 Karar ... hükmüne esas alınan bilirkişi raporunda 20 ada 11 parselin (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükmün evvelce davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmediğinden, bu bölümler yönünden davacılar lehine usulü kazanılmış hak oluştuğu ve yine ilk derece mahkemesinin 2012/446 Esas, 2018/28 Karar ... kararının 20 ada 12 parsel yönünden temyiz edilmediği ve böylelikle, dava konusu 20 ada 11 parselin A ve B ile gösterilen bölümlerinin ve 20 ada 12 parselin tamamının orman olduğunun kesinleştiği dikkate alınmaksızın, İlk Derece Mahkemesince davanın tümden reddine karar verilmesi de doğru olmamıştır.

2.Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ve önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, üç fen elemanı ve üç jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, dosya arasında bulunan 1944, 1965, 1982 tarihli hava fotoğrafları ve bunlar esas alınarak oluşturan memleket haritaları ile 20 ada 11 parsel ... taşınmazın tespitine esas olan 1341 tarih ve 63 sıra numaralı tapu kaydı ve tedavülleri, komşu parsel tutanak ve dayanakları dikkate alınmak suretiyle; belirtilen belgeler çekişmeli taşınmazla birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 ... Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal - renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi, klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle tespit edilmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yaptırılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı gibi hususların açıklandığı müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmak suretiyle, çekişmeli taşınmazın sınır olarak nasıl nitelendirdikleri belirlenmeli; tespite esas alınan Eylül 1341 tarih ve 63 numaralı tapu kaydının kök kaydının 10 dönüm yüzölçümlü olup ... Asliye Hukuk Hakimliğinin 09.12.1955 gün ve 1955/197-598 E. - K. ... ilâmı ile yüzölçümü artırılmış ise de yüzölçüm artırılmasına ilişkin kararda Hazine ve Orman İdaresinin taraf olmadığı gözönünde bulundurularak, bu kararın anılan idareler açısından bağlayıcı olup olmayacağı tartışılmalı; kök tapu kaydı değişebilir sınırlar içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, 3402 ... Kanun'un 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamı tespit edilmeli; asıl taşınmazların kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; bilirkişilerden, bütün bu konuları duraksamaya yer vermeyecek şekilde kapsayan, ortak imzalı rapor ve kroki alınıp çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı kesin biçimde saptanmalı, oluşacak sonuca göre ve yukarıda (1) numaralı bentte orman olduğu kesinleşen yerler yönünden yapılan açıklamalar dikkate alınarak bir hüküm kurulmalıdır.

3.İlk Derece Mahkemesince, açıklanan hususlar gözetilmeksizin, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri yerine getirilmeden, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

10.04.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog