8. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/13444
- Karar No
- 2023/2317
- Karar Tarihi
- 12.04.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Gayrimenkul Hukuku
- Karar Sonucu
- BOZULMASINA
8. Hukuk Dairesi 2021/13444 E. , 2023/2317 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz ve genel mahkemeden devreden men'i müdahale davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince evveliyatında bozma ilamına konu edilen taşınmazlar yönüyle bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı müdahil davacı ... ... ..., davacı ... ..., davacı Hazine temsilcisi, davacı ... Başkanlığı vekili tarafından duruşmasız, davacı ... ... ve ... ... ... mirasçıları ... ve ... ... duruşmalı olarak temyiz edilmekle edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşma isteğinin ise duruşma masrafı ikmal edilmediğinden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 314, 813, 814, 816, 817, 818, 963, 964, 965, 967, 968, 969, 970, 973, 977, 984, 1001 ve 1005 parsel ... sırasıyla 18.000,00; 10.500,00; 10.000,00; 17.500,00; 11.500,00; 9.500,00; 18.000,00; 24.500,00; 21.000,00; 19.000,00; 165.500,00; 9.500,00; 20.500,00; 6.500,00; 12.000,00; 52.000,00; 953.500,00 ve 1.794.000,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 314, 813, 814, 816, 817, 818, 963, 964, 965, 967, 968, 969, 970, 973 ve 977 parsel ... taşınmazlar bütün halde kadastro tespit tutanaklarında gösterilen 24.03.1972 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydı ile .... ... ... ile ... ... ... adlarına kayıtlı iken taşınmazların zilyetleri ile tapu maliklerinin 1972 yılında aralarında yaptıkları anlaşma uyarınca taşınmazların tapu malikleri tarafından zilyetlerine terkedildiği belirtilerek 314, 814 ve 973 parsel ... taşınmazlar ... ...; 813, 965, 967 ve 984 parsel ... taşınmazlar ..., ... ve ...; 816 parsel ... taşınmaz ... ve ...; 817 parsel ... taşınmaz ...; 818 ve 963 parsel ... taşınmazlar ... ...; 964 parsel ... taşınmaz ... ve ...; 968 ve 970 parsel ... taşınmazlar ..., ..., ... ve ... ...; 969 parsel ... taşınmaz ... ...; 977 parsel ... taşınmaz ... ... adlarına ve 1005 parsel ... taşınmaz tapu kaydı nedeni ile ... ve ... ... adına tespit edilip ve 1001 parsel ... taşınmaz ise kadimden beri köy halkı tarafından mera olarak kullanıldığı belirtilerek kamu orta malı - mera vasfıyla sınırlandırıldıktan sonra bir kısım taşınmazların kadastro tespitlerine yönelik itirazların Kadastro Komisyonu tarafından reddine karar verilmiştir.
2.Davacı Hazine temsilcisi dava dilekçesinde, çekişmeli 314, 813, 814, 816, 817, 963, 964, 965, 968, 969, 970, 973, 977, 984 parsel ... taşınmazlara uygulanan kayıtların gayri sabit sınırlı olup, taşınmazların Hazine’ye ait olduğunu ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
3.Davacı ... ... dava dilekçesinde, çekişmeli 817 ve 818 parsel ... taşınmazların zilyetliğinde olduğunu ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
4.Davacı ... ... ... ve ... ... ... dava dilekçesinde, çekişmeli 964, 967 ve 1001 parsel ... taşınmazların 24.03.1972 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığını ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile adlarına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
5.Müdahil davacı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi ile ... ... ve .... ... ... müdahale dilekçelerinde, çekişmeli 1001 parsel ile 1005 parsel ... taşınmazların kadimden beri köy halkı tarafından mera olarak kullanıldığını ileri sürerek, kadastro tespitlerinin iptali ile kamu orta malı - mera vasfı ile sınırlandırılarak özel siciline yazılması istemiyle davaya katılmışlardır.
6.Müdahil davacı ..., ..., ... ve ... ... müdahale dilekçelerinde, çekişmeli 1001 parsel ... taşınmazın yaklaşık 50 dönüm miktarındaki kısmının zilyetliklerinde olduğunu ileri sürerek taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile iddialarına konu kısmın adlarına tapuya kayıt ve tescilini istemiyle davaya katılmışlardır.
7.Davacı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi ... ... dava dilekçesinde, davalı ... ..., ... ... ... ve ... ... tarafından köy merasına müdahale edildiğini ileri sürerek meni müdahale istemiyle dava açmış, iş bu dava dosyası, davaya konu 1005 parsel hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
8.Müdahil davacı ... ... ... müdahale dilekçesinde, çekişmeli 1005 parsel ... taşınmazda hakkı bulunduğunu ileri sürerek bu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile iddiasına konu kısmın adlarına tapuya kayıt ve tescilini istemiyle davaya katılmıştır. II. CEVAP
Davalı taraf davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.01.1993 tarihli ve 1985/134 Esas, 1993/21 Karar ... kararı ile davalı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine ve çekişmeli 314 parsel ... taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline; 11.12.1996 tarihli ve 1985/131 Esas, 1992/58 Karar ... kararı ile davalı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine, çekişmeli 816 parsel ... taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline, 11.12.1992 tarihli ve 1985/117 Esas, 1992/56 Karar ... kararı ile davalı taraf yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın reddine ve çekişmeli 964 parsel ... taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarına karşı, davacı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 23.03.1994 tarihli ve 1993/10604 Esas, 1994/2719 Karar ... kararı ile çekişmeli 316 parsel ... taşınmaz yönünden; yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı, tespite esas olup davalı yanın dayandığı tapu kaydının dava dışı çok sayıda parsele revizyon gördüğü ve bu taşınmazların bir kısmınn davalı olduğunun anlaşıldığı, dolayısı ile aynı kaydın revizyon gördüğü taşınmazlara ilişkin davaların birlikte görülmesi gerektiği, ayrıca tapu kaydındaki miktar değişikliğinin yasal bir gerekçesinin olup olmadığının araştırılmamasının ve kaydın uygulanmasında komşu parsel tutanak ve dayanaklarından yararlanılmamış olmasının da isabetsiz olduğu açıklanarak tapu kaydının revizyon gördüğü taşınmazlara ilişkin dava dosyalarının birleştirilmesi, bundan sonra kaydın revizyon gördüğü tüm taşınmazları dıştan çevreleyen tüm taşınmazların tutanak ve dayanağı belgelerin getirtilerek dosyanın ikmal edilmesi, bundan sonra mahallinde yaşlı, yansız, yöreyi iyi bilen ve komşu köylerde ikamet edip, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek mahalli bilirkişiler ile teknik bilirkişinin katılımı ile keşif yapılması, keşif sırasında tapu kaydının sınırlarının tek tek göstertilmesi, kayıtta yazılı olup mahalli bilirkişiler tarafından gösterilemeyen sınırların tespiti için davalı tarafa tanık dinletme imkanı tanınması, bu surette kaydın kapsamının duraksamasız belirlenmesi, ayrıca mahalli bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın geçmişte ne durumda olduğu, kime ait olduğu, kimden kime intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne surette kullanıldığı, kamu orta malı mera vasfında olup olmadığı ya da mera’ya doğru genişletilip genişletilmediği hususlarının etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, toplanan delilerin kadastro tespitine aykırı düşmesi halinde tespit bilirkişileri dinlenerek aykırılıkların giderilmesine çalışılması gereğine; 16.12.1993 tarihli ve 1993/6812 Esas, 1993/14071 Karar ... kararı ile 816 parsel ... taşınmaz yönünden ve 16.12.1993 tarihli ve 1993/6812 Esas, 1993/14071 Karar ... karar ile de 964 parsel ... taşınmaz yönünden; tutanağın edinme sütununda 314, 813 ila 818, 963 ila 984, 1003, 1005 ve 1007 parsel ... taşınmazların bir bütün iken ayrıldığı yazılı olduğu halde bu hususun göz önünde bulundurulmadığı gibi uygulanan tapu kaydının dahi getirtilmediği açıklanarak, çekişmeli taşınmaz ile edinme hanesinde belirtilen taşınmazlar bütün kabul edilerek bu taşınmazları dıştan çevreleyen taşınmazların tespit tutanakları ile dayanağı kayıtların ve tespite esas olup davalı tarafın dayandığı Mart 1972 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavüllerinin getirtilmesi, bundan sonra çevreyi iyi bilen, olabildiğince yaşlı ve yansız yerel bilirkişi aracılığı ve uzman bilirkişi huzuruyla tapu kayıtlarının yöntemince uygulanarak kapsamlarının belirlenmesi, bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile denetlenmesi, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye ve bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli krokili rapor alınması, bundan sonra tapu kaydının değişebilir sınırlı olması halinde kayıt miktar fazlasının zilyetlikle kazanılan yerlerden olup olmadığının ve davalı taraf yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığının tartışılması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Sözü edilen bozma kararlarına uyulmasından sonra dava ve temyize konu tüm taşınmazlara ilişkin dava dosyaları eldeki dosya ile birleştirilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmazlardan 984 ve 1001 parsel ... taşınmazların dışındaki parsellerin 24.03.1972 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydının kapsamında kaldığı, ayrıca zirai bilirkişi raporuna göre çekişmeli 1001 ve 1005 parsel ... taşınmazların dışındaki parsellerin tarla ve ... vasfında oldukları, davacı Hazine'nin davasına konu olan 314, 813, 814, 816, 817, 963, 964, 965, 968, 969, 970, 973, 977, 984 parsel ... taşınmazlarda tespit malikleri yararına zilyetlikle kazanım koşulları gerçekleştiği gibi taşınmazlara uygunluğu saptanan tapu kayıtlarının maliklerinin de ... ve ... ... ... olduğu, dolayısı ile bu taşınmazlarda Hazine’nin bir hakkı olduğunun ispat edilemediği, davacı ... ...’un davasına konu olan 817 ve 818 parsel ... taşınmazlarda, davacı ... ...’ın davasına konu olan 1005 parsel ... taşınmazda bir hakkı olduğunu ispat edemediği, davacı ... ... ile ... ... ... davasına konu olan 813, 814, 964, 967 ve 984 parsel ... taşınmazlar yönüyle davacılar ile taşınmazların tespit maliklerinin 1968 yılında aralarında anlaştıkları ve davacıların haklarından feragat ettikleri, bu tarihten tespit tarihine kadar da tespit malikleri yararına 13/B-b koşullarının gerçekleştiği, çekişmeli 1001 parsel ... taşınmaz yönünden ise çekişmeli taşınmazın mera olup, iktisap koşullarının gerçekleşmediği gerekçesi ile davacı ve müdahil davacıların davasının reddine ve çekişmeli taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, müdahil davacı ...
... ..., davacı ... ..., davacı Hazine temsilcisi, davacı ... Başkanlığı vekili, davacı ... ... ve ... ... ... mirasçıları ... ve ... ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Müdahil Davacı ... ... ... temyiz başvuru dilekçesinde, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, davaya müdahale ettiği halde müdahil davacı olarak karar başlığında yer almayıp, kendisine karar tebliği yapılmadığını, hükmün gerekçesiz olarak verildiğini, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğunu, keşif ve bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını, taraf koşulu sağlanmadığı gibi usulüne uygun olarak tebligatta yapılmadığını, davaların birleştirilmesinin usule uygun bulunmadığını ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle;
2.Davacı ... ... temyiz başvuru dilekçesinde, 1001 ve 1005 parsel ... taşınmazların köye ait mera olduğu halde davanın reddine karar verildiğini, iş bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamına göre çekişmeli taşınmazın kadimden mera olduğunu ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
3.Davacı Hazine temsilcisi temyiz başvuru dilekçesinde, kararın usul ve kanuna aykırı olup, eksik inceleme sonucunda verildiğini ileri sürerek, resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
4.Davacı ... Başkanlığı vekili temyiz başvuru dilekçesinde, çekişmeli 1005 parsel ... taşınmazın tespitine esas tapu kaydının hatalı uygulandığını, taşınmazın kamu orta malı mera vasfında olduğunu ileri sürerek ve resen dikkate alınacak sebeplerle hükmün bozulmasını istemiştir.
5.Davacı ... ... ve ... ... ... mirasçıları ... ve ... ... temyiz başvuru dilekçesinde, tezyidi dönüm davasının usulüne uygun olarak kesinleştiğini ve toprak tevzi çalışmaları sırasında da bu hudutların dikkate alındığını, çekişmeli taşınmazın bulunduğu köyün kadim köy olmayıp, kadim mera iddiasının yersiz olduğunu, beyanlar ile tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazları kapsadığının belirlendiğini, zilyetliğe dayalı iddialar yönü ile tapu kaydına itibar edilmesi gerektiğini, taraflar arasında sulhnameye dayalı bir karar bulunmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazların tespite esas tapu kaydının kapsamında kalıp kalmadığı, tapu kaydının kapsamında kalmamakta iseler devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadıkları ve dosyanın gerçek kişi tarafları yararına zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 üncü, 17 inci ve 20 inci maddeleri
3.Değerlendirme
1.İlk Derece Mahkemesince, yukarıda (IV.B) no.lu bentte açıklanan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
2.Şöyle ki, çekişmeli taşınmazların tespitlerine esas tapu kaydının çekişmeli bir kısım taşınmaz ile çekişmeli taşınmazlara komşu ve yakın komşu durumundaki başkaca taşınmazlara revizyon gördüğü dosya kapsamından anlaşılmakta olup, aynı tapu kaydının revizyon gördüğü taşınmazlara ilişkin davaların birlikte görülüp sonuçlandırılması gerektiği gibi gerek tapu kaydının uygulamasında gerekse de ihtilafın çözümünde tapu kaydının revizyon gördüğü tüm taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile kesinleşmiş iseler tedavüllü tapu kayıtlarının, hükmen kesinleşenler mevcut ise bu taşınmazlara ilişkin hüküm dosyalarının ve tapu kaydının revizyon gördüğü tüm taşınmazları dıştan çevreleyen taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanağı belgelerin getirtilip, bu belgelerden yararlanılması da zorunludur. Ne var ki, önceki tarihli bozma ilamında da bu hususa işaret edildiği halde, tapu kaydının revizyon gördüğü tüm taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile kesinleşmiş iseler tedavüllü tapu kayıtları ve hükmen kesinleşenler mevcut ise bu taşınmazlara ilişkin dava dosyaları getirtilmemiş, yine bu kapsamda halen davalı olan taşınmazlar mevcut ise bu taşınmazlara ilişkin dava dosyaları celbedilip, dava dosyalarının birleştirilmelerinin gerekip gerekmediği düşünülmemiş, diğer yandan tapu kaydının revizyon gördüğü tüm taşınmazları dıştan çevreleyen taşınmazların kadastro tutanakları ile varsa dayanakları olan belgelerde getirtilip tapu kayıt uygulamasında bu belgelerden de yararlanılmamıştır.
3.Diğer taraftan, tespite esas tapu kaydının haritası bulunduğu ve bu nitelikte tapu kayıtlarının kapsamının öncelikle 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmesi gerektiği halde tapu kaydının kapsamı öncelikle haritasına göre tayin edilmemiş, bu yolla kapsam tayinin mümkün bulunmadığının bir diğer ifade tapu kaydının haritasının uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde ise bu kez mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre kapsam tayini gerektiği de gözetilmemiştir. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi mümkün değildir.
4.Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince, öncelikle, çekişmeli bir kısım taşınmazın tespitine esas 24.03.1972 tarihli ve 1 sıra numaralı tapu kaydının revizyon gördüğü tüm taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile kesinleşmiş iseler tedavüllü tapu kayıtlarının, hükmen kesinleşenler mevcut ise bu taşınmazlara ilişkin hüküm dosyalarının ve tapu kaydının revizyon gördüğü tüm taşınmazları dıştan çevreleyen taşınmazların kadastro tespit tutanakları ile varsa dayanağı belgeler getirtilmeli, ayrıca Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazların bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit ve devreden dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait ve yöredeki en eski tarihe ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğü'nden getirtilerek dosya arasına konulmalı, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, uydu fotoğrafları ile memleket haritaları temin edilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra öncelikle tapu kaydının revizyon gördüğü taşınmazlardan "davalı" olduğu tespit edilenler mevcut ise bu dava dosyalarının birleştirilmesi gereği üzerinde önemle durulmalı, ayrıca tespite esas tapu kaydının Kasım 1292 tarihli ve 17 sıra numaralı "3 dönüm" miktarındaki gayrisabit sınırlı tapu kaydının 20.09.1960 tarihli ve 1 sıra numaralı tedavülünün ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1968/24 Esas, 1968/90 Karar ... ilamı ile miktarının "3053 dönüm" olarak artırılması suretiyle oluştuğu üzerinde durulmalı, bu kapsamda sözü edilen kaydın tezyidine ilişkin dava dosyasının yöntemine uygun olarak kesinleşip kesinleşmediği tartışılıp değerlendirilmeli, bundan sonra mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, çekişmeli taşınmazların bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
5.Yapılacak keşifte tespite esas tapu kaydının haritası yöntemince uygulanıp, kapsamı öncelikle 3402 ... Kanun'un 20/A maddesi gereğince haritasına göre belirlenmeli; uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, tapu kaydının haritasının uygulama kabiliyetinin bulunmaması halinde ise ilke olarak tapu kaydının tesis tarihindeki sınırlarına değer verileceği, bu sınırlarda sonradan bir değişiklik olmuş ise ancak bu değişikliğin doğru bir esasa dayanması durumunda değişen sınırlara itibar edilebileceği gözetilerek, kaydın sınırlarına itibar edilmeli, bu amaçla dayanak tapu kaydı ihdasından itibaren tüm tedavülleriyle okunup, kayıtta yazılı hudutlar yerel bilirkişilere zeminde göstertilmeli, özellikle tapu kaydının hudutlarında ve miktarlarında değişiklik olmuş ise bu değişikliğin nedeni ve hudutların arz ettikleri özelliklere ilişkin bilgi alınmalı, uygulamada tapu kaydının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar özellikle gözönünde tutulmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmesine çalışılmalı, öte yandan tespite aykırı sonuca ulaşılması halinde tespit bilirkişileri tanık sıfatıyla dinlenilerek aykırılıklar giderilmeli, teknik bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları olan kayıtlarla denetlenmeli, tapu kayıt uygulamasında "... Çayırı" sınırı dışındaki sınırların gayri sabit sınır olduğunun anlaşılması karşısında tapunun uygunluğundan söz edebilmek için bu sınır üzerinde önemle durulması gerektiği ve bu sınıra göre kapsam tayini gerektiği gözetilmeli, ayrıca yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesi itibariyle kime ait oldukları, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildikleri, kamu orta malı mera vasfı taşıyıp taşımadıkları, komşu mera parselleri ile aralarında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, mahalli bilirkişi ve tanıkların zilyetliğe ilişkin beyanları arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli; teknik bilirkişiden, komşu taşınmazların varsa oluşumundaki dayanak kayıt ve belgelerin dava konusu taşınmaz/taşınmazların bulunduğu sınırı ne olarak okuduklarının belirlendiği, kroki üzerinde işaretlenmek suretiyle tapu kaydının sınır denetiminin yapıldığı ve kaydın kapsamının kesin olarak gösterildiği somut bulgulara ve bilimsel esaslara dayanan, keşfi izlemeye ve bilirkişi sözlerini denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, üç kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazların kullanım biçimlerini, zilyetlik sürelerini, toprak yapılarını, eğimlerini ve bitki desenlerini açıklayıp tarımsal niteliklerini belirten, kamu orta malı mera olup olmadıklarını ve sınırlarında bulunan mera vasfındaki taşınmazlarla aralarında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını ortaya koyan, önceki ziraat bilirkişi raporlarını irdeleyen, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden yukarıda belirtilen hava fotoğrafları üzerinde stereskop aletiyle inceleme yaptırılarak çekişmeli taşınmazların fotoğrafların çekildiği tarihlerdeki nitelikleri ile kullanım şekilleri ve süreleri hususunda ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli; komşu taşınmazlara yönelik dava dosyalarında karar verilip, iş bu kararların kesinleşmiş olması halinde tüm komşu parsellerin dava dosyalarından yararlanılmalı, hüküm kurulurken taşınmaza komşu tüm taşınmazların tespit ve kesinleşme durumlarının önem arzedeceği hususu gözetilerek taşınmazlara komşu taşınmazların tespit tutanakları ve kesinleşme durumları özellikle göz önüne alınmalı, öte yandan dosya kapsamına yansıyan feragat beyanları ile usuli müktesep haklar gözetilmek sureti ile toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
6.İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.