8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/1800 E. , 2023/2338 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, asıl dosyada asli müdahil ...'in davasının kabulüne, birleşen 2016/3 Esas ... dosyada davacı ...'ın davasının kabulüne, birleşen 2005/255 Esas ... dosyada davacı Hazinenin davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davalı - birleşen dosyada davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile ... Kadastro Mahkemesi'nin 24.01.2019 tarih ve 2018/4 Esas, 2019/13 Karar ... kararının kaldırılmasına ve davacı ... ile asli müdahil ...'in davalarının kabulüne, davacı Hazinenin davasının reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı - birleşen dosyada davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 184 ada 2 parsel ... 6.362.544,88 metrekare yüzölçümlü ve mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmaz, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/32 Esas ... dosyasında dava konusu olduğundan bahisle, malik hanesi boş bırakılarak tespit edilmiş ve kadastro tutanak ... Kadastro Mahkemesi'ne gönderilerek bu mahkemenin 2005/304 Esas sırasına kaydedilmiştir.
2.Davacı ... tarafından, davalılar Hazine ve ... Köy Tüzel Kişiliği aleyhine, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuksal nedenine dayalı olarak, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2004/32 Esas ... dosyasıyla açılan tescil davasının yapılan yargılaması sırasında dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı verilmiş ve bu kararın 21.01.2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine ... Kadastro Mahkemesi'ne aktarılan dava, mahkemenin 2016/3 Esas sırasına kaydedildikten sonra 2005/304 Esas ... dava dosyası ile birleştirilmiştir.
3.Asli müdahil ... vekili müdahale dilekçesiyle; ... ili ... ilçesi ... Köyü 184 ada 2 parsel ... taşınmazın eklemeli zilyetlikle birlikte 90-100 yıldır vekil edeni ve murisleri tarafından kullanıldığını, mera olmadığını belirterek, kadastro tespitin iptali ile taşınmazın müvekkili olan asli müdahil adına tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmıştır.
4.Birleşen 2005/255 Esas ... dosyada, davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Köyü 184 ada 2 parsel ... taşınmazın 1963 yılında yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda 53 nolu toprak tevzi komisyonunca 4753 ve 5618 ... Kanunlar uyarınca Hazine adına sulu tarla vasfıyla tesbit edilen 14 parsel ... taşınmaza ait tapu kaydı içerisinde kaldığını, ancak taşınmazın mera vasfı ile tespit edildiğini ileri sürerek, hatalı yapılan kadastro tesbitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına sulu tarla vasfı ile tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Asıl dosyada davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
2.Asıl dosyada davalı ... Köyü temsilcisi ve ... Köyü temsilcisi 01.06.2017 tarihli keşifte alınan beyanlarında; dava konusu taşınmazın mera olmadığını, ... ... ve ...'a ait olduğunu ifade etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.... Kadastro Mahkemesi’nin 17.11.2017 tarih ve 2005/304 Esas 2017/13 Karar ... ilamı ile, 2005/304 Esas ... ana dosyasının asli müdahil ... açısından kabulüne, birleşen 2016/3 Esas ... dosyasının davacı ... açısından kabulüne, birleşen 2005/255 Esas ... dosyanın davacı Hazine açısından reddine, ... ili ... ilçesi ... köyü 184 ada 2 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve tefriki ile, 27.07.2017 havale tarihli raporunda kırmızı renk ile taranarak belirtilen 44587,07 metrekarelik kısmının 1/2 oranında ... ve 1/2 oranında ... adına tespit ve tesciline; geri kalan kısımlarının ise mera vasfı ile sınırlandırılıp özel sicile kaydına karar verilmiş; karara karşı davalı - birleşen dosyada davacı Hazine vekilinin istinaf talebinde bulunması üzerine Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi’nin 14.03.2018 tarih ve 2018/35 Esas, 2018/85 Karar ... kararıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 297 nci maddesinde belirtilen niteliklere haiz olmaması, davacı Hazine tarafından açılan birleşen davaya ilişkin hiçbir gerekçe içermemesi nedeniyle, Hazine vekilinin istinaf isteminin 6100 ... Kanun'un 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yapılan yargılama neticesinde, ... Kadastro Mahkemesinin 24.01.2019 tarihli ve 2018/4 Esas 2019/13 Karar ... kararı ile, her ne kadar dava konusu taşınmazın davalı/birleşen dosya davacısı Hazine adına kayıtlı 14 parsel ... taşınmazın kapsamında kaldığı görülse de keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler, kadastro tespit tutanağı bilirkişisi ve bilirkişi raporları doğrultusunda asli müdahilin ve birleşen dosya davacısının evveli zilyetleri ile birlikte davaya konu taşınmaz üzerinde 1963 tarihinde tesis edilen tapu kaydı öncesinde 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 14 ve 46 ncı maddelerinde belirlenen 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyetlik koşulunun lehine oluştuğunun ispatlandığı, taşınmazın hiçbir zaman mera yada harman yeri olarak kullanılmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak kullanıldığı, davalı/birleşen dosya davacısı Hazinenin davaya konu taşınmazlar üzerinde hiçbir zaman zilyetliğinin oluşmadığı, davalı/birleşen dosya davacısı Hazinenin dava konusu taşınmazların zilyetliğinde olduğunu ispatlar nitelikte 53 Nolu Toprak Tevzii Komisyonu çalışmalarına dayanak belirtmelik tutanakları ve 18.11.1963 nolu tapu kaydı haricinde bir delil sunamadığı gerekçeleri ile, birleşen 2016/3 Esas ... dosya yönünden sübut bulan davanın kabulüne, birleşen 2005/255 Esas ... dosya yönünden ispatlanamayan davanın reddine ve asıl dosya 2018/4 Esas ... dosya yönünden asli müdahil açısından sübut bulan davanın kabulüne, ... ili ... ilçesi ... Köyü 184 ada 2 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve tefriki ile, 22.07.2017 havale tarihli raporda kırmızı renkle taranarak belirtilen 44587,07 m2'lik kısmın 1/2 oranında ... adına kayıt ve tesciline, 44587,07 m2'lik kısmın 1/2 oranında ... adına kayıt ve tesciline, ana dosya 2018/4 ve birleşen dosya 2016/3 Esas ... dosyalarında yukarıda kurulan 1 ve 2 nolu hükümler uyarınca 44587,07 m2'lik kısım dışında kalan alanın mera vasfı ile sınıflandırılıp özel sicile kaydına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararına karşı asıl dosyada davalı - birleşen dosyada davacı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı - birleşen dosyada davacı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının çekişmeli taşınmazla ilgili vergi kaydı ibraz etmesi ve eklemeli zilyetliğe dayanmakta ise önceki zilyetlerden kendisine olan geçişleri somut belgelerle ispatlaması gerektiğini, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle iktisap edilen taşınmazların miktarının araştırılması ve sulu ve kuru toprak ayrımının 3083 ... Kanun hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın Hazinenin özel mülkiyetinde olup 1936 yılından bu yana Hazinenin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, Hazine dışında kimsenin zilyet ve tasarrufunun bulunmadığını, 3402 ... Kanun'un 14 ve 46 ncı maddelerine göre belirlenen zilyetlik koşullarının gerçekleştiğinin ispatlanamadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın keşifte gösterilen kısmında asli müdahilin ve birleşen dosya davacısının evveli zilyetleri ile birlikte davaya konu taşınmaz üzerinde 1963 tarihinde tesis edilen tapu kaydı öncesinde 3402 ... Kanun'un 14 ve 46 ncı maddelerinde belirlenen 20 yıl süreyle nizasız ve fasılasız olarak malik sıfatıyla zilyetlik koşulunun lehine oluştuğunun ispatlandığı, taşınmazın hiçbir zaman mera yada harman yeri olarak kullanılmadığı, her zaman şahıs arazisi olarak kullanıldığı, davalı/birleşen dosya davacısı Hazinenin davaya konu taşınmazlar üzerinde hiçbir zaman zilyetliğinin oluşmadığı, davalı/birleşen dosya davacısı Hazinenin dava konusu taşınmazların zilyetliğinde olduğunu ispatlar nitelikte 53 Nolu Toprak Tevzii Komisyonu çalışmalarına dayanak belirtmelik tutanakları ve 18.11.1963 nolu tapu kaydı haricinde bir delil sunamadığı belirtilerek, davanın esası hakkında verilen hükmün doğru olduğu, ancak 3402 ... Kanun'un 1 inci maddesi uyarınca kadastro hakiminin doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve çekişmeli taşınmazların tamamı hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorunda olduğu, dava konusu parsel hakkında fen bilirkişi raporuna göre kısımlara ayrılmış olmasına rağmen hüküm kurulurken bu kısımların ada parsel ve yüz ölçümleri belirtilmeden karar verilerek infazlarında tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından ve bu husus kamu düzenine ilişkin bulunduğundan Hazine vekilinin istinaf isteminin 6100 ... Kanun'un 355/1 inci maddesi uyarınca bu yönden kabul edilerek, davacı ... ile asli müdahil ...'in davalarının kabulüne, Hazinenin davasının reddine, dava konusu; ... ili ... ilçesi ... Köyü 184 ada 2 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, 22.07.2017 havale tarihli raporda kırmızı renkle taranarak belirtilen 44.587,07 m2'lik kısmın aynı köy ve aynı adanın son parsel numarası verilerek 1/2 şer oranında ... ile ... adlarına kayıt ve tesciline ve malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına, aynı raporda, kırmızı renkle taranarak belirtilen 44.587,07 m2'lik kısım çıkarıldıktan sonra kalan 6.317.957,81 m2 lik kısmı 184 ada 2 parsel numarası Kamu Orta Malı ve mera vasfı ile sınıflandırılıp özel sicile kaydına ve malik hanesinin bu şekilde doldurulmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davalı - birleşen dosyada davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Temyiz Sebepleri Davalı - birleşen dosyada davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle;
istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen belirlenecek nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 14, 16/B, 17 ve 46 ncı maddeleri,
3.Değerlendirme
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü sair temyiz itirazları kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2.Ancak; her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman mera olmadığı gerekçesiyle, ilk derece mahkemesi kararının esas yönünden doğru olduğu belirtilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır.
Şöyle ki; dava konusu taşınmazın 6.362.544,88 metrekare yüz ölçümlü olarak mera vasfıyla sınırlandırıldığı, ilk derece mahkemesince bu taşınmaz içerisindeki 44.587,07 metre karelik alanın tarım arazisi olduğu ve davacı taraf lehine zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleştiği, diğer alanların ise mera olduğunun belirlendiği hususları ile dava konusu taşınmazın kuzey, doğu ve batı sınırının mera parselleri ile çevrili olduğu düşünüldüğünde, mera parsellerinin ortasında kalan çekişmeli taşınmazın özel mülk olduğunu kabul etmek, meraların kullanım özelliğine ve arazinin konumuna uygun düşmemektedir. Bilindiği üzere, meralar kullanım şekli itibariyle bütünlük arz eder.
Yine, dosya kapsamında mevcut 13.07.2017 tarihli ziraatçi bilirkişi heyet raporunda, dava konusu taşınmazın kuzey sınırında mera taşınmazının mevcut olduğu ve dava konusu taşınmaz ile sınırlarında belirleyici bir unsur bulunmadığı belirtilmiştir. Her ne kadar anılan raporda, dava konusu taşınmaz ile mera parselinin bitki örtüsü ve eğim bakımından farklı olduğu belirtilmiş ise de, bu husus, az yukarıda açıklanan gerekçeler ve taşınmazın öncesinin mera olması sebebi ile dava konusu taşınmaz bölümünün mera olmadığını ortaya koymaya yeterli olmadığı açıktır.
3.Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın meradan açma olduğu göz önüne alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.