8. Hukuk Dairesi 2021/17672 E. , 2023/2365 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurularak asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... Müdürlüğü vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; vakıfta mütevelilik yapan ... ... ...'ın davacıların büyük babaanneleri olduğu ileri sürülerek ... ... ... ... ... ... (... ... ... Vakfı) Vakfının galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiştir.
2.Birleşen ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/180 Esas ... dosyası üzerinden davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının ... ... ... ... ... ... (... ... ... Vakfı) Vakfının galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespitini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddiasını kanıtlamasına, iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında sunabilecekleri delillere göre davalarını kanıtlayamamaları durumunda davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacıların galleye müstahik olmaları vakfiyelerdeki ayrı ayrı hükümlere tabi bulunduğu, hak sahipliği yönünden her vakfiyenin ayrı ayrı incelenmesi gerektiği, 1014 H, 1026 H,1025 H tarihli vakfiyelerde, evladı evladıma veya neslen bade neslin gibi ifadeler kullanıldığı, batın şartına işaret etmeyen bu tür vakfiyeler dolayısıyla davacıların tümünün galleye hak sahibi oldukları, 26 Ramazan 1019 H tarihli vakfiyede batın şartı olmamakla birlikte evladı evlada bırakılan hakkın, hak sahiplerinden birinin ölmesi halinde onun evladına intikal edeceğinin belirtildiği, bu durumda sağ olan davacıların evladı görünen davacı çocukların hak sahibi olmalarının mümkün bulunmadığı, bu vakfiye nedeniyle davacılardan ... ..., ..., ..., ..., ... ve ... ... ...'ın hak sahibi olacağı, ... sağ olduğundan kızı ..., ... sağ olduğundan oğlu ..., ... sağ olduğundan ..., ... ... ... sağ olduğundan onun çocukları ... ... ..., ... ve torunu ..., ... sağ olduğundan oğlu ...'in bu vakfiye hükümlerine göre hak sahibi olamayacakları, 27.11.2011 H ve 14 Ramazan 1022 tarihli vakfiyelerde ise açık olarak hak sahipliğinin batın şartına bağlanmış olmakla bu batında bulunan İlhan ... ..., ... ..., ..., ... ..., ... ve ... ... ... isimli kişilerden ... ..., ... ve ... ... ... sağ olduğundan galleye hak sahibi olacakları, bu batın tükenmeden alt batında bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ... ..., ... ve ...'ın hak sahibi olmasının mümkün bulunmadığı, bu batından bulunup ölen kişinin payının evladına verilmesine ilişkin bir şart mevcut olmadığından alt batındakilerin hak sahipliğinin, bu batındakilerin tümünün ölmesine bağlı bulunduğu gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın kabulü ile, dava ve birleşen davadaki davacıların ... ... ... ... ... (... ... ...) Vakfı'nın galleye müstehak vakıf evladı olduklarının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ...
Müdürlüğü vekili ile katılma yoluyla asıl ve birleşen dosyada davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı ... Müdürlüğü istinaf başvuru dilekçesinde; karara esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli olmadığı, vakfın birden fazla vakfiyesi olduğu ve vakfiyelerde birbirinden farklı hükümler olduğundan vakfiyelerin ayrı ayrı incelenmesi gerektiği, davacıların evladı oldukları vakfa kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde bağlantı kurulması gerektiği, 27.11.1011 H. ve 14 Ramazan 1022 H. tarihli vakfiyelerde hak sahipliğinin batın şartına bağlandığı, bu batın tükenmeden alt batında bulunan davacıların galleye müstehik vakıf evladı olmayacakları açıklanarak, ilk derece mahkemesinin kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
2.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın kabulünün yerinde olduğu, ancak mahkemenin bilirkişi raporunda tespit edilen hususları gerekçesinde belirtmesine rağmen batın tertibi açısından gerekçeyle çelişkili hüküm kurduğu, çelişkinin giderilmesi yönüyle, her bir davacının hangi vakfiye gereği galle fazlasına müstehak olduğunun vakfiye tarihleri de yazılarak yeniden hüküm kurulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1.İstinaf sonrası alınan bilirkişi raporu, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, ... ... ... ... ... (... ... ...) Vakfı'nın tüm vakfiyeleri incelenmek suretiyle sonuçta asıl davanın ve birleşen davanın davacılarının tümünün ... ... ... ... ... (... ... ...) Vakfının evladı oldukları,
2.Davacılardan ... ... ..., ... ..., ... ..., ... ...’in Vakıflar Genel Müdürlüğünde 611 numaralı defterin 1.sayfa, 1.sırasında yer alan 27.01.1011 H., tarihli vakfiyeye, 611 numaralı defterin 5.sayfa, 2.sırasında kayıtlı 10.12.1014 H., tarihli zeyl vakfiyeye, 581/1 numaralı defterin 183.sayfa, 187.sırasında kayıtlı 26.09.1019 H., tarihli vakfiyeye, 581/1 numaralı defterin 184.sıra, 188. Sayfasında kayıtlı olan 14.09.1022 H., tarihli zeyl vakfiyeye, 581 numaralı defterin 185.sayfa, 189.sırasında kayıtlı 02.09.1025 H., tarihli vakfiyeye, 611 numaralı defterin 9.sayfa, 4. sırasında kayıtlı 05.10.1026 H., tarihli vakfiyeye göre galle fazlasına müstehik vakıf evlatları oldukları,
3.Davacılar ..., ..., ... ..., ... ..., ..., ... ... ..., ... ..., ... ..., ..., ... ve ... ...’in 611 numaralı defterin 5. sayfa, 2. sırasında kayıtlı 10.12.1014 H., tarihli zeyl vakfiyeye, 581/1 numaralı defterin 185. sayfa, 189. sırasında kayıtlı 02.09.1025 H., tarihli vakfiyeye, 611 numaralı defterin 9. sayfa, 4. sırasında kayıtlı 05.10.1026 H., tarihli vakfiyeye göre galle fazlasına müstehik vakıf evladı oldukları,
4.Davacılar ... ..., ... ..., ... ve ... ...’in 611 numaralı defterin 1. sayfa, 1. sırasında yer alan 27.01.1011 H., tarihli vakfiye ve 581/1 numaralı defterin 183.sayfa, 187. sırasında kayıtlı 26.09.1019 H., tarihli vakfiyeye göre galle fazlasına müstehik vakıf evlatları olduklarının bilirkişi raporu ile sabit olduğu,
5.Öte yandan davacı ... ...’ın yargılama sırasında 11.06.2021 tarihinde vefat ettiği, galle fazlasına müstehik vakıf evladı olduğunun tespitine ilişkin davaların şahsa bağlı davalardan bulunması nedeniyle davacı ... ... yönünden davanın konusuz kaldığı,
6.Dosya kapsamı, toplanan deliller, müzekkere cevapları, ... ... ... ... ... (... ... ...) Vakfının vakfiye ve zeyl vakfiyeleri kapsamı ile Dairece alınan Vakıf Hukuk bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davacıların ... ... ... ... ... (... ... ...) Vakfının mütevellisi, ... ... hanımın soyundan gelen kişiler oldukları, dolayısıyla Vakfın mütevellisine soy bağını sağladıkları ve vakfiyelerde ön görülen koşulları sağladıklarının tespit edildiği, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, açıklayıcı ve hükme esas alınmaya elverişli bulunduğu dikkate alınarak anılan 20.09.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, yargılama sırasında vefat eden davacı ... ... yönünden ise dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı,
7.Hâl böyle olunca davacılar ile davalının açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacıların iddiaları sabit olmakla 20.09.2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda hangi davacının hangi vakfiye yönünden galle fazlasına müsteahk olduğunun hüküm yerinde gösterilmesi ile davacıların galleye müstehik vakıf evladı olduklarına, davacı ... ... yönünden davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı ...
Müdürlüğü vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...
Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vakfın gelir fazlasından faydalanma amacına yönelik galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 5737 ... Vakıflar Kanunu'nun (5737 ... Kanun) 3 ve 6 ncı maddeleri, Vakıflar Yönetmeliğinin 23, 28, 53 ve 55 inci maddeleri, 24.02.1943 tarihli ve 1942/27 Esas, 1943/11 Karar ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı
3.Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davalı ... Müdürlüğü vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.
Davalı vekilinin batın şartına yönelik temyiz itirazları yönünden; 5737 ... Vakıflar Kanunu'nun (5737 ... Kanun) 3 üncü maddesinde, mülhak vakıf mülga 743 ... Türk Kanunu Medenisi'nin (743 ... Kanun) yürürlük tarihinden önce kurulan, yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilen ve bu kişiler tarafından; ... vakıf ise bu Kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 ... Kanun Medenisi'nin yürürlük tarihinden önce kurulan ve 2762 ... Vakıflar Kanunu (2762 ... Kanun) gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar olarak tanımlandıktan sonra, aynı Kanun'un 6 ve 7 nci maddelerinde ise ... vakıfların Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilip temsil edileceği, 5737 ... Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce ... vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre ... vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamayacağı hükme bağlanmıştır.
Vakıflar Kanunu ve Vakıflar Yönetmeliğine göre, galle fazlası evlada şart kılınan ... ve mülhak vakıflarda vakfedenin soyundan gelen ve bu nedenle vakfın gelirinden (gallesinden) yararlanma hakkına sahip olan kişiler için öncelikle dava açılması ve bu haklarının dava ile tespit edilmesi aranmıştır. Uygulamada bu dava, vakıflarda evladiye davaları, vakıf evladı ya da galleye müstehak evlat olduğunun tespiti davası şeklinde isimlendirilmiştir. Belirtmek gerekir ki vakıf evladı kavramı daha çok, vakfedenin çocukları ya da alt soyundan gelenler için kullanılan bir kavram olup, vakfedenin akrabaları ya da vakıftan yararlanan ismi ile belirtilmiş kişileri kapsamamaktadır. Vakfın geliri üzerinde hak sahibi olduğuna ilişkin davayı, vakfiye uyarınca galleden yararlanma hakkı olan, yani vakfeden ile soy bağı olan ya da soy bağı olmasa bile galleden kendisine pay özgülenen diğer kişiler açabilir.
Galle fazlası evlada şart kılınan vakıflarda galle fazlasının alınabilmesi için açılan davada öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması, sonra da vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerekir. Yani bu tür davalarda incelenecek ilk husus; davacılar ile vakfeden arasında iddia edildiği üzere kan bağı yolu ile soybağı mevcut olup olmadığı, eğer soybağı kurulabiliyorsa ikinci aşamada vakfiyelerde galle fazlası için öngörülen şartların somut olayda davacılar yönünden gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması olacaktır.
Vakfiyeler, vakıf davalarında birinci derecede delil olup (Akgündüz, ...; İslam Hukukunda ve Osmanlı Tatbikatında Vakıf Müessesesi, 1996, Sh. 428), kadimden beri uygulandığı bilinmedikçe vakıf davalarında yazılı delil olarak kullanılamazlar. (Mecelle md.1739) Vakfiyelerin uygulanma şartı, bunların ifade ettikleri maddelerin sabit ve meşhur olmasıdır.
Dava konusu ... ... ... ... ... (... ... ...) Vakfı'nın birden fazla vakfiye ve zeyl vakfiyeleri mevcut olup 611 numaralı defterin l.sayfa l.sırasında kayıtlı ... ... ... ... ... Vakfına ait 1011 H. (1602 M.) tarihli vakfiyesinin sükna ve tasarruf hakkına ilişkin bölümünde; "...tasarruf hakkını sağlığında nefsine şart kılıp alemi ukbeye irtihalinden sonra yukarıda beyan edildiği şekilde mezkur kızları tasarruf edecekler, bunlardan bir vefat ettiğinde hissesinde batnen bade batnin üreyecek olan evlâdı ve evlâdı müstekilen tasarruf edecekler bunlara vâkıfın diğer evlâdından hiç biri müdahale etmeyecektir ölenin evlâdı ne kadar aşağıya giderse gitsin. Vefat edenin hissesini evladı arasında taksim etme hususunda mer'i ve muteber olan şekilde tevarüsi şer'i tarikidir ki..." şeklinde şart koşulduğu, buna göre tasarruf hakkının kız erkek ayrımı yapılmadan batın şartı (ön kuşakta sağ vakıf evladı varsa sonraki kuşakta bulunan evladın hak sahibi olmaması kuralı) ile evlada bırakıldığı, nitekim bu hususun İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporun belirtildiği, davacılar ..., ..., ..., ...'in bahsi geçen 611 numaralı defterin 1. sayfa 1. sırasında yer alan 27.01.1011 Hicri tarihli vakfiyeye yönünden galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarına karar verilmiş ise de adı geçen davacılara göre üst batında amcaları olan diğer davacılar ..., ... ve ... ...'in sağ oldukları anlaşıldığından bu vakfiye yönünden adı geçen davacıların vakfiye şartlarını sağlayamadıklarından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi doğru değil ise de; bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamış, Bölge Adliye Mahkemesinin (3-a) nolu bendinin son paragrafı hüküm fıkrasının 6100 ... Kanun'un 370/2 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Davalı ... Müdürlüğü vekilinin diğer temyiz itirazlarının (V.C.3.1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE,
2.Davalı ... Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının (V.C.3.2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile; Bölge Adliye Mahkemesinin hüküm fıkrasının 3-a bendi son paragrafındaki "...611 numaralı defterin 1. sayfa 1. sırasında yer alan 27.01.1011 Hicri tarihli vakfiyeye ve..." ibaresinin hükümden çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.