Esas No
E. 2021/16093
Karar No
K. 2023/2399
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Terör

3. Ceza Dairesi         2021/16093 E.  ,  2023/2399 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/3341 E., 2020/127 K.
SUÇ: Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve

isteyerek yardım etme

HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2018 tarihli ve 2017/487 Esas, 2018/710 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2018/3341 Esas, 2020/127 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.10.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık ve müdafiinin temyiz istemi özetle; Bölge Adliye Mahkemesinin kararının gerekçesiz olduğuna, Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine ve sair nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın savunmasında, üzerine atılı suçu kabul etmediğini, rahatsızlığı nedeniyle terör örgütü ile iltisaklı Özel Rahime Batu Kolejinde ailesinin yanında liseyi okuduğunu, 2010 yılında engelli öğretmen alımı sınavına girerek Malatya Topsöğüt'e atandığını, Beydağı Eğitimciler Derneğine üyeliği dışındaki üyeliklerinden bilgisinin olmadığını, evlenmek için biriktirdiği ve babasının verdiği paraları Bank ...'ya yatırdığını, Bankanın aktiflerinin arttırılması yönündeki talimattan haberinin olmadığını, böyle bir talimatla hareket etmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

Sanığın Bank ... hesap ve hesap hareketleri ile ilgili rapor tanzim edildiği, sanığın ilk hesap açılışını 23.07.2004 tarihinde yaptığı, 31.12.2013 tarihi itibariyle mevduat hesap bakiyesinin sıfır olduğu, 2014/09 döneminde 1 adet cari mevduat ve katılım hesabı açıldığı ve hesabın kullanıma açık olduğu, 2014 yılı Ocak ayında 1 adet nakit giriş işlemi ile hesaba 400,00-TL para yatırıldığı, yine 2014 yılı Eylül ayında 2 adet nakit giriş işlemi ile hesaba 22.000,00-TL para yatırıldığı, 2015/01 ve 02 dönemlerinde 2 adet cari mevduat hesabı açıldığı ve hesapların kullanıma açık olduğu, Sanığın FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı Özel Rahime Batu Koleji Mezunları Derneği, Malatya Eğitimciler Derneği, Aydınlığa Yolculuk Derneği ve Beydağı Eğitim Kültür Derneğine üyeliklerinin ve aynı zamanda her bir Dernekte de belirli dönemlerde Yönetim Kurulu asil ve yedek üyeliklerinin bulunduğu, Yine sanığın FETÖ/PDY iltisakı nedeniyle kapatılan Aktif Eğitim Sen isimli sendikaya üyeliğinin bulunduğu,

Tanık Y.Ç. ifadesinde, "Sanık A.K.'ın, 2007-2011 yılları arasında Van Merkezde bulunan FETÖ yapılanmasına ait Çağlayan Dershanesi Ana Fen Şubesinde yöneticilik yaptığı dönemde dershanede matematik öğretmeni olarak görev yapması nedeniyle tanıdığını, düzenli olmasa da her hafta ya da 2 haftada bir dershane öğretmenlerinin katıldığı idari toplantıların yapıldığı, sanığın da bu toplantılara katıldığını, bu toplantılarda eğitim sorunlarına ilişkin konuşmalar bittikten sonra dini sohbet olarak devam edildiğini, sanığın pasif bir konumda olduğunu, sohbetin kuran'ı kerim okuma, risale okuma, Fetullah Gülen'e ait kitapları okuma ve vaazlarını dinleme şeklinde yapıldığını, sanığın burs verip vermediğini hatırlamadığını, yine kurban, himmet, bağış gibi ekonomik yardımlarda bulunup bulunmadığını ya da toplayıp toplamadığını bilmediğini, 2011 yılında Trabzon'a gittikten sonra sanık ile görüşmediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.

17.25 Aralık 2013 sürecinden sonra FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün eylemlerini açığa çıkardığı, bu kapsamda yöneticilik yapan kişilerin bu örgüte mensup kişilere gerekirse malvarlıklarını satarak, malvarlıkları yoksa başka bankalardan para çekerek ... Katılım Bankasına para yatırmalarını istediği, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan birçok kişinin bu yönde beyanlarının bulunduğu, yine aynı hususun medyaya yansıdığı bu kapsamda örgüt liderinin de beyanlarının bulunduğu söz konusu talimat tarihlerinin sanığın para yatırma tarihleri ile örtüştüğü, zira talimatın 2014 yılı başlarında ifşa edildiği, sanığın da aynı tarihlerde para yatırdığı ve yine de yine devam eden talimatlar ile uyumlu olarak 2016 yılı sonuna kadar Bankacılık işlemlerini yapmaya devam ettiği, her ne kadar sanık evlilik masraflarında harcamak için biriktirdiği ve babasının vermiş olduğu parayı Bankaya yatırdığını beyan etmiş ise de 17-25 Aralıkta yaşanan olaylar ve bu Banka ile ilgili medyaya yansıyanlar ile para yatırma tarihi nazara alındığında bu yöndeki savunmalara itibar edilemeyeceği, dolayısıyla yatırım ve evlilik harcamaları nedeniyle parasını Bank Asyaya yatırdığına dair savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik savunmalar olarak değerlendirilmesi gerektiği, sanık aleyhine dosyadaki diğer delillerin de Mahkememizin bu yöndeki değerlendirmelerini doğruladığı, sanığın örgüte bağlı Aktif Eğitim Sendikasına ve Özel Rahime Batu Koleji Mezunları Derneği, Malatya Eğitimciler Derneği, Aydınlığa Yolculuk Derneği ve Beydağı Eğitim Kültür Derneğine üyeliklerinin ve aynı zamanda her bir Dernekte de belirli dönemlerde Yönetim Kurulu asil ve yedek üyeliklerinin bulunduğu, bu sebeple örgütle bağlantısının ve talimatlardan haberinin olmadığına yönelik savunmasına itibar edilemeyeceği, dosyanın kül halinde değerlendirilmesi durumunda sanığın talimat tarihleri ile uyuşan para yatırma ve Banka el konana kadar bankacılık işlemleri yapmaya devam etmesi, Aktif Eğitim Sendikası ve FETÖ/PDY silahlı terör örgütü güdümünde bulunan ve 667 sayılı KHK ile kapatılan bir çok Dernekte belirli dönemlerde Yönetim Kurulu asil ve yedek üyeliklerinin bulunması, birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eylemlerinin terör örgütüne yardım olarak değerlendirmesi gerektiğinden sanığın mahkumiyetine, bu sebeple TCK'nun 220/7 maddesi yollamasıyla TCK'nun 314/2 maddesi uyarınca takdiren alt sınırdan cezalandırılmasına,

TCK'nun 220/7 maddesi gereğince yapılan yardımın niteliği ve miktarı nazara alınarak takdiren 1/2 oranında indirim yapılmasına, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 maddesi uyarınca cezanın 1/2 oranında arttırılmasına, sanığın yargılama sürecindeki olumlu davranışları, lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek, cezasından TCK'nun 62/1 inci maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler, tanık beyanları ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;

a)Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.

Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.).

Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).

Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin yedinci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(765 sayılı Kanun) sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.

Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.

Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.

b)Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi TMSF'ye devredilen ve 22.07.2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun(5411 sayılı Kanun) 107 inci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş'de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebilecektir.

c)Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, örgütle iltisaklı eğitim kurumunda öğretmen olması nedeniyle 2008-2009 yıllarında çalıştığı kurumda düzenlenen, örgütsel içeriği belirlenemeyen toplantılara birkaç kez katılan, aynı özellikteki sendikadaki üyeliğini 31.05.2013 tarihinde sonlandıran ve ... Katılım Bankası A.Ş nezdinde 23.07.2004 tarihinde açtığı ve 2016 tarihine kadar devam eden hesaptaki mutad bankacılık işlemleri dışında talimat doğrultusunda ve örgüte yardım kastıyla hareket ettiğine ilişkin kesin ve yeterli delil elde edilememiş olduğu anlaşılan sanığın, derneğe üye olma yöntemine ilişkin samimi savunmalarının aksi de kanıtlanamadığına göre ispat edilemeyen atılı suçtan beraatine karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde mahkumiyetine yönelik hüküm kurulması hukuka aykırı olduğu görülmekle tebliğnamedeki onama isteyen görüşe iştirak olunmamıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2018/3341 Esas, 2020/127 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.