3. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Yalova Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.07.2018 tarihli ve 2018/52 Esas, 2018/539 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/1670 Esas, 2018/1622 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 07.10.2021 tarihli onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle; kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna, eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, ByLock verilerinin çelişkili olduğuna dolayısıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine, Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, SGK çalışma kayıtlarının müsnet suç yönünden delil olarak kabul edilmeyeceğine, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, delillerin yetersiz olduğuna ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Anadolu üniversitesi İşletme fakültesi mezunu olan sanığın, haberleşme programının teknik özellikleri, indirme ve kullanma yöntemi, kullanıcıları ve muhtevası itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanması amacıyla oluşturulan ve bu suç örgütünün mensupları tarafından kullanılmakta olan haberleşme ağı özelliğini bilerek (kasten), sisteme ancak şifre ile girilebilen dönemde; E.G.M. KOM Daire başkanlığı tarafından düzenlenen ByLock Raporu ve ByLock Programı kullanımına ilişkin düzenlenen tespit, inceleme ve değerlendirme tutanakları ile BTK yazı cevapları ve CGNAT sorgu sonuçlarına göre; sanığa ait 0531 (...) (..) (..) numaralı GSM hattında kullandığı telefon cihazı ile 27.08.2014 ilâ 05.01.2015 tarihleri arasında toplam 63.578 kez ByLock'ta oturum açtığının, ID numarasının 31842, kullanıcı adının pinar77, şifresinin pinar.77, adının 008zeynep, mesaj kısmında 21406401 olduğunun, Kullanıcı adındaki ve şifresindeki pinar ifadesinin sanığın adı olması ve 77 rakamının da çalıştığı Yalova ilinin plakası olmasının manidar bulunduğu, 0534 (...) (..) (..) numaralı GSM hattında kullandığı telefon cihazı ile 23.12.2014 ilâ 01.11.2015 tarihleri arasında toplam 83.952 kez ByLock'ta oturum açtığının tespit edildiği, Bank ... Hesap Hareketleri ve Bilirkişi Raporuna göre; Bank ... cevap yazısı ve buna ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda sanığın 10.08.2016 tarihine kadar Bank ... hesabını aktif olarak kullandığı, örgüt liderinin bank asyanın TMSF'ye devrini önlemek maksadıyla bankaya para yatırılması talimatından sonra bu talimata uyarak hesabına para yatırdığının ve katılım hesabı açıtığının tespit edildiği, SGK kayıtlarına göre FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olan kurumlardan; Yalova ... A.Ş.'ye bağlı ... Kız Öğrenci Yurdunda 28.10.2011 ile 22.06.2012 tarihleri arasında müdür yardımcısı olarak görev yaptığının, ... A.Ş.'ye bağlı ... Kız Öğrenci Yurdunda 20.06.2012 ile 08.08.2014 tarihleri arasında müdür olarak görev yaptığının tespit edildiği, Örgüte bağlı yurtların özellikle örgütün paralel devlet yapılanması yöntemiyle devlet erklerinin ele geçirilmesi amacına yönelik olarak, örgütün propagandası yapılıp ideolojik eğitim verilmeye çalışılarak örgüte eleman kazandırılan yerlerden olması itibariyle; örgütün üyesi olmayan bir kişinin bu kurumlarda 3 yıl süre ile yöneticilik (müdür ve müdür yardımcılığı) sıfatını almasının örgütün stratejisine ve hayatın olağan gerçeklerine uygun düşmeyeceği, Sanığın kendi savunma içeriğine göre; Eşi Ü.Y.'nin de aynı suçlama nedeniyle Silivri cezaevinde tutuklu olduğu, ...Dershanesine gittiği, Örgüte bağlı ... Özel ... yurdunda iki yıl süre ile kaldığı, Örgütün neşriatlarından olan ... Gazetesi ve... dergisi aboneliğinin bulunduğu hususları ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, İnkara yönelen savunma içeriklerinin cezadan ve sorumluluktan kurtulmayı amaçladığı kanaatine varılmış, inandırıcı bulunmadığından itibar edilmemiştir. Yaptığı görevler, sahip olduğu bilgi ve tecrübe, tahsil durumu ve örgütteki konumu itibariyle bu oluşumun bir silahlı terör örgütü olduğunu bilebilecek durumda olan sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün kuruluş amaçlarını, faaliyet ve eylemlerini benimsediğini gösterir şekilde ve örgütün amaçları doğrultusunda yoğunluk, süreklilik ve çeşitlilik arzeden eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, örgütle hiyeraşik ve organik açıdan tam bir disiplin içinde bağlı olduğu, ideolojik tabakada yer aldığı, Bu haliyle sanığın; 15 Temmuz darbe girişimine kadar olan süreçte sözde meşruiyetini toplum nezdinde inanç değerlerini, kamu otoritesi nezdinde ise hukuksal zemini istismar ederek sağlayagelmiş olan FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olduğu anlaşılmakla, suçun işleniş şekli, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, sanığın güttügü amaç ve saik, kasta dayalı kusurun ağırlığı, örgütsel faaliyetlerinin niteliği ve etkinlik dereceleri gözetilerek, eylemlerine uyan TCK 314/2 nci maddesi gereğince; suç için yasada öngörülen cezanın alt sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle mahkumiyetine dair hüküm tesis etmek gerekmiştir. Sanığın işlediği suçun terör suçu olması nedeniyle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 3 üncü ve 5/1 inci maddeleri gereğince cezasında 1/2 oranında artırım yapılmıştır. Sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak TCK'nın 62 nci maddesi gereğince cezasında takdiren 1/6 oranında indirim yapılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma ve cezanın kişiselleştirilmesi yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda; a) Amacı, yapılanması ve faaliyet yöntemlerine ilişkin ayrıntıları, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen, Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, FETÖ/PDY, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmayı ve yerine başka bir düzen getirmeyi amaçlayan bir terör örgütüdür. b) Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan)16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespit edilmesi halinde sanığın örgütle bağlantısını gösteren bir delil olarak kabul edilmesi mümkündür. c) Diğer delillerin suçun sübutu, vasfının tayini ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görüldüğünden, sanığın Bank Asyadaki rutin bankacılık işlemlerinin müsnet suç bakımından delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceğinin gözetilmemesi sonuca etkili görülmemiştir. d) Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, 31842 ID numara üzerinden ByLock iletişim sistemini örgütsel iletişim amacıyla kullanan, örgüte müzahir kurumda yöneticilik yaparak örgüte eleman kazandırılmasında ve kazandırılan örgüt mensuplarının takibi, yetiştirilmesi, sevk ve idaresinde etkin görevlerde bulunan sanığın anılan örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılmak suretiyle üyesi olduğuna dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. e) Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, incelenen hükümde hukuka aykırılık saptanmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/1670 Esas, 2018/1622 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Yalova Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2023 tarihinde karar verildi. ... ... ... ... ...
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın