9. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Mağdureye karşı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından on bir suça sürüklenen çocuk hakkında dava açıldığı, dava sonucunda istinafa giden hükümlerle ilgili esastan red kararı verildiği ve Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 23.02.2022 tarihli 2021/16830 Esas, 2022/3279 Kararı ile hükümlerin bozulmasına karar verildiği ancak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suça sürüklenen çocuklar Mertcan'ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen beraat kararı ile ...'ın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları açısından verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararları ile ilgili olarak inceleme yapmadığının anlaşılması sonrası ek kararla bu hükümler açısından inceleme yaparak esastan red kararı vermiştir. İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.12.2017 tarihli ve 2012/318 Esas, 2017/345 Karar sayılı kararı ile; a) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca beraatine, b) Suça sürüklenen çocuk ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından açılan kamu davasında suça sürüklenen çocuğun işlediği iddia edilen suçların anlam ve sonuçlarını kavrayamayacağı anlaşıldığından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca ayrı ayrı ceza verilmesine yer olmadığına ve danışmanlık tedbirine, karar verilmiştir. 2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 14.11.2019 tarihli 2019/278 Esas, 2019/288 Karar sayılı ek kararı ile suça sürüklenen çocuklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik yapılan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.08.2022 tarihli ve 9-2022/103431 sayılı onama ve bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuk ...’ın Adli Tıp Kurumu raporunda fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayacağına yönelik görüşe katılmadıklarını ve her iki suça sürüklenen çocuk hakkında ceza verilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle hükümlerin bozulmasına yönelik istemden ibarettir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuk ...’ın diğer suça sürüklenen çocukların eylemlerine yardım ettiği bu nedenle atılı suçtan hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğine yöneliktir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Mağdurenin beyanları, suça sürüklenen çocuğun savunması ve tüm dosya kapsamından, mağdurenin maruz kaldığı eylemlerin on beş yaşından küçük olduğu bir zaman dilimine denk gelecek şekilde işlenmeye başlanıp başlanmadığı hususunun tam olarak tespit edilemediği, eylemlerdeki zaman mefhumunun muğlak olduğu ve ayrıca iddianameye konu eylemin mağdurenin rızası hilafına işlendiğine dair hiç bir delilin bulunmadığı, bu hususun dosyada mevcut 16.04.2012 tarihli CD çözümleme tutanağının da desteklendiği, adı geçen tutanakta görüntülere konu eylemin mağdurenin rızası dahilinde gerçekleştiğinin göz önünde bulundurulması sonucunda yapılan değerlendirme ile; suça sürüklenen çocuk ... hakkında 2012 yılı Mart ayında içerisinde on beş yaşını dolduran ve on altı yaşını sürmekte bulunan mağdureye karşı inceleme dışı suça sürüklenen çocukların gerçekleştirdiği cinsel eylemler sırasında suça sürüklenen çocukların yanında bulunduğu mağdure ile cinsel birliktelik yaşamadığı anlaşılmakla suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlenmediğinin sabit olduğu anlaşılmakla beraatine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediğinden istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. IV. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde yer verilen; "Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları" nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdanî kanıya ulaşıldığı anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Açıklanan nedenlerle tebliğnamede hükmün bozulmasını isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Beden veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 19.04.2022 tarihli 2019/278 Esas, 2019/288 Karar sayılı ek kararında katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın