7. Hukuk Dairesi         2023/3878 E.  ,  2023/5046 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/64 E., 2023/84 K.

KARAR : El atmanın önlenmesi talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesi talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili adına kayıtlı 1046 ada 289 parsel ... taşınmazın davalı babası tarafından haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullanıldığını ileri sürerek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile istemini 100.250,33 TL’ye yükseltilmiştir. II. CEVAP

Davalı vekili; dava konusu yerin esasen davalının da ortak olduğu şirket tarafından satın alınmasına rağmen davacı adına kaydedildiğini, daha sonra şirket tarafından taşınmazda düzenlemeler yapılarak şirkete ait otobüslerin muhafazası için garaj olarak kullanıldığını, akabinde davacının olur ve bilgisi dahilinde yediemin otoparkı olarak kullanılmaya başlandığını, davacı tarafından faaliyetlere karşı çıkıldığına dair herhangi bir resmi veya sözlü ihtarın olmadığını, bilakis davacının ... gösterdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının kanunen hükümlü sayıldığı tarihte ...'e vekalet verdiği, kısıtlı şahısların vermiş olduğu vekaletnamenin geçerli olmayacağı, geçersiz vekaletname ile vekile verilen vekaletin de geçersiz olduğu, dolayısıyla kayıt maliki ...'a vekaleten ...'in davada taraf ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: “...vasi tayinine ilişkin Gaziantep 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 19.03.2014 tarihli ve 2014/376 Esas, 2014/529 Karar ... kararının kesinleşmesi halinde davacının vekil marifetiyle açtığı davanın dinlenebileceği, vasi tayinine ilişkin kararın kesinleşmesinin beklenmesi, sonucuna göre taraf ehliyeti değerlendirilerek bir karar verilmesi…” gereğine değinilerek karar bozulmuştur.

3.Mahkemece; davanın kabulü ile; 100.250,03 TL’nin dava tarihinden itibaren (15.07.2013) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ve 1046 ada, 289 parsele davalı tarafından yapılan müdahalenin men'ine, karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

4.Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…davalı vekilinin el atmanın önlenmesine yönelik temyiz itirazlarının reddine; ecrimisil talebine ilişkin davalı vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesinde, dava konusu taşınmazın ... adına kayıtlı olduğu ve davalının ise davacının babası olduğu, davalının savunmasında dava konusu taşınmazın davacının olur ve bilgisi dahilinde yediemin otoparkı olarak kullanmaya başlandığını, davacı tarafından faaliyetlere karşı çıkıldığına dair herhangi bir resmi veya sözlü ihtarın olmadığını belirttiği, Mahkemece tarafların tanık deliline dayanmalarına ve tanıkların dinlenmesinden vazgeçtikleri yönünde bir beyanda bulunmamalarına rağmen tanık listesi sunmaları için süre ve imkan tanınmamış olduğu, var ise davalının dava konusu taşınmazı kullanımının rızaya bağlı olup olmadığı, ... varsa hangi tarihler arası kullanımına ilişkin olduğunun araştırılmadığı, Mahkemece, öncelikle davacı tarafa tanık listesi sunması için süre ve imkan verilmesi, daha sonra yukarıdaki ilkeler uyarınca yerinde yeniden taşınmazın başında yerel, teknik ve uzman bilirkişiler ile taraf tanıkları aracılığıyla keşif yapılarak, tanıkların (tarafların ispat yükleri de gözetilerek) dinlenerek davalının dava konusu taşınmazı kullanımının rızaya bağlı olup olmadığı, ... varsa hangi tarihler arası kullanımına ilişkin olduğunun tespit edilmesi, davalının taşınmazı kullanımı rızaya bağlı ise ecrimisil istemi yönünden davanın reddine karar verilmesi, rızanın söz konusu olmaması durumunda ise, benzer yerlerin kira sözleşmeleri getirtilerek (re’sen emsal araştırması yapmak ve taraflardan da emsal göstermeleri istenmek suretiyle) araştırma ve inceleme yapılması, taşınmazın büyüklüğü ve çevre özellikleri de nazara alınarak dava konusu ilk dönemde serbest koşullarda getirebileceği kira parası rayice göre belirlenmesi, sonraki dönemler için ise, ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşuluyla ecrimisil hesabı yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile; taşınmazın 23.02.2009 tarihinden itibaren yediemin otoparkı olarak davalı tarafından kullanıldığı, bu kullanıma davacının rızasının bulunmadığı gerekçesiyle ecrimisil talebinin 82.472,00 TL üzerinden kısmen kabulüne, taşınmazdaki haksız işgal son bulduğundan el atmanın önlenmesi talebi yönünden davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın rızaya dayalı olarak kullanıldığını, davacı tarafın rızasının bulunmadığı hususunun ispatlanamamış olduğunu, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunduğunu, davacının ancak bozmalar sonrasında kira sözleşmesindeki imzayı inkar ettiğini, ecrimisil hesaplamasının da hatalı yapıldığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, kararda davacı olarak ...’in isminin yazmasının da hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 ... İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 ... Kararı).

2.25.05.1938 tarih ve 29/10 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

3.Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.

4.Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

5.Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

6.İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

3.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

25.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
25.10.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.266