3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2021/17212 E. , 2023/2360 K.
"İçtihat Metni"
¸
T. C.
Y A R G I T A Y
3. C E Z A D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Tebliğname Görüşü : Temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2018 tarihli ve 2018/102 Esas, 2018/326 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi dokuzuncu ve yedinci fıkrası, 63 ncü maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2018/2142 Esas ve 2019/349 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik, sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 28.10.2021 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Duruşmada okunmayan ve tartışılmayan bir delilin hükme esas alınarak karar verildiğine,
2.İddia makamının esas hakkındaki mütalaasına karşı sunulan beyan ve savunmaların mahkumiyet kararının gerekçesinde yer almadığına,
3.Sanığın dernek faaliyetleri çerçevesinde hiçbir örgüt sohbetlerine katılmadığı ve örgüt adına yardım talebinde bulunmadığına,
4.Bank ... hesap hareketlerinin rutin bankacılık işlemi olduğuna, talimatla hareket etmediğine,
5.Tanık beyanlarının çelişkili olduğuna,
6.Usul ve yasaya aykırı karar verildiğine,
7.Kabule esas alınan delillerin hukuka aykırı olduğuna,
8.Lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine,
9.Eksik araştırma, inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna,
10.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla TCK'nın 314/2 maddesi ve sair sevk maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasında, sanık hakkında MASAK yazısı, ... Katılım Bankasına yazılan müzekkere verilen cevaplar, gönderilen yazı ekindeki CD'nin incelenmesiyle sanığın örgütün finansal kaynaklarından olan ... Katılım Bankasında açılış tarihi 05.06.2014 olan 4569593 numaralı hesabının bulunduğu, 2014 yılı Haziran ayında hesabına 5000 TL para yatırdığı, hesap bakiyesinin 2014 yılı Kasım ayına kadar bu civarda kaldığı, hesabın açılış tarihi ve para yatırma işlemi dikkate alındığında bu işlemle örgütsel talimatın yerine getirildiği görülmüş, dosya içerisinde yer alan kolluk araştırma tutanağında; sanığın ... Yeniköyünde ikamet ettiği, yapılan araştırma ve soruşturma sonucunda; herhangi bir yerde çalışmadığı, kapatılan ... Yeniköy Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinde sohbetlere katıldığı, bu sohbetlerin içeriğinin bilinmediği, köyde himmet adı altında deri, et, süt gibi malzemeler toplandığını belirlenmiş, Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesince 28.05.2018 tarihinde dinlenen tanık H.O. beyanında; ... Yeniköyünde muhtar olduğunu, sanığı bu vesileyle tanıdığını, köylerinde FETÖ/PDY terör örgütüne mensup olan kişilerce bir dernek kurulduğunu, sanığın söz konusu bu derneğe sık sık girip çıktığını ve bu derneğe giden kişilerle sürekli vakit geçirdiğini, kurban bayramlarında sanık da dahil olmak üzere dernekteki kişilerin Yavuz ... Kolejine bağış adı altında kurban derisi, süt topladıklarına şahit olduğunu ve ayrıca köy kahvesine sanık da dahil olmak üzere üzerinde abonelerin isimlerinin yazılı olduğu Zaman gazetesinin geldiğini, sanığın 17/25 Aralık sürecinden sonra da sürekli olarak aynı eylemlerine devam ettiğini beyan etmiş, aynı celse de dinlenen diğer bir tanık S.B. beyanında; sanığı köylüsü olması sebebiyle tanığını, köylerinde FETÖ/PDY mensubu kişilerin olduğunu, sanığın da bu kişiler arasında yer aldığını, 17/25 Aralık sürecinden sonrası da aynı eylemlere ayı şekilde devam ettiklerini, köylerinde örgüt mensuplarının kurduğu bir derneğin olduğunu, bu dernekte Perşembe günleri dini toplantı adı altında toplanıldığını, sanığın da derneğe sık sık gittiğini, sanığın evinde hanımlar toplanarak Tavşanlı da kermeste satmak üzere yiyecek malzemesi hazırladıklarını, haklarında soruşturma başladıktan sonra da sanığın diğer dernek üyeleri ile birlikte zaman geçirmeye devam ettiğini beyan etmiş, soruşturma ve kovuşturma sırasında dinlenen tanıkların sanıkla aynı köyde yaşamaları, sanığın kapatılan dernekteki örgüt faaliyeti kapsamındaki pek çok eylemine doğrudan tanık olmaları, tanıkların tutarlı ve birbirlerini doğrular yönde ifadeleri karşısında tanık ifadelerinin hükme esas alınması gerektiği değerlendirilmiş, dosyada mevcut 11.04.2017 düzenleme tarihli HTS analiz raporuna göre sanığın FETÖ/PDY üyeliği suçundan haklarında soruşturma veya kovuşturma bulunan çok sayıda kişiyle görüşme yaptığı görülmüş, her ne kadar HTS kayıtlarında içerikler tespit edilememiş ise de sanığın görüşme yaptığı kişilerin FETÖ/PDY üyeliği suçundan haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılan kişiler olduğunun anlaşılması karşısında sanığın yaptığı görüşmelerin örgütsel bağlamda gerçekleştirdiğinin kabul edilerek hükme esas alınması gerektiği değerlendirilmiş, tüm bu anlatımlar beraber değerlendirildiğinde; Bylock kullandığı tespit edilemeyen sanığın, örgütün finans kaynaklarından Bank ...’ya 2014 Haziran ayından itibaren para girişleri yaparak örgütsel talimatları yerine getirmesi, örgütle irtibatlı Yeni Köy Eğitim ve Kültür Derneğine üye olması ve bu dernek çatısı altındaki kişilerle örgütsel faaliyetler yürütmesi, kolluk araştırması ve araştırmayı destekleyen tutarlı tanık beyanları ile sanığın örgüt sohbetlerine katılarak örgüte ayni ve nakti yardımlar topladığı, Tavşanlı ilçe yapılanmasında yer alan FETÖ/PDY üyeliği suçundan haklarında soruşturma ve kovuşturma yapılan kişiler ile iletişim kurması karşısında ; sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün üyesi olma suçunu işlediği, örgütün emir ve talimatlarını hiyerarşik yapı içerisinde yerine getirdiği, bu talimatlar doğrultusunda faaliyette bulunduğu, sanığın eylemlerinin çeşitliliği ve yoğunluğu, üstten aldığı emirleri uygulama konusunda ortaya koyduğu tavırlar, bu emir ve talimatlar doğrultusunda faaliyette bulunması hususları beraber değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediği, bu hali ile üzerine atılı FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçunun tüm unsurları ile oluştuğu sabit görülmüş ve üzerine atılı FETÖ/PDY terör örgütü üyeliği suçunun sübuta erdiği kabul edilerek eylemine uyan maddelere göre cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE
1.Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Örgütün operasyonel eylemlerinden sonra herhangi bir örgütsel eylem ve faaliyeti bulunmayan sanığın, örgütün hiyerarşik yapısına girerek örgüt üyesi olduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin deliller bulunmaması nedeniyle, müsnet suçu işlediği sabit olmayan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Kabul ve uygulamaya göre;
a)Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53/1-b maddesindeki düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
b)Terör örgütüne üye olmak suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık hakkında sadece TCK’nın 58/9. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi nedeniyle incelenen hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 29.03.2019 tarihli ve 2018/2142 Esas ve 2019/349 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.