4. Ceza Dairesi 2012/38637 E. , 2013/27181 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır. Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Bozma öncesi yalnız sanık tarafından temyiz edilen 15.07.2008 tarihli hükümde, sonuç toplam cezanın 6.000 TL adli para cezası olarak belirlendiği karşı temyiz bulunmadığı, Yargıtay bozma ilamından sonra yeniden kurulan hükümde belirlenen cezanın 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca önceki cezadan daha ağır olamayacağının gözetilmeden, yazılı şekilde 11 ay 20 gün hapis cezası olarak fazla hükmedilmesi, Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık, yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye uygun olarak, Hüküm fıkrasında TCK'nın 125/3-a, 125/4, 62/1.maddeleri gereğince hükmedilen 11 ay 20 gün hapis cezasının 1412 sayılı CMUK'nın 326/son maddesi gereğince 6.000 TL adli para cezasına indirilmesi, Biçiminde DÜZELTİLMEK ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hüküm, bu bağlamda ONANMAK suretiyle 5320 sayılı Kanunun 8/1.madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322.maddesi uyarınca davanın esasına, 06.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.