2. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Çifteler Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.12.2019 tarihli ve 2019/470 Esas numaralı iddianamesi ile; sanık hakkında katılan kuruma ait telefon hattı kablolarının çalınmaya teşebbüs edilmesi eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 35, 53 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Çifteler Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.02.2021 tarihli ve 2019/534 Esas, 2021/84 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b, 35, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. 3.Kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 15.02.2023 tarih 2022/2940 Esas ve 2023/333 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 303/1-a ve 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyizi, davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Olay günü Türk Telekom görevlilerinin Çifteler İlçe Jandarma Komutanlığını arayarak Çifteler İlçesi - Doğanay Köyü telefon hattında sinyalizasyon sisteminin uyarı verdiğini ihbar ettikleri, jandarma görevlilerinin olay yerine intikal ettikleri, Sadıroğlu Köyünden Başkurt Köyü istikametine doğru giden telefon kablolarının kesilmiş olduğunun tespit edildiği, bu sırada Kaynakbaşı Mevkiinden olayın olduğu istikamete doğru bir aracın geldiğinin görüldüğü, trafik aracının gelen aracı durdurmak için kavşağa gittiği sırada Kaynakbaşı Mevkiinden gelen aracın ışıklarını söndürdüğü ve durduğu, jandarma görevlilerinin aracın yanına gittiği, görevlilerin gözle yaptıkları kontrolde aracın Hyundai marka pikap olduğu, aracın arka kısmında plastik hurda malzemelerinin bulunduğunu gördükleri, aracın içerisinde sanık ...'ın olduğunun anlaşıldığı, sanığın savunmasında Kaynakbaşı Mevkiine balık tutmak amacıyla geldiğini, tütünden sigara sarmak amacıyla durduğunu ve ışıklarını söndürdüğünü, olayla ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, olay yerinde yapılan incelemede; sekiz direk arası çoklu dışı plastik kaplı telin kesildiğinin, rulo yapılarak siyah renkli balya ipiyle bağlanmış şekilde tarlanın içerisinde bırakıldığının tespit edildiği, araç içerisinde yapılan aramada demir ve kablo kesmede kullanılan aletlerin ve arazide bulunan kabloların bağlanmış olduğu siyah renkli balya ipi ile benzerlik gösteren bir top ipin ele geçirildiği, ele geçirilen kesici aletlerle kesilen kablolar arasında yaptırılan karşılaştırmada bu aletler ile söz konusu kabloların kesilip kesilmedikleri hususunda bir sonuca varılamadığının belirtildiği, ayrıca olay yerinde bulunan makas üzerinde yaptırılan parmak izi incelemesinde; mukayeseye elverişli parmak izinin bulunamadığının belirtildiği, Jandarma Genel Komutanlığı Kriminal Daire Balistik İnceleme Laboratuvarının 03.06.2011 tarih - 2011/2171 sayılı raporu ile kabloların bağlanmış olduğu siyah renkli balya ipleri ile sanığın aracında ele geçirilen balya ipleri arasında yaptırılan karşılaştırılmalı bilirkişi incelemesinde; "Renk ve kalınlık bakımından uyumlu oldukları, benzer kimyasal organik yapı gruplarına sahip oldukları tespit edilmiştir" denildiği, sanığın savunmasında balık tutmak için olay yerinde olduğunu savunmuş ise de; araçta balık malzemelerinin bulunmadığı bu nedenle hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanığın tüm bu eylemleri birlikte değerlendirildiğinde; jandarma ekiplerinin olay yerine gitmesi dolayısıyla sanığın eylemini tamamlayamadığı İlk Derece Mahkemesince kabul edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Kanunun 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımının, suçun işlendiği 06.05.2011 tarihinde başladığı, 19.12.2019 tarihli iddianameye kadar zamanaşımını kesen herhangi bir hukuki işlemin bulunmadığı, dolayısıyla sanık hakkındaki kamu davasında olağan zamanaşımının 06.05.2019 tarihinde dolmuş olduğu göz önüne alındığında, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğundan, sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan Çifteler Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/534 esas, 2021/84 karar sayılı mahkumiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280. maddesinin 2. fıkrası uyarınca kaldırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 303/1-a ve 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının düşürülmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 06.05.2011 tarihinde saat 21.05 sıralarında Türk Telekom görevlilerinin Çifteler İlçe Jandarma Komutanlığını arayarak Çifteler İlçesi - Doğanay Köyü telefon hattında sinyalizasyon sisteminin uyarı verdiğini ihbar ettikleri, jandarma görevlilerinin olay yerine intikal ettiklerinde telefon kablolarının kesilmiş olduğunun tespit edildiği, bu sırada olayın olduğu istikamete doğru bir aracın geldiğinin görüldüğü, trafik aracının gelen aracı durdurmak için kavşağa gittiği sırada gelen aracın ışıklarını söndürdüğü ve durduğu, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a maddesinde yazılı "Kamu yararına veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında" hırsızlığa teşebbüs suçunu oluşturduğu, suçun işlendiği zaman diliminin, sanığın olay mahallinde görevli Jandarma personelleri tarafından yakalandığı ve eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı akşam saat 21.05 sonrası olduğu, UYAP verilerine göre suç tarihinde gecenin yaz saati ile 20.53'te başladığı, buna göre suçun işlendiği saatin gece sayılan zaman diliminde olması nedeniyle sanık hakkında aynı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması gerektiği, bu halde sanık hakkında atılı suça ilişkin olağan zamanaşımı süresinin aynı Kanun'un 66/4 ve 66/1-d maddeleri gereğince 15 yıl olduğu, 06.05.2011 olan suç tarihi nazara alındığında 19.12.2019 tarihinde düzenlenen iddianame ile aynı Kanun'un 67/2-c maddesi gereğince dava zamanaşımının kesildiği anlaşılmakla, sanık hakkında atılı suçtan dava zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 15.02.2023 tarih 2022/2940 Esas ve 2023/333 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın