T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DENİZLİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 15/09/2023
Taraflar arasındaki geçici hukuki koruma talebine mütedair ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; 21/09/2022 tarihinde, davalı ... Şirketi adına kayıtlı olan ve park vaziyetinde bulunan ... plakalı araca davalı ...'nun maliki ve sürücüsü olduğu ... plakalı aracın çarpması sonucu meydana gelen kazada davalı ... idaresindeki vasıtada yolcu konumunda bulunan davacı ...'in hayati tehlike geçirecek biçimde yaralandığı, davalı sürücünün şerit tecavüzü sebebiyle, davalı şirketin ise hatalı park nedeniyle kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğu, kaza sırasında aldığı yaralar sebebiyle davacı ...'ın %15 oranında daimi malul kaldığı, kazaya karışan araçların davalı sigorta şirketleri nezdinde ZMMS poliçelerinin bulunduğu, davacı ...'ın iş göremezliği sebebiyle maddi zarara uğradığı, yine yaralanması sonucu duyduğu acı ve elemden dolayı da manevi zararı oluştuğu, çocuklarının daimi maluliyet oluşacak şekilde yaralanmasından dolayı ebeveynleri olan diğer davacıların manen zarara uğradığını beyanla maddi ve manevi tazminat talepli açılan davada, geçici ödeme talebiyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalıların mal varlığı değerleri üzerine ihtiyati haciz konulmasını, ayrıca kazaya karışan vasıtalar üzerine de ihtiyati tedbir şerhi işlenmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince 11/07/2023 günlü ara kararda; geçici ödeme için öngörülen koşulların oluşmadığı ve uyuşmazlık konusu olmaması sebebiyle de kazaya karışan araçlar üzerine tedbir konulması mümkün olmadığı gerekçesiyle bu yöne ilişen talepler reddedilmiş, olayın haksız fiilden kaynaklandığı, olay tarihi itibariyle araç maliki olan davalıların temerrüte düştüğü benimsenerek ihtiyati haciz istemi kabul edilerek dava değerinin %5'i oranına teminat yatırıldığı takdirde dava değeri ile sınırlı şekilde sigorta şirketi dışındaki davalıların taşır ve taşınmazları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmiştir.
Davalı ... vekili ihtiyati hacze yönelik itiraz dilekçesinde, müvekkilinin maliki ve sürücü olduğu aracın hem trafik sigortasının hemde ihtiyari mali mesuliyet sigortasının bulunduğu, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamının sigorta şirketlerinin poliçesinde gösterilen teminat limiti dahilinde kaldığı, bu halde ihtiyati haciz kararının davacıların muhtemel tazminat alacağını garanti etmesi bakımından lüzumsuz olduğu ve müvekkilini olumsuz etkilediğini beyanla ihtiyati hacizlerin kaldırılmasını istemiştir.
Davalı ... Şirketi vekili ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde, davacının yaralanmasına neden olan zararlandırıcı olayın davalı sürücünün asli ve tam kusuru neticesinde meydana geldiği, tek taraflı trafik kazası şeklinde vuku bulan hadisede müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceği, fahiş miktarda manevi tazminat istendiği, mahkemece takdir olunan teminat tutarının da ihtiyati haciz kararının uygulanması neticesinde müvekkili şirketin uğrayacağı muhtemel zararı karşılamayacağını beyanla geçici hukuki koruma kararının kaldırılmasını istemiştir.
İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz kararına yönelik yapılan itirazları duruşmalı incelemiş ve akabinde verilen 15/09/2023 günlü ara kararında ihtiyati haciz için gerekli koşulların oluştuğu belirtilerek ara karara yönelik itirazların ayrı ayrı reddine karar vermiştir. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; itiraz dilekçesindeki iddialarını aynen tekrar etmiş ve ihtiyati haciz kararının ve itiraz ret kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ... Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; müvekkili şirketin Türkiye'de bir yerleşim yeri ve faaliyet adresi bulunduğu, firmanın uluslararası çalıştığı, adına kayıtlı menkul, 16 adet tır ve taşınmazların olduğu, ayrıca, davacıların zararlarının 2 tane sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde teminat altına alındığı, ihtiyati haciz kararının hakkaniyete uygun düşmediği ve müvekkiline zarar vermekten başka bir işlevinin olmadığını beyanla ara kararın kaldırılmasını istemiştir. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
Uyuşmazlık, açılan maddi ve manevi tazminat davasında ihtiyati haciz konulması isteğine ilişkindir.
Bilindiği üzere uyuşmazlık bir miktar para alacağına ilişkin ise İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati haciz; uyuşmazlığın dava konusu hakkında olması halinde 6100 Sayılı HMK'nun 389. vd maddeleri gereğince ihtiyati tedbire ilişkin geçici hukuki koruma kararı verilmesi istenebileceği açıktır. İstem, haksız fiilden kaynaklanan tazminata (para alacağı) yöneliktir. 2004 Sayılı İİK 257. vd. maddeleri gereğince ihtiyati hacize karar verebilmek için alacağın muaccel olup olmadığı önem taşımaktadır.
Somut olayda, iddia olunan zarar haksız eylemden kaynaklandığından TBK.'nun 117/2 maddesi gereğince tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmekte ve tazminat borçlusu aynı tarihte temerrüde düşmektedir. Olay 21/09/2022 tarihinde gerçekleşmiş, dava ise 05/07/2023 tarihinde açılmıştır. Bu aşamada haksız fiilin davalılar tarafından gerçekleştirildiğini kesin hüküm ile ispatlamak ve zarar miktarının tam olarak belirlenmesini beklemek hakkaniyete uygun değildir.
Davacı tarafın maddi ve manevi tazminata ilişkin alacağını trafik kazası tespit tutanağı ve tedavi evrakları ile yaklaşık da olsa ispat ettiği gözetildiğinde ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi yerindedir. İhtiyati haciz kararında belirtilen alacak miktarından fazla malvarlığının haczedildiğine (taşkın haciz) yönelik olarak İİK'nın 261/3 maddesi gereğince icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulabileceği gibi, borçlunun İİK'nın 266. maddesi gereğince teminat karşılığı ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etme olanağı da bulunmaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddi kararı usul ve yasaya uygun görülmekle, davalı ... vekili ile davalı ... Şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
1.Davalı ... vekili ile davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2.Davalı ... ile davalı ... Şirketi tarafından peşin yatırılan 738,00'şer TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile 269,85'er TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.Yapılan istinaf giderlerinin yasa yoluna başvuran davalılar üzerinde bırakılmasına,
4.Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ile harç tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 29/12/2023 tarihinde, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-f madde ve fıkrası ile 2004 sayılı İİK'nun 265/son maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. ...