8. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması, Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Karar tarihinde cezaevinde bulunan sanığın yüzüne karşı tefhim edilen 25.12.2019 tarihli hükmün yasa yolu bildiriminde, 5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesine göre sanığın bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi nedeniyle, tebligatın usulsüz olduğu göz önüne alınarak sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin 06.09.2022 tarihli ek kararının kaldırılarak sanığın temyiz isteminin süresinde olduğu yapılan ön incelemede tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2018 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet ve yaralama suçlarından dava açılmıştır. 2. Diyarbakır 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.09.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 3. Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.12.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında verilen beraat hükümleri kaldırılarak yaralama suçundan 3 yıl hapis cezası, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ise 1 yıl 2 ay hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına, eksik araştırma yapıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Dava konusu olay sanığın komşusu olan ve olay sabahı aralarında tartışma geçen müştekiyi akşam saatlerinde tabanca ile 8 el ateş ederek ayağından basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı iddiasına ilişkin olup, ilk derece mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan incelemede hükümlerin kaldırılarak sanık hakkında yaralama suçundan 3 yıl hapis cezası, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ise 1 yıl 2 ay hapis ve 1.200,00 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden 1. Müştekinin aşamalardaki beyanları, bu beyanı destekleyen 19.02.2018 tarihli Adli Tıp Raporu, 27.09.2015 tarihli olay yeri inceleme raporu, 12.10.2015 Diyarbakır Kriminal Polis Uzmanlık Raporu ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sabit olduğununa ilişkin Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan " ... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış... " ibaresinin "... seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması gerekmektedir. V. KARAR A. Sanık hakkında yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 25.12.2019 tarihli kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan kurulan hüküm yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 25.12.2019 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın