2. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Sanık hakkında hırsızlık suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-h, 143 ve 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasının sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç olarak 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesi tarafından sanığın cezasının 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla; kararın temyizi kabil olduğu belirlenerek yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi uyarınca temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2016 tarihli ve 2016/20450 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında Sabiha Gökçen Havalimanı içerisinde katılanın cep telefonunu çaldığı iddiasıyla hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. 2.İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2016/513 Esas, 2018/472 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 19.11.2019 tarihli ve 2019/22 Esas, 2019/2443 Karar sayılı kararı ile, sanığın savunmasının istinabe yasağı bulunmasına karşın yakalama kararı üzerine Şiran Asliye Ceza Mahkemesince alınarak 5271 sayılı Kanun'un 289/1 (e) maddesine aykırı davranılması ve eylemin geceleyin işlenmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 143. maddesinin uygulanması gerekirken sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 4.Bozma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, ancak istinaf başvurusunu sanığın yapmış oluşu dikkate alınarak 5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi uyarınca önceki ceza miktarından daha fazla ceza verilemeyeceğinden sanığın sonuç olarak 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2021/778 Esas, 2021/1356 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında kurulan hükümde sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle cezanın 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç ceza olarak 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, hüküm fıkrasının 4. paragrafının tamamen çıkarılarak yerine "CMK.nın 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 6.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 2021/99998 sayılı tebliğname ile, sanık müdafiinin temyiz talebinin 5271 sayılı Kanun'un 286/2. maddesi gereği hükmün temyiz edilemez olduğundan bahisle reddine karar verilmesi talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz talebi, sanığa ait başka bir dava dosyasının hükme esas alınamayacağı, olaya ilişkin tanığın araştırılmadığı, keşif yapılmadığı, eksik inceleme ile karar verildiği, mahkûmiyet hükmü verilecek ise 5237 sayılı Kanun'un 160. madde kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, telefonun kapalı bir alandan alınmadığı, basit hırsızlık kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, sanığın telefonu öğlen vakti bulduğu, bu nedenle geceye ilişkin ceza artırımına gidilemeyeceği ve sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Suç tarihinde katılanın çalıştığı Sabiha Gökçen Havalimanı'nda ofisine koyduğu telefonu şarjda bıraktığı ve oradan ayrıldığı, bir süre sonra geldiğinde telefonun çalınmış olduğunu görerek şikayette bulunduğu, soruşturma sırasında BTK'dan alınan konuşma dökümlerine göre sanığın adına kayıtlı cep telefonu hattından 25.08.2015 ve 06.10.2015 tarihleri arasında katılanın cep telefonunu kullandığının saptandığı, sanığın soruşturmada alınan ifadesinde telefonu çalıştığı bagaj bölümünde bulduğunu, sahibi olmadığı için bir süre kullandığını ve sonrasında polise iade ettiğini söylediği, ancak sanığın bu savunmasının katılan tarafından doğrulanmadığı ve telefonun iade edilmediği anlaşılmakla; sanığın müsnet suçu işlediği İlk Derece Mahkemesince kabul edilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü "Sanık hakkında kurulan hükümde CMK.nın 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle cezanın 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç ceza olarak 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, Hukuka aykırı, sanığın istinaf itirazları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 303. maddesinin 1.fıkrası gereğince düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hüküm fıkrasının 4. paragrafının tamamen çıkarılarak yerine "CMK.nın 283. maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK 5271 sayılı CMK'nın 280. madesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE," karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tebliğname Görüşü Yönünden Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h, 143 ve 62. maddeleri uyarınca verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasının, sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç ceza olarak 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine, sanığın cezasının 4 yıl 2 ay hapis cezası üzerinden infazına karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddedildiği, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.06.2021 tarihli ve 2020/20-21 Esas, 2021/285 Karar sayılı kararı dikkate alınarak, aleyhe değiştirmeme yasağı gözetilerek verilen 4 yıl 2 ay hapis cezasının sanığın eyleminin asıl cezası olmayıp infaz edilmesi gereken cezayı ifade ettiği, temyiz incelemesine konu edilmesi gereken cezanın da, sanığın sabit olan suçu için tespit edilen, asıl ceza olan 6 yıl 3 ay hapis cezasına göre belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla; hükmün temyiz edilemeyeceğine yönelik Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanığın katılana ait cep telefonunu iade ettiğini beyan etmesi üzerine yapılan araştırmada, sanığın başka bir dosyada gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle yine o dosya kapsamında cep telefonunun iade edildiği, sanığın yargılandığı temyize konu dosya kapsamında bir iadenin olmadığının tespiti amacıyla bahse konu dosya bilgilerine yer verildiği, katılanın beyanında, işçilerin dinlenme salonuna öğlen saatlerinde cep telefonunu bıraktığını, ancak saat 23:30 sıralarında telefonun hala yerinde bulunduğu, gece saat 00:00 saatlerinde tekrar baktığında cep telefonunun yerinde olmadığını ifade ettiği, bu kapsamda eylemin gece gerçekleştirildiği gibi, olay yerinin dinlenme odası olduğunun sabit olması nedeniyle keşfe gerek olmaksızın eylemin 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h. maddesi kapsamında bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınan eşya hakkında hırsızlık suçuna vücut verdiği, yine kaybolmuş veya hata sonucu ele geçmiş eşya üzerinde tasarruf etme suçunun oluşabilmesi için mal sahibinin, malın nerede olduğunu bilmemesi, o şeyin üzerinde tasarruf imkânının kalmamış bulunması ve failin mal edindiği şeyin yitirilmiş mallardan olduğu inancını taşıması gerektiği dikkate alındığında, sahibi bilinen malın ya da çok kısa bir araştırma ile malın sahibinin belirlenmesi imkanının olması halinde kaybolmuş veya hata sonucu ele geçirilmiş eşyadan söz edilemeyeceği; somut olayda, katılanın cep telefonunun şarj takılı halde iken çalındığı, bu durumda birine ait olduğunu ve unutulmuş olabileceğini bilebilecek durumda olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin hırsızlık suçunu oluşturduğu anlaşılmış olup sanık müdafiinin temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 07.06.2021 tarihli ve 2021/778 Esas, 2021/1356 Karar sayılı kararında hırsızlık suçu bakımından sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 28. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap