8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2023/325 E. , 2023/2921 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; davalı vekili Avukat ...'ın katılımıyla 24.12.2013 Salı günü duruşma yapılmış ve hazır bulunanın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilmiş, dosyadaki bir takım eksikliklerin giderilmesi amacıyla dosya İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmiştir. Geri çevirme gerekleri yerine getirilerek Dairemize gönderilmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...’un borçlusu, müteveffanın eşi ve yasal mirasçısı olduğunu, davalı alacaklının müteveffanın sağlığında ve ona karşı ... 6. İcra Müdürlüğünün 2009/1176 Esas ... takip dosyası ile 948.105,00 TL alacağa ilişkin ilamlı icra takibi başlattığını, takip devam ederken müteveffanın öldüğünü, anılan dosyada Trabzon ilinde bulunan müteveffanın diğer kardeşleri ile müşterek malik olduğu gayrimenkullerin kaydına haciz konulduğunu, söz konusu gayrimenkullerin çok hisseli olması ve değerlerinin düşük olması nedeniyle müteveffaya düşen pay itibarıyla takip alacağını karşılayacak değere sahip bulunmadığını, terekenin borca batık olduğunu, davalı alacaklının takipten sonra müteveffanın ölümü üzerine açıklanan sebepten dolayı icra takibini yasal mirasçı sıfatıyla diğer mirasçılarla birlikte davacıya yönelterek davacıya ait olan ... ili ... ilçesi ... ... Mahallesi'nde bulunan 8911 parsel ... taşınmaz üzerine haciz işlemi yaptırdığını, anılan gayrimenkulün satışına esas olmak üzere 08.03.2010 tarihinde kıymet takdiri yaptırılarak 1.673.750,00 TL değer biçildiğini, değer biçilen bu yer ile ilgili olarak davacının kendi üzerine kayıtlı olan bu taşınmazı borca batık tereke nedeniyle kaybetme tehlikesi altında olduğunu, davacıya yönelik haczi engelleyemediklerini, borca batık terekeden kaynaklanan borç için 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 605/2 nci maddesi uyarınca mirası red ettiklerini açıklayarak müteveffanın terekesinin borca batıklığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, ...
5.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 27.03.2008 tarihli ve 2002/549 Esas, 2008/90 Karar ... ilamından anlaşılacağı üzere alacaklıyı zarara sokmak için borçlu murisin adına kayıtlı taşınmazın muvazaalı şekilde davacıya devredildiğini, davacının anılan taşınmazı alabilecek ekonomik güçte olmadığını, ayrıca muris adına kayıtlı Trabzon’da birçok taşınmaz olduğunu, terekenin borca batık olmadığını, borçlu murisin çocuklarının bu değerli arazileri kaybetmemek için mirası süresinde reddetmediklerini, davacının sırf davalının alacağına kavuşmasını engellemek için bu davayı açtığını, hakkın kötüye kullanılmasının hukuken korunamayacağını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 4721 ... Kanun'un 605 inci maddesinde bildirilen ret beyanı ve ret hakkına ilişkin maddeye istinaden açılmış bir dava olduğu, davalı tarafça belirtilen hak düşürücü sürenin eldeki davada uygulanırlığı bulunmadığı, davacının mirasçı olması nedeniyle eldeki davayı açmakta hukuki yararı olduğu, davacının dava dilekçesinde bildirilen takip dosyası ve murisin Trabzon'daki taşınmazları ile ilgili değer tespitlerinin keşif ve talimat yoluyla yapılması sonrası hesaplamaya yönelik alınan bilirkişi raporunda terekenin 96.698,18 TL borca batık olduğunun bildirildiği, raporun gerekçeli ve Yargıtay denetimine elverişli oluşu, keşfen belirlenen değerin hesaplanış şekline göre davalı tarafın raporu kabul etmediklerine dair itiraz kabul edilmeyerek raporun mahkemece kabule şayan görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; üç aylık mirası reddetme süresinin geçtiğini, davanın hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, davacının murisin ölümünden sonra tereke malı olan taşınmaza taşındığını, icra emri ve mahkeme tebliğlerinin bu adrese yapıldığını, davacının tereke malını uzun süre kullandığının açıklığa kavuştuğunu, davacının tereke malı olan taşınmazdaki eşyaları kullandığını, kiralarını aldığını, terekedeki arsa ve fındık bahçelerinin semerelerini topladığını, bu hususların mahkemece talimat yoluyla yapılan keşifler ve alınan bilirkişi raporları kapsamından anlaşıldığını, murisin eşi olan davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından emekli aylığı bağlanmış olduğu gibi aynı kurum tarafından terekeye ait cenaze masrafının da davacıya ödendiğini, ayrıca ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/549 Esas ... dosyasında davalı konumundaki eldeki dosyada davacı olan Neriman'ın, murisin sağlığında muvazaalı şekilde devraldığı ... ili ... ilçesinde bulunan 8911 parsel ... taşınmaz hakkındaki işlemin iptali gerektiğinin Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesince kabul edildiğini, davacının terekeyi kayıtsız ve şartsız kabul ettiğini, açıklanan deliller göz ardı ederek karar verildiğini, davanın başlangıcında hakimi reddetmelerinin davanın reddine karar verilmesinde etkili olduğunu düşündüklerini, muhasebe açısından murisin terekesinin borca batık olup olmadığının araştırılması ve terekenin borca batık olduğu hususunun hukuki yönden irdelenmesi şeklinde dosyadaki delillerin iki yönlü incelenmesi gerektiğini, terekenin borca batık olup olmadığı husususunda uzman hukukçulardan görüş alınması gerekirken bu konuda görüş almayı kabul etmeyen mahkemenin bu davada tarafsız davrandığı söylenemeyeceğini, bu durumda mahkemenin tarafsızlığından şüphe ile hakimi reddetmelerinin haklılığının bir kez daha ortaya çıktığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi isteğine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 ... Kanun'un 605, 606, 610 uncu maddeleri, Türk Medeni Kanunu'nun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2 nci fıkrası.
3.Değerlendirme
4721... Kanun'un 605/2 nci maddesi uyarınca ölüm tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise miras reddedilmiş sayılır. Mirasçılar, 4721 ... Kanun'un 610 uncu maddesinde yazılı aykırılık bulunmadıkça, yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça her zaman murisin ödemeden aczinin tespitini isteyebilir. 4721 ... Kanun'un 606 ncı maddesinde belirtilen süre bu davada uygulanmaz. Dava alacaklılara husumet yöneltilerek görülür. Bu davada yetkili mahkeme ise alacaklıların davanın açıldığı zamandaki ikametgahı mahkemesidir. Ayrıca Türk Medeni Kanununun Velayet Vesayet ve Miras Hükümlerinin Uygulanmasına İlişkin Tüzüğün 39/2 nci fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletname sunulması zorunludur.
Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının usulüne uygun olarak, bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı gözönünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi ile açıklığa kavuşturulur.
Somut olayda, terekenin aktifine ilişkin olarak İlk Derece Mahkemesince murisin ölüm tarihi (19.10.2008) baz alınarak muris adına kayıtlı gayrimenkul ve araç kaydı bulunup bulunmadığı ilgili tapu müdürlüğü, emniyet müdürlüğü, belediye, SGK ve vergi dairesi müdürlüklerinden sorulmadan, terekenin pasifini belirlemeye yönelik olarak da murisin borç miktarı ölüm tarihi itibariyle hesaplanmadan karar verildiği, ayrıca murisin malik olduğu bildirilen taşınmazlarla ilgili mahkemece alınan bilirkişi raporunda muris adına kayıtlı tüm taşınmazlar değerlendirilmeden hesaplama yapıldığı, bundan ayrı mirasın reddi yetkisini içeren özel vekaletnamenin dosya arasında bulunmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, anılan noksanlıklar giderilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 990,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.