8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/5798 E. , 2023/3321 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 179 ada 36 parsel ... 3.701,31 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, zilyetinin tespit edilememesi nedeniyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2.Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır. II. CEVAP Davalı Hazine temsilcisi cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 23.12.2013 tarihli ve 2011/57 Esas, 2013/209 Karar ... kararı ile dava konusu edilen 179 ada 36 parsel ... taşınmazda davacı ... ve müdahil ... yönünden zilyetlikle edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.06.2015 tarihli ve 2014/16347 Esas, 2015/7189 Karar ... kararıyla "... keşif sonrası, ziraat bilirkişisi sunmuş olduğu raporunda, dava konusu taşınmazın taşlık bir yapıya sahip olduğunu, üzerinde yaklaşık 25 adet ... ağacı ve çalılık bulunduğunu, yüzeyinin ... otuyla kaplı olduğunu ve taşınmazda ortalama 25 yıldır tarımsal faaliyette bulunulmadığını belirttiği, buna göre dinlenen tanık beyanları ile zirai bilirkişi raporunun çeliştiğine işaret edilerek, çekişmeli taşınmazın tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı zamanda çekilmiş steoroskopik hava fotoğrafları ile temin edilebilen en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları getirtilerek dosya içine konulması, bundan sonra taşınmaz başında jeodezi ya da fotogrametri mühendisi ve 3 kişilik ziraat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılarak, keşif sırasında dinlenilecek tarafsız yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları üzerinde streoskopik inceleme yaptırılması, ziraat bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazın belirtilen dönem içindeki niteliği ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen raporlar alınması" gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "....ziraat bilirkişi raporuna göre taşınmazın tarım amaçlı kullanılan tarla niteliğinde olduğu, jeodezi (fen) bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların özel mülkiyete konu taşınmazlar olup kullanım şeklinin belli olduğu ve dava konusu taşınmazla bir bütünlük sağladığının belirtildiği, taşınmazın kadastro tespit tutanağının edinme sebebine bakıldığında zilyetlerin kesin olarak nüfus bilgilerine ulaşılamadığından Maliye Hazinesine tespit yapıldığı, taşınmazın kadim tarım arazisi olması sebebiyle devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, 3402 ... Kadastro Kanunu'nda (3402 ... Kanun) belirlenen zilyetlikle taşınmaz mülkiyetini kazanma şartlarının davacıların lehine olduğu.." gerekçesiyle davanın kabulüne; çekişmeli taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile 1/2 şer paylarla ... ve Kazım ... adlarına müştereken tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine temsilcisi, verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro sırasında Hazine adına tespit edilen taşınmaz üzerinde davacı ve müdahil davacı yararına zilyetlikle taşınmaz iktasabı için öngörülen koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk
6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi.
3.Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince davacı ve asli müdahil yararına zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Teknik bilirkişi tarafından 1956, 1962 ve 1973 tarihli hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılmış ve belirtilen tarihlerde çekişmeli taşınmazların tarım arazisi olduğu bildirilmiş ise de bu inceleme, çekişmeli taşınmazın kadastro tespit tarihi 2011 olup tespit tarihinden geriye doğru yirmi yıla ulaşan zilyetliğin var olup olmadığını belirlemeye elverişli değildir.
Öte yandan; bozma sonrası yapılan 25.10.2019 tarihli keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler taşınmazın en son 25 sene evvel ekilip biçildiğini, daha sonra köyden göçler başlayınca ekilip biçilmediğini, ancak taşınmazın davacı tarafa ait olduğunu bildiklerini beyan etmişlerdir. Keşif zaptına yazılan hakim gözlemi de taşınmazın uzun zamandır ekilip biçilmediği, arazide taşlık alan olduğu yönünde olup; bu keşif sonucu düzenlenen 07.11.2019 tarihli zirai bilirkişi raporunda da dava konusu taşınmazda 30-35 yıldır tarımsal faaliyet yapılmadığı bildirilmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle; kadastro tespit tarihine kadar çekişmeli taşınmaz üzerinde tespit tarihinden geriye doğru, kanunun aradığı süre ve koşullarda zilyetlikle kazanım şartlarının davacı taraflar lehine oluşmadığı anlaşılmış olup, Mahkemece davacı ve asli müdahilin davalarının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul kararı verilmesi isabetsiz ve davalı Hazine temsilcisinin hükme yönelen temyiz itirazları yerinde olduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.