8. Hukuk Dairesi         2021/14301 E.  ,  2023/3132 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2017/1 E., 2020/9 K.
KARAR: Davanın Kısmen Kabulüne

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Kadastro sırasında ... ili, ... ilçesi, Yukarı ... Mahallesi çalışma alanında bulunan temyize konu 123 ada 5, 127 ada 28 ve 29 parsel ... sırasıyla 20.491,13; 25.637,00; 93.665,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar toprak tevzi çalışmaları sonucunda oluşturulan tapu kayıtları nedeni ile beyanlar hanesinde ...'ın işgalinde oldukları belirtilerek Hazine adına tespit edilmiştir.

2.Davacı ... dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak çekişmeli taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile adına tescilini istemiştir. II. CEVAP

Davalı taraf davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 14.04.2011 tarihli ve 2010/76 Esas, 2011/17 Karar ... kararı ile kesin süreye karşın keşif giderlerinin ikmal edilmediği gerekçesi ile davanın reddine, çekişmeli taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 01.02.2012 tarihli ve 2011/4888 Esas, 2012/581 Karar ... kararıyla, yapılan değerlendirmenin dosya kapsamına uygun düşmediği, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 36 ncı maddesinin mahkemece verilen süreye riayet etmeyen taraf aleyhine uygulanabilmesi için öncelikle dosyanın keşfe hazır hale getirilmesi gerektiği, bunun için de taraflardan arazi başında dinletecekleri tanıkların isimlerini bildirir listelerin alınması, arazi başında dinlenecek yerel bilirkişi adaylarının keşfe gitmeden önce zabıta aracılığıyla isimlerinin belirlenmesi, komşu parsel tutanak ve dayanaklarının getirtilip dosyaya konulması gerektiği, dosyanın keşfe hazır hale gelmesinden sonra keşifle ilgili olarak alınacak ara kararında hâkim, katip, mübaşir, yerel bilirkişi adayı, tanık, teknik bilirkişiye verilecek ücretlerle vasıta parasının, yapılacak tebligatlarla ilgili masrafların kalemler halinde gösterilip, bu ücretlerin temini ve yatırılması için ilgiliye makul bir süre tanınması, ilgiliye tanınacak süre ile keşif günü arasında da bilirkişi adayları ve tanıklara davetiye tebliğ edilip, arazi başında hazır olmalarının bildirilebilmesi için yine uygun bir sürenin bulunmasına azami özen gösterilmesi gerektiği, somut olayda; çekişmeli taşınmazlara ilişkin belirtmelik tutanakları ve dayanaklarının araştırılması yerine İl Özel İdaresinin verdiği cevapla yetinilmesi ve yerel bilirkişiler ile tespit bilirkişileri için 40,00 TL tebligat ücreti alınmasına karar verildiği halde kendilerine tebligat yapılmayıp, mahallinde hazır bulundurulmaları için zabıtaya müzekkere yazılmasının usulsüz olduğu, dolayısı ile eksik tutanaklar getirtilip dosya ikmal edildikten sonra davacı tarafa keşif masrafını yatırması için makul süre verilip, masraf yatırıldığında arazi başında keşif icra edilerek tarafların tüm delilleri değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2015 tarihli ve 2012/11 Esas, 2015/12 Karar ... kararı ile, 3402 ... Kanun'un 14 üncü ve 46/1 inci maddesindeki koşulların davacı taraf lehine gerçekleştiği, ayrıca 17.01.1981 tarihli emlak kaydının da çekişmeli 123 ada 5 parsel ... taşınmaza uyduğu gerekçeleri ile ve norm sınırlamasının da dikkate alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 123 ada 5, 127 ada 28 ve 29 parsel ... taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 123 ada 5 ve 127 ada 29 parsel ... taşınmazlar ile 127 ada 28 parsel ... taşınmazın 11.02.2015 havale tarihli ek bilirkişi raporuna ekli krokide A6 rumuzu ile gösterilen 4.097,99 m2 yüzölçümündeki kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 127 ada 28 parsel ... taşınmazın 11.02.2015 havale tarihli ek bilirkişi raporuna ekli krokide A10 rumuzu ile gösterilen 21.539,68 m2 yüzölçümündeki kısmının ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.10.2016 tarihli ve 2015/9668 Esas, 2016/7835 Karar ... kararıyla çekişmeli taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarının tesisinden itibaren getirtilmediği, dosya arasında tevzii haritaları bulunmasına ve tapu kaydının tevzii sureti ile oluşmuş olma ihtimali bulunmasına rağmen belirtmelik tutanakları ve varsa dayanak kayıtlarının celbedilmediği, diğer taraftan çekişme konusu taşınmazların tespitine esas tapu kaydı 4753 ... Kanun uyarınca oluşan tapu kaydı ise; 3402 ... Kanun'un 46/1 inci maddesi gereği bu şekilde oluşan tapu kayıtlarının kapsamında kalan yerlerin, tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar zilyetleri yararına iktisap koşullarının gerçekleşmesi halinde zilyetler adına tesciline karar verileceği hususu göz önünde bulundurularak tapu kayıtlarının oluştuğu tarihe kadar davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiği halde bu yönde de bir araştırma ve inceleme yapılmadığı açıklanarak Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazların tespitine esas tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, çekişmeli taşınmaz ile ilgili belirtmelik tutanaklarının getirtilerek dosyasına konulması, belirtmelik tutanağında çekişme konusu taşınmazın ne sebeple Hazine adına yazılı olduğu belirlenerek, taşınmaza ilişkin olduğu yazılan kayıt varsa o kayıtlar da getirtilip dosya ikmal edildikten sonra, mahallinde Hazine tapusunun oluşum tarihine kadar 20-25 yıl öncesi hakkında nizalı taşınmazla ilgili bilgisi olan yaşlı tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan kişiler arasından belirlenecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu, 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulu, fen bilirkişisi ile bir fotoğrafçı bilirkişi eşliğinde taraf tanıklarının da katılımıyla keşif yapılması, taşınmazın başında yapılacak keşif sırasında, taşınmazın tespitine esas tapu kaydının usulünce uygulanması, yerel bilirkişi ve taraf tanıklarından, çekişmeli taşınmaz üzerinde sürdürülen bir zilyetliğin olup olmadığı, varsa bu zilyetliğin ilk kez hangi tarihte ve nasıl başladığı, kimden kime ve ne surette intikal ettiği, kimler tarafından ne kadar süreyle ve ne olarak kullanıldığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, taraflarca dayanılan kayıt ve belgeler ile belirtmelik tutanağında taşınmaza ilişkin olduğu yazılan kayıtlar varsa o kayıtların taşınmaz başında mahalli bilirkişi marifetiyle ve fen bilirkişisi eşliğinde zemine uygulanması, komşu taşınmazlara revizyon gören kayıt ve belgelerde okunan köy ve mevki adları, taşınmazın cinsi ile sınırları hususunda açıklama istenmesi, yerel bilirkişilerce bilinemeyen sınırlar yönünden taraflara tanıkla kanıtlama olanağı sağlanması, bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki olduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesi; buna göre taşınmazın tapu kaydı kapsamında kalması halinde sonraki tarihte zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığının göz önünde bulundurulması, taşınmazın öncesinin zilyetlikle iktisaba mümkün olan bir yer olup olmadığı, davacının ve varsa önceki maliklerin Hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar en az 20 yıl süreyle malik sıfatıyla zilyetlikleri olup olmadığının belirlenmesi, 3 kişilik zirai bilirkişi kurulundan taşınmaz üzerindeki zilyetliğin ne şekilde sürdürüldüğünü, tarımsal faaliyete ne zaman başlanıldığını, taşınmazın toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması; bilirkişi ve tanık sözlerinin komşu parsel tutanak ve dayanaklarıyla denetlenmesi, fen bilirkişiye keşfi takibe imkan veren denetime elverişli kroki ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmesi, fotoğrafçı bilirkişiden çekişmeli taşınmazın komşu parsellerle arasındaki sınırları ve komşu parselleri gösterir şekilde, mümkün olduğunca farklı yön, açı ve yükseklikten fotoğraflar çekmesinin istenmesi, fotoğraflar üzerine hangi taşınmaza ait olduklarına ilişkin not düşülerek fen bilirkişisinin yardımı ile çekişmeli taşınmaz ile komşu parsellerin sınırlarını fotoğraflar üzerine çizmesinin sağlanması, çekişmeli taşınmazda Hazine tapusunun oluşumundan önce davacı lehine 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesinde öngörülen koşulların oluşup oluşmadığına ilişkin tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. İlk Derece Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli 127 ada 28 ve 29 parsel ... taşınmazlarda 3402 ... Kanun'un 14 üncü ve 46/1 inci maddesindeki koşulların davacı taraf lehine gerçekleştiği, 123 ada 5 parsel ... taşınmazda ise 3402 ... Kanun'un 14 üncü ve 46/1 inci maddesindeki koşulların davacı taraf lehine gerçekleşmediği gerekçesi ile ve norm sınırlamasının da dikkate alındığı belirtilerek davanın kısmen kabulüne, 127 ada 28 ve 29 parsel ... taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile 127 ada 29 parsel ... taşınmaz ile 127 ada 28 parsel ... taşınmazın 11.02.2015 havale tarihli ek bilirkişi raporuna ekli krokide A6 rumuzu ile gösterilen 4.097,99 m2 yüzölçümündeki kısmın davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 123 ada 5 parsel ... taşınmaz ile 127 ada 28 parsel ... taşınmazın 11.02.2015 havale tarihli ek bilirkişi raporuna ekli krokide A10 rumuzu ile gösterilen 21.539,68 m2 yüzölçümündeki kısmının ise tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davalı Hazine vekili ile davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davalı Hazine vekili temyiz başvuru dilekçesinde, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığını, uyuşmazlığın aydınlatılmasında hava fotoğraflarından yararlanılmadığı, çekişmeli 127 ada 28 parsel ... taşınmazın sınırında mera bulunmasına nazaran mera araştırması yapılmadığını ileri sürerek ve resen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir.

2.Davacı ... temyiz başvuru dilekçesinde, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dosya kapsamında kök murise ait tapu ve vergi kayıtları bulunduğu halde bu yönde değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek ve resen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, çekişmeli taşınmazlar üzerinde 3402 ... Kanun'un 14 üncü ve 46 ncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen taşınmaz edinme koşullarının davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarına ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesi ile 46 ıncı maddesinin birinci fıkrası.

3.Değerlendirme

1.İlk Derece Mahkemesince, yukarıda (IV.D) numaralı paragrafta açıklanan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.

2.Şöyle ki; çekişmeli 123 ada 5, 127 ada 28 ve 29 parsel ... taşınmazlar toprak tevzi çalışması sonucunda oluşturulan tapu kayıtları nedeni ile davalı Hazine adına tespit edilmiş olup, çekişmeli taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtları, komşu taşınmazların tutanak içerikleri ile revizyon durumlarına göre dava ve temyize konu taşınmazlarla birlikte bu taşınmazlara komşu ve yakın komşu durumundaki taşınmazlara da revizyon görmüştür. Tapu kayıtlarının revizyon gördüğü taşınmazların kesinleşme durumları göz önüne alındığında bir çok taşınmazın eldeki davanın konusunu teşkil eden taşınmazlar gibi Hazine adına tespit edildikleri, ancak tespite itiraz edilmesi üzerine halen dava konusu olup, tespitlerinin kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Şu halde, aynı tapu kaydı nedeni ile tespit edilen taşınmazlara yönelik davaların birbirini etkileyeceği kuşkusuzdur. Ne var ki, İlk Derece Mahkemesince bu husus üzerinde durulmayıp, sözü edilen taşınmazların davalı oldukları dosyaların akıbeti araştırılıp, dava dosyalarının birleştirilmesi gereği düşünülmemiş, kesinleşen dosyalar bulunması halinde bu dava dosyaları getirtilerek bu dosyalardan da yararlanılmamıştır.

3.Diğer taraftan İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine usuli kazanılmış hak oluşacağından, bu hakkın ihlal edilmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Hükmüne uyulan bozma ilamında taşınmazların belirtmelik tutanakları getirtilerek hangi sebeple Hazine adına tespit edildiklerinin belirlenmesi ve belirlenecek tespit sebebine göre de zilyetlik hukuki nedeni çerçevesinde araştırma yapılması ve taşınmazların evveliyatında zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olup olmadığının araştırılması gereğine değinildiği halde, taşınmazların belirtmelik tutanakları dosyaya bulunamaması nedeni ile kazandırılamamakla beraber, taşınmazlardan 127 ada 28 ve 29 parsel ... taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının hudutlarında "mera" okuduğu ve taşınmazların sınırında da eylemli durumda Hazine taşınmazı bulunduğu halde mera araştırması yapılmamış, bu kapsamda komşu köyler halkından mahalli bilirkişi dinlenilmediği gibi, zirai bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazlara komşu taşınmazların niteliğinin ne olduğu, birbirlerinin devamı niteliğinde olup olmadıkları, aralarında doğal ya da yapay ayırıcı unsurlar bulunup bulunmadığı denetime elverişli şekilde açıklanmamış, diğer taraftan bir arazinin niteliğini ve üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafları olduğu halde hava fotoğraflarından yararlanılmamış, ayrıca dava konusu tüm taşınmazlara yönelik aynı mahalli ve tespit bilirkişileri ile tanıklar dinlendiği ve beyanları aynı yönde olduğu halde 127 ada 28 ve 29 parsel ... taşınmazlar için bu beyanlar yeterli görülüp, 123 ada 5 parsel için ise yetersiz görülerek çelişkiye düşülmüştür. Eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi mümkün değildir.

4.Hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince, öncelikle, çekişmeli taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarının revizyon gördüğü diğer taşınmazların dava dosyaları getirtilerek dava dosyalarının birleştirilmesi gereği üzerinde önemle durulmalı, komşu taşınmazlara yönelik dava dosyalarında karar verilip, iş bu kararların kesinleşmiş olması halinde eksiksiz olarak tüm komşu parsellerin dava dosyaları celbedilmeli, ayrıca Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazların bulunduğu Köyü/Mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının oluşum tarihinden 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı takdirde bu tarihlere en yakın tarihlere) ait ve yöredeki en eski tarihe ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konulmalı, aynı tarihler arasında düzenlenen fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar, uydu fotoğrafları ile memleket haritaları temin edilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra da mahallinde elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, çekişmeli taşınmazların bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu ve 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulunun katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.

5.Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesi itibariyle kime ait oldukları, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettikleri, kim tarafından ne zamandan beri ve hangi tasarruflarla zilyet edildikleri, taşınmazların kamu orta malı mera vasfı taşıyıp taşımadıkları, komşu parseller ile aralarında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, beyanlar arasındaki çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeli, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanaklarıyla denetlenmeli; üç kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde çekişmeli taşınmazların kullanım biçimlerini, zilyetlik sürelerini, toprak yapılarını, eğimlerini ve bitki desenlerini açıklayıp tarımsal niteliklerini belirten, kamu orta malı mera olup olmadıklarını ve sınırlarında bulunan taşınmazlarla aralarında doğal ya da yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığını ortaya koyan, önceki ziraat bilirkişi raporlarını irdeleyen, taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş ayrıntılı rapor alınmalı; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulundan yukarıda belirtilen hava fotoğrafları üzerinde stereskop aletiyle inceleme yaptırılarak çekişmeli taşınmazların fotoğrafların çekildiği tarihlerdeki nitelikleri ile kullanım şekilleri ve süreleri hususunda ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli; komşu taşınmazlara yönelik dava dosyalarında karar verilip, iş bu kararların kesinleşmiş olması halinde tüm komşu parsellerin dava dosyalarından yararlanılmalı, hüküm kurulurken taşınmaza komşu tüm taşınmazların tespit ve kesinleşme durumlarının önem arzedeceği hususu gözetilerek taşınmazlara komşu taşınmazların tespit tutanakları ve kesinleşme durumları özellikle göz önüne alınmalı, bu surette davacı taraf yararına 3402 ... Kanun'un 14 üncü ve 46 ıncı maddesinin birinci fıkrasında belirtilen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği kesin olarak belirlenmeli, ayrıca 3402 ... Kanun'un 14 üncü maddesinde belirtilen belgesiz sınırlamaları üzerinde de durularak toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.

6.İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine,

1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
24.05.2023 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku