4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/7736 E. , 2023/390 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı kişi adına tapuda 30.03.2000 tarihinde taşınmaz satış işlemi yapılması sırasında tapu hisse miktarını yanlış yazan davalı tapu çalışanlarının bu hatası nedeniyle hazineye açılan ve 16.05.2012'de kesinleşen mahkeme kararının ilamlı icra takibine konu edilmesi üzerine, zarar gören tapu malikine 23.10.2012'de 150.339,87 TL ödendiğini, tapu sicilinin tutulmasında kusurlu olan davalılara rücu haklarının bulunduğunu belirterek, ödenen bedelin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde; alacağın zamanaşımına uğradığını, imar uygulaması yapılırken gerçek durum tespit edilebileceği için bunu tespit edip gerekli düzeltmeleri yapmayan belediyenin olayda kusurlu olduğunu ve davalıların zarardan sorumlulukları bulunmadığını; davacının, zarar gören tapu malikinin açtığı davayı taraflarına ihbar etmeyerek davalıları savunma haklarından mahrum bıraktığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.03.2014 tarihli ve 2013/272 Esas, 2014/137 Karar sayılı kararı ile;"...Hazine aleyhine dava dışı Cemil Değer tarafından tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle TMK'nın 1007. maddesi uyarınca açılan tazminat davasında Hazine tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmadığı ve itirazın ileri sürülmemiş olması nedeniyle hazine tarafından zamanaşımına uğramış bir borcun ödenmek zorunda kalındığı, bu nedenle hazinenin ödediği tazminatı davalı tapu görevlilerinden isteyemeyeceği, bu durumun kimsenin kendi kusuruna dayalı olarak hak elde edemeyeceği prensibine de aykırılık teşkil edeceği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairenin 25.03.2015 tarihli ve 2014/6740 Esas, 2015/3634 Karar sayılı kararı ile; "...30.03.2000 tarihinde Cemil Değer'e satışı yapılan taşınmaz hissesinin 127/46080 yerine 127/460870 tescil edilmesi nedeniyle taşınmaz sahibi tarafından Hazine aleyhine Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/383 Esas sayılı dosyasında TMK.1007 maddesi uyarınca tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle tazminat davası açıldığı ve dava sonucunda mahkemece kabul kararı verilerek 118.543,50 TL tazminatın hazineden tahsiline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, hükmedilen miktarın icra dosyasında taşınmaz sahibine ödenmesi sonucu eldeki davada ödenen miktarın davalı Tapu Müdürlüğü görevlilerinden rücuen tahsilinin talep edildiği, davalıların davaya cevabında ise davanın reddini savunmakla birlikte yukarıda belirtilen Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2011/383 Esas sayılı dosyasında hazine tarafından zamanaşımı def'inde bulunulmadığı ve hazinenin bu nedenle ödediği tazminatı kendilerinden isteyemeyeceği şeklinde bir savunma ve iddia da bulunmadıkları anlaşılmaktadır. Şu durumda; davalıların savunmalarında dahi belirtmedikleri yanlış ve soyut bir gerekçeye dayanılarak davanın reddedilmesi doğru değildir. Dava, TMK'nun 1007. maddesine dayanılarak açılan rücu davası olduğuna göre ve rücu davasında sorumlular arasında teselsül hükümleri uygulanamaz ilkesi bulunmasına göre, işin esasına girilerek öncelikle dava konusu zararın meydana gelmesinde davalıların kusurlu olup olmadıkları konusunda ehil bilirkişiden rapor alınması, kusurlu bulunmaları halinde kusur oranlarının tespit edilerek sonucuna göre zararın kusur oranları doğrultusunda davalılardan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen yanlış gerekçe ile davanın reddedilmesi doğru olmadığı" gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma gereği alınan heyet raporuna göre davalıların % 25'er ve dava dışı belediyenin % 50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği; davacının ödediği tutar için davalılara kusurları oranında rücu hakkının bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile her bir davalıdan 37.584,97 TL'nin ödeme tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; tapuda yapılan işlem tarihinden sonraki 10 yıl içinde dava açılmadığından alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı ile dava dışı belediye arasındaki davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini; davacının ödemesinin dayanağı olan davada davalıya ihbar yapılmayışının savunma haklarını zedelediğini; zarar gören tapu malikinin imar uygulaması sırasında taşınmazı belediye adına tescil edildiğinden, davasını belediyeye açması gerekirken Hazine'ye açmasına karşı savunma yapmayan davacının rücu hakkı bulunmadığını; imar uygulamasında hisse hatası fark edildiği için tüm sorumluluğun dava dışı belediyeye ait olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; diğer davalı vekilinin yukarıda belirtilen temyiz itirazlarını ileri sürerek ve davalının hatalı tapu işleminde çıkarı olmadığı gözetilip, tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; rücu alacağının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı; davacı rücusunun dayanağı olan dosyayı davacının takip şeklinin eldeki davaya etkisi; rücu sebebi olan hatalı işlem nedeniyle zararın doğmasındaki kusur oranları konularında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesinin 2 nci fıkrası
3.Değerlendirme
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; özellikle, hatalı tescil işleminin muhatabı olan dava dışı 3. kişinin 17.07.2009 tarihinde kayıt düzeltim davası açtığı ve anılan davada tapu hisse miktarına ilişkin düzeltim yapılmasındaki fiili imkansızlıklar nedeniyle red kararı verilip bu kararın 29.04.2011 tarihinde kesinleştiği, bu kişi tarafından 10 yıllık yasal süre dolmadan zararın giderilmesine ilişkin davanın 25.08.2011'de açıldığı ve davacının rücusunun dayanağı olan davada tazminata karar verildiği, kararın 16.05.2012'de kesinleşmesiyle davacının 23.10.2012'de ödeme yaptığı, zarar gören tapu malikinin açtığı tazminat davasında verilen kararla rücu edilebilecek alacak ve sorumlularının davacı yanca öğrenildiği, zarar sorumlularının ve zararın öğrenilmesinden sonraki 2 yıl içinde de dava açıldığından zamanaşımının bulunmadığı; davalıların kusur oranlarının usulünce belirlenmesiyle kusur oranında rücuya karar verildiği anlaşılmakla; dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda dökümü yazılı kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.