3. Hukuk Dairesi

Açıklanan sebeple; Davacının temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 1. Dava, taraflar arasında daha önce var olan kira ilişkisinin sona erdiğinin tespiti ile ayrıca sözleşme sonrası dönemde davacının ödemek zorunda olduğu aylık kullanım bedelinin (ecrimisil) 372 USD olduğunun tespiti istemlerine ilişkindir. 2. Davacı başlangıçta kira sözleşmesinde 14.740 m² yerin aylık 2.500 USD bedel üzerinden kiralandığı halde, kiralan yerin başkalarıyla ihtilaflı olması ve zeminde gerçekte 2.193,11 m² olması nedeniyle 10 yıllık kira sözleşmesi bitiminde kendisinden istenebilecek aylık kullanım bedelinin 372 USD olduğunu savunurken, davalı ise kira ilişkisinin devam ettiği, davalını başka mahkemelerde bedel tespiti davası açtığı ve yeni dönemde istenilen aylık kira bedelinin 3.500 USD olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Yerel mahkemece kira sözleşme ilişkisinin devam etmesi nedeniyle açılan davanın yersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı tarafın bu kararı istinafı üzerine yeniden yapılan yargılama sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, kira ilişkisinde 10 yıllık sürenin dolmasından sonra kira sözleşmesinin “belirsiz süreli” hale geldiği, açık arazi kiralarında zorunlu olan fesih ihtar sürelerine uyulmadan dava açılmış olması nedeniyle kira ilişkisinin sona ermediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davacı tarafça temyiz edilmiş olup Daire çoğunluğunca 3 aylık kira bedeli toplamı 10.500 USD’nin dava tarihindeki değeri dikkate alınarak, temyiz isteminin miktar yönünden reddine karar verilmiştir. Dairenin sayın çoğunluğunun bu görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki; 4. Hukuk ve adalet anlayışında yaşanan gelişmelere orantılı olarak 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 36.maddesinde “Adil yargılanma hakkı” temel insan hakları arasında sayılmıştır. Adil yargılanma ilkesi kapsamındaki haklardan biri de, “Mahkemeye Erişim Hakkı” dır. Diğer bir anlatımla, “mahkemeye erişim hakkı” adil yargılanma hakkının en temel unsurlarından birisidir. Mahkemeye erişim hakkı şüphesiz yüksek mahkemeye ulaşma hakkını da kapsar (AYM 23.10.2019 T. ve 2016/73086 BB no’lu). Mahkemeye ulaşmayı aşırı derecede zorlaştıran ya da imkânsız hale getiren uygulamalar mahkemeye erişim hakkını ihlal edebilir (..., Adil Yargılanma Hakkı Rehberi, Anayasa Mahkemesi Yayınları, s.31 vd.). Bu bağlamda mahkemeye erişim konusunda yasalarda yoruma açık bir hüküm bulunması halinde, adil yargılanma hakkını mümkün kılan yorum tercih edilmelidir. 5. Davacı tarafından ileri sürülen uyuşmazlıkta hem 372 USD dışında kira borcu nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, hem de kira ilişkisinin sona erdiğinin tespiti davası bulunmaktadır. 6. HMK’nın 362/1-b Maddesi uyarınca “Kira ilişkisinden doğan ve miktar veya değeri itibarıyla temyiz edilebilen alacak davaları” yönünden diğer davalar hangi temyiz sınırına tabi ise bu davalar da o temyiz sınırına tabidir. Kira ilişkisinden doğan diğer davalardaki temyiz sınırı ise “3 aylık kira tutarına” tabidir. 7. Somut olayda, taraflar arasındaki muaraza, aylık kira (veya ecrimisil) bedelinin 372 USD mi yoksa 3.500 USD mi olduğuna ilişkin olup, HMK 362/1-b uyarınca temyize esas bedelin 3.500-372=3.128 USD/AY x 3 = 9.384 USD olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi (22.12.2022) itibariyle 18,64 TL/USD döviz kuru üzerinden 9.384x18,64=174.917 TL olduğu, HMK’nın 362/2.maddesinde temyiz kesinlik sınırı hakkında “Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur” şeklindeki düzenlemedeki “… kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü…” sözcüğünden hareketle, yüksek mahkemeye erişim ve “adil yargılanma hakkını mümkün kılan” bir şekilde yorumlanarak, hüküm tarihindeki değerin karar tarihi itibariyle temyiz sınırı miktarının (2022 yılı itibariyle 107.090 TL) oldukça üzerinde olduğu düşüncesinde olduğumdan temyiz isteminin miktar yönünden reddine dair sayın Daire çoğunluğu kararını isabetli bulmuyorum.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap