T.C.
İSTANBUL
1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin ... dan aldığı münhasır sözleşme lisansı uyarınca yayınlar üzerinde hak sahibi olduğunu,..." kapsamında 27.02.2018 tarihinde ...arasında oynanan futbol Müsabakasına ait görüntülerin, davalıya ait internet sitesinde izinsiz ve hiçbir bedel ödenmeksizin 8dk 58 sn süresince kullanılması nedeniyle; İşbu davada verilecek hükmün etkinliğini sağlamak amacı ile İHTİYATİ TEDBİR kararı verilerek davalı tarafa ait; -... - ... - ... - ... - .... - ... - ... adlı internet sitesine erişimin Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, FSEK 68. maddesi uyarınca davalı ile sözleşme yapılması halinde talep edilebilecek bedelin üç katı tutarındaki maddi tazminatın şimdilik 5.000-USD'lık (BeşBinAmerikanDoları) kısmının tahsil tarihindeki T.C. Merkez Bankası efektif döviz satış kuru esas alınarak TL karşılığı tutarını tecavüzün meydana geldiği 27.02.2018 tarihinden itibaren hesaplanacak Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli ABD Doları mevduatına uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini, haksız eylem nedeni ile davacı şirketin uğradığı ağır manevi zararın karşılığı olarak 25.000-TL tazminatın tecavüzün meydana geldiği 27.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli kredi işlemlerinde kullanılan avans faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; futbol yayınlarının eser niteliğinde olmadığını, dolayısıyla davacının, kanunun eser sahibine tanıdığı haklardan faydalanamayacağının açık olduğunu, maçın ülkemizdeki diğer maçlara kıyasla en çok izlenen maçlardan biri olduğu iddiasının tamamen asılsız olduğunu, davalı şirkete ait sitedeki videoların haber niteliğinde olduğunu, haber niteliğindeki içeriklerden ötürü karşı tarafın herhangi bir hakkının ihlalinin de söz konusu olamayacağını, bilirkişi tarafından süre tespitinin de yanlış yapılmış olduğunu toplam sürenin 49 saniye olduğunu, davalı şirkete ait sitede yayınlanan haberlerdeki videolarda toplam süre hem dava dilekçesinde hem de bilirkişi raporunda yanlış tespit edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte mükerrer süreler göz önüne alındığı takdirde söz konusu linklerin tamamında yayınlanan sürenin toplamının 3 dakika 56 saniye değil sadece 49 saniye olduğunu, linklere tedbiren erişimin engellenmesine karar verilemeyeceğini, maddi tazminat istemlerinin yerinde olmadığından reddine karar verilmesi gerektiğini beyan ettikleri anlaşılmıştır. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dava konusu uyuşmazlık; 27/02/2018 tarihinde ... karşılaşmasının davalıya ait internet sitesinde 8 dk 58 sn süre ile izinsiz yayınlandığı iddiası kapsamında ilerde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 3 kat şekilde tahsil edilmek üzere şimdilik 5000 usd maddi , (harca esas değer 22.478,00 TL) ve 25.000 TL manevi zararın tahsil tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru dikkate alınarak TL karşılığı olan tutarın ihlal tarihi olan 27/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının 1 yıl vadeli ABD dolarına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili , dava dilekçesinde yer verilen linklere erişimin tedbiren önlenmesi ve hükmün ilanı istemiyle açıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın açılmasını müteakip davacının dava, davalının cevap dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, duruşmada hazır olanlar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, tarafların beyanlarında geçen deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış,
HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş,
HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur.
HMK 266. Madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 18/06/2018 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... url adresli internet sayfasında, 27/02/2018 tarihinde ... arasında oynanan futbol müsabakasına ait görüntülerin 11 saniyesinin ; ... url adresli internet sayfasında, 27/02/2018 tarihinde ... arasında oynanan futbol müsabakasına ait görüntülerin 35 saniyesinin; ... url adresli internet sayfasında, 27/02/2018 tarihinde ... arasında oynanan futbol müsabakasına ait görüntülerin 125 saniyesinin, ... url adresli internet sayfasında, 27/02/2018 tarihinde ... arasında oynanan futbol müsabakasına ait görüntülerin 11 saniyesinin, ... adresli internet sayfasında, 27/02/2018 tarihinde ...arasında oynanan futbol müsabakasına ait görüntülerin 16 saniyesinin, ... url adresli internet sayfasında, 27/02/2018 tarihinde ... arasında oynanan futbol müsabakasına ait görüntülerin 23 saniyesinin; 27/02/2018 tarihinde ... arasında oynanan futbol müsabakasına ait görüntülerin toptam 3 dakika 41 saniyesinin yayınlanmış yönünde görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 24/07/2018 tarihli EK bilirkişi raporundaözetle; ... adresli internet sayfasında, 27/02/2018 tarihinde...arasında oynanan futbol müsabakasına ait görüntülerin 242 saniyesinin; ... url adresli internet sayfasında, 27/02/2018 tarihinde ... arasında oynanan futbol müsabakasına ait görüntülerin 16 saniyesinin yayınlanmış olduğu yönünde görüş ve kanaate vardığını bildirmiştir.
Bilirkişiler..., ... ve ...'ın 13/06/2019 tarihli(tarama rapor tarihi 17.6.2019) bilirkişi raporundan özetle; Davacının dava konusu olan ve davalı tarafça kullanılan maç görüntüleri üzerinde FSEK m.80/C hükmü çerçevesinde bağlantılı hak sahibi olduğunu, Dosyada mübrez davacı ile...arasında imzalanan 22.08.2017 tarihli 2017-2018-2018-2019, 2019- 2020 Futbol Sezonlarına Ait ...ait Televizyon Yayın Sözleşmesi hükümlerine göre davacının davaya konu yayınlar üzerinde münhasır hak sahibi olduğu ve dava açma ehliyetini haiz olduğu, 27 02.2018 tarihli Galatasaray Akhisarspor mücadelesinin 258 sn sinin yayınlandığının tespit edildiğini, Bu şekilde davacıdan izin alınmaksızın münhasır hak sahibi olduğu maçın belli bir. bölümünün izinsiz yayınlanmasının davacının FSEK m.Bü/.1 C-1'deki; “yayınlarının tespit edilmesine, diğer yayın kuruluşlarınca eş zamanlı iletimine, gecikmeli iletimine, yeniden iletimine, uydu veya kablo ile dağıtımına izin verme veya yasaklama” hakkını ihlal ettiği, Dosyada mübrez davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin 8.1maddesinde, yayıncı, talep halinde dakika bedeli 2.500 ABD dolarından fazla olmamak üç dakika ile sınırlı olmak ve tüm yayın kuruluşlarına eşit koşullarda ..." vermekle sorumlu kılınmış olup bu çerçevede vaki kullanım 258 sn yani 4 dk 18 sn olup dakikası 2.500 USD'den davacının talep edebileceği bedelin 10.750 USD olabileceği ve bu bedelin 3 katını davacının FSEK 68 çerçevesinde talep etme hakkının haiz olabileceği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ... ve ...'ın 08/03/2021 tarihli EK bilirkişi raporundan özetle; Her ne kadar kök raporda kullanımın 258 sn yani 4 dk 18 sn okluğu belirtilmiş ise de dosyadaki delil tespit raporu ile daha önce Heyetlerinde yer alan teknik bilirkişinin tespitleri doğrultusunda esasen kullanılan görüntülerin davacının hazırladığı maç özetindeki görüntülerin kullanılması şeklinde olup aynı görüntülerin mükerrer kullanıldığı da dikkate alındığında maç özetinin baştan sona kullanıldığında toplamı sürenin 3.41 sn olduğundan ve FSEK 68 gereğince tazminat hesap edilmekle farazi sözleşme ilişkisi de dikkate alınarak davacı ile anlaşılsaydı özet görüntüleri için bir kez ödeme yapılacağı ve bu görüntülerin artık birden çok kere kullanımı söz konusu olabileceğinden tazminatın davacının hazırladığı maç özeti görüntülerinin bir bütün halinde davalı tarafça 3.41 sn olarak yayınlandığı dikkate alındığında dakikası 2.500 USD'den davacının talep edebileceği bedelin 9208 USD olabileceği ve bu bedelin 3 katını davacının FSEK 68 çerçevesinde talep etme hakkının takdirinin Mahkemeye ait olacağını bildirmişlerdir.
Bilirkişiler... , ..., ...
21/01/2022 tarihli bilirkişi raporundan özetle; ... web sitesi incelenmiş, ilgili sitenin futbol haberleri yayınladığı, web sitesinde "..." reklamları ile "... "web sitesine ait reklamın şu anda, “..." reklamlarının ise müşteki vekili tarafından dava dilekçe ekinde dosyaya sunulmuş ekran görüntülerinde de her sayfada yayınlanmakta olduğunun tespit edilmiş olduğunu, Dava konusu videoların şu anda yayında olmaması nedeniyle hangi videonun kaç sn yayınlanmış olduğuna dair bir tespitin şu anda yapılamayacağını, ... web sitesinde yayınlanan videoların her zaman sitenin sahibi tarafından kaldırılıp içeriğinin de değiştirilebileceği bilindiğinden, videoların incelemesi için dosyaya "18.06.2018" tarihinde sunulan ilk bilirkişi raporunun dikkate alınmasının daha doğru bir sonuç vereceğini, geçmiş tarihli raporlarda olduğu üzere davalının izinsiz olarak maçın belli bir bölümü yayınlamasının Mad. 80/1C ihlali olduğu, yayının haber amaçlı izin alınmasını gerektirmeyen kullanım kapsamında olmadığı, 08.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, aynı görüntülerin mükerrer kullanımı göz önüne alınması gerektiği bu bakımdan sürenin 3.41 saniye olduğu ve dakikası 2500 ABD dolarından talep edilebilecek toplam bedelin 9208 ABD doları olduğu ve FSEK mad.68 kapsamında 3 katına kadar artırma noktasında takdirinin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Bilirkişiler ...,, ..., ... 28/08/2022 tarihli EK bilirkişi raporundan özetle; Kök raporda belirtilen görüşlerini aynen muhafaza ettiklerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler..., ..., ...'ın 11/01/2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle; Davalıya ait olduğu belirtilen internet web sitesinin “...” Alan Adı (Domain) URL adresinde güncel olarak açık ve faaliyette olduğu, ilgili siteye bağlı belirtilen linklerin/sayfaların güncel olarak yayında olduğu ancak sayfa içeriğinde bulunan davaya konu video kayıtların güncel olarak yayında olmadığı, ilgili linklerde bulunan videoların güncel olarak yayından kaldırıldığının anlaşıldığını, dosya üzerinden yapılan detaylı incelemelerde 18.06.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 24.07.2018 tarihli bilirkişi ek raporda teknik tespitlerin gerçekleştirildiği ve davaya konu videoların yayında olduğunun tespit edildiği, Dosya üzerinden yapılan detaylı incelemelerde 18.06.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 24.07.2018 tarihli bilirkişi ek raporda teknik tespitlerin gerçekleştirildiği ve davaya konu videoların yayında olduğu tespit edildiği, 18.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 6 adet linkte bulunan video içeriklerin “221 saniyesinin (3.41 dakikasının)” futbol müsabakasına ait görüntülerden oluştuğunun, 24.07.2018 tarihli ek bilirkişi raporunda tespit edilen 2 adet linkte bulunan video içeriklerin “258 saniyesinin (4.18 dakikasının)” futbol müsabakasına ait görüntülerder oluştuğunun, her iki bilirkişi raporundaki tespitlerin toplamının 479 saniyeden (7.59 dakikadan)' oluştuğunun anlaşıldığı, 18.06.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 24.07.2018 tarihli bilirkişi ek raporda teknik tespitlerin gerçekleştirildiği davaya konu tespit edilen video içeriklerinde mükerrer kayıt olup olmadığının tespitinin teknik açıdan videoların yayında olmamasından kaynaklı tespiti yapılamamış olup bu hususta sağlıklı bir değerlendirme yapılamadığı Davacı tarafından sunulan "2017-2018, 2018-2019 ve 2019-2020 Futbol Sezonlarına Ait Türkiye Kupası ve ...” değerlendirildiğinde FSEK 80/C kapsamında değerlendirme yapıldığında davacı yanın hak sahibi olduğu görüldüğü, Davacıdan izinsiz kullanılan görüntülerin hem saha içi müsabaka esnasında hem de saha dışı yapılan röportajlar olduğu, ... internet yayıncısı olduğu, Davacı yanın bağlantılı hak sahibi sıfatıyla FSEK 68.madde kapsamında talepte bulunma hakkına haiz olduğu, Davacı yanın FSEK'in 68.maddesi uyarınca zararın üç katını talep edebileceğini, Davacı yanın sözleşme gereği 3 dakika için 2500 ABD doları talep edilebileceği, | Şayet, izinsiz yayın süresi toplamının hem maç görüntülerinden, hem de maç sonrası röportajlar üzerinden hesaplanması takdir edilirse bu sürenin de 7 dakika 59 saniye olduğu göz önüne alınırsa; 1 saniyelik görüntü ihlalinin bedeli yaklaşık 13,88888888888889 ABD doları olduğu, bu süre 479 saniyeye tekabül ettiği için toplam ihlal bedeli 6652,777777777778 ABD dolarına karşılık düştüğü, o dönemki mevcut döviz kuruna göre bu bedelin 25.214,69305555556 TL'ye tekabül ettiği, Yalnızca müsabaka görüntülerinin hesaplanması ve ödenmesi takdir edilirse; 258 saniyesinin (4 dk.18 saniye) futbol müsabakasına ait görüntülerden oluştuğu hususu dikkate alındığında ise 258 saniye sonucunun ortaya çıktığı, bu durumda ödenmesi gereken bedelin ise 3583,333333333334 ABD doları olduğu; bu hesaplamada ise ödenmesi gereken bedelin o günkü döviz kuruna binaen 13581,19166666667 TL olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ..., ..., ...'ın 10/05/2023 tarihli EK bilirkişi raporundan özetle; Kök raporda da belirtildiği üzere, dosya üzerinden yapılan detaylı incelemelerde 18.06.2018 tarihli Bilirkişi raporu ile 24.07.2018 tarihli bilirkişi ek raporda teknik tespitlerin gerçekleştirildiği ve davaya konu videoların yayında olduğu tespit edildiği, 18.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 6 adet linkte bulunan video içeriklerin “221 saniyesinin (3.41 dakikasının)” futbol müsabakasına ait görüntülerden oluştuğunun, 24.07.2018 tarihli ek bilirkişi raporunda tespit edilen 2 adet linkte bulunan video içeriklerin 258 saniyesinin (4.18 dakikasının)” futbol müsabakasına ait görüntülerden oluştuğunun, her iki bilirkişi raporundaki tespitlerin toplamının “479 saniyeden (7.59 dakikadan)” oluştuğu anlaşıldığı, 18.06.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 24.07.2018 tarihli bilirkişi ek raporda teknik tespitlerin gerçekleştirildiği davaya konu tespit edilen video içeriklerinde mükerrer kayıt olup olmadığının tespitinin teknik açıdan videoların yayında olmamasından kaynaklı tespiti yapılamamış olup bu hususta sağlıklı bir değerlendirme yapılamadığı,
Davacı tarafından sunulan "2017-2018, 2018-2019 ve 2019-2020 Futbol Sezonlarına Ait ..." değerlendirildiğinde FSEK 80/C kapsamında değerlendirme yapıldığında davacı yanın hak sahibi olduğu görüldüğü, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'a göre ... internet yayıncısı olduğu, Davacı yanın bağlantılı hak sahibi sıfatıyla FSEK 68.madde kapsamında talepte bulunma hakkına haiz olduğu, Davacı yanın FSEK'in 68.maddesi uyarınca zararın üç katını talep etmesine de herhangi bir engel olmadığı, Davacı yanın sözleşme gereği 3 dakika için 2500 ABD doları talep edilebileceği, 1 saniyelik görüntü ihlalinin bedeli yaklaşık 13,88888888888889 ABD dolarına denk düştüğü, 7 dakika 59 saniye ise 479 saniyeye tekabül ettiği için toplam ihlal bedelinin 6652,777777777778 ABD dolarına tekabül ettiği, Takdiri mahkemeye ait olmak üzere hesaplama işleminin maçın oynandığı tarih olan 27.02.2018 tarihindeki merkez bankası döviz kurlarına göre yapıldığı takdirde; ilgili tarihte 1 ABD Doları'nın, 3,7901 TL'ye tekabül ettiği, bu kapsamda değerlendirme yapıldığında ilgili tarihte izinsiz kullanılan görüntüler için ödenmesi gereken toplam bedelin 25.214,69305555556 TL'ye denk geldiğini,
TBK 99 madde gözetildiğinde tazminat bedelinin 66652,777777777778 doların davacının ödemenin yapılacağı günkü kurdan TL cinsi ile davalıdan talep edilebileceğini bildirmişlerdir. Toplanan deliller, alınan heyet raporları, sözleşme hükümleri, yüksek yargı uygulamaları bir arada incelendiğinde; FUTBOL YAYINLARININ ESER OLARAK KORUNUP KORUNMAYACAĞININ İNCELENMESİ Eser Niteliği Yönünden inceleme
Yargıtay kararlarına göre, FSEK kapsamındaki uyuşmazlıkta dava konusu fikri ürünün “eser” niteliği taşıyıp taşımadığı re’sen araştırılmalıdır. FSEK’in 1/B maddesinde öngörülen tanım dikkate alındığında bir fikir ve sanat ürününün eser olarak nitelendirilebilmesi için iki unsuru haiz olması gerekir. Bunlardan ilki, fikir ve sanat ürününün “ sahibinin hususiyetini taşıması", İkincisi ise “ kanunda sayılan eser kategorilerinden birine dahil olması’’dır. Doktrinde, bu unsurlardan ilkine “sübjektif unsur” veya “esasa ilişkin şart”, İkincisine ise “objektif unsur" veya “şekle ilişkin şart” denilmektedir. Sübjektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün eser olarak kabul edilebilmesi için, bu ürünün onu meydana getiren kişinin “ hususiyetini” taşıması gerekmektedir.Başka bir deyişle eser onu yaratan zihnin bireyselliğini gösteren özellikler taşımalıdır. Objektif unsur gereğince, bir fikir ve sanat ürününün hukuk alanında korunmayı hak edebilmesi için, sahibinin hususiyet arz eden fikri çabasının somut neticesi olması gerekir. Başka bir deyişle bu fikri çaba gözle görülebilir, elle tutulabilir, kulakla duyulabilir, kısaca algılanabilir olmalıdır. Fikir ve düşünceler, ancak bir şekle büründüğünde yani eser formunda açıklığında fikri hukuk kapsamına girer . Diğer taraftan eserde algılanabilir olma dışında düşüncenin açıklanış formatı da önemlidir. Yani fikir ve sanat ürününün FSEK’te öngörülmüş olan düşünceyi ifade formatlarından birine dahil olması gerekir. FSEK’te eser formatları olarak; ilim ve edebiyat eserleri, musiki eserleri, güzel sanat eserleri, sinema eserleri ve bağlı eser olarak kabul edilen İşlenme eserler gösterilmiştir. Dolayısıyla bir fikir ve sanat ürününü bu formatlardan birine sokmak mümkün değilse, onu kanuna göre eser saymak ve korumak da mümkün olmayacaktır.
FSEK’in 5. maddesine göre; “ sinema eserleri, her nevi bedii, ilmi, öğretici veya teknik mahiyette olan veya günlük olayları tespit eden filmler veya sinema filmleri gibi, tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik veya mekanik veya benzeriaraçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisidir." Bu tanımdan hareketle, sinema eserinin üç temel unsurdan meydana gelmesi gerekmektedir. Bunlardan birinci unsur, birbiriyle ilişkili olmak kaydıyla hareketli bir görüntü dizisi; ikinci unsur, bu görüntü dizisinin az veya çok kalıcı bir ortama tespit edilmiş olması; üçüncü unsur ise tespit edilen görüntü dizisinin mekanik, elektronik veya benzeri bir araçla gösterilebilir olması, eserin sinematografik tekniğine uygun olarak getirilmiş olması ve meydana getirilenlerin hususiyetini taşıması gerekir.
Dava konusu uyuşmazlıktaki yayın, futbol müsabakasının internet ortamında belirli bir kısmının yayınlanması olup, futbol müsabakaların FSEK m. 5 anlamında sinema eseri sayılmazlar, zira bu yayınlarda FSEK m.1 anlamında sahibinin hususiyetini taşıma koşulu gerçekleşmemektedir. Yargıtay da bir kararında bu hususu; "...her ne kadar maç görüntülerinin naklen yayını nitelikli bir çalışma ürünü olsa da; futbol maçı gibi günlük olaylan tespit eden filmlerin eser sayılması için sahibinin hususiyetini taşıması gerekmektedir. Hususiyet, kendisini anlatım biçiminde gösterir ve yaratıcısının fikri çabasını yansıtarak kendisini tanıma yeteneğini ifade eder. Bir teknik ekip(yayın ve görüntü yönetmeni, kameraman, naklen yayını gerçekleştiren teknik personel vb.) tarafından yapılan naklen yayın faaliyeti esas olarak TV seyircisine iletilen futbol maçının görüntü ve yayın kalitesi amacına yönelik bir çalışma kapsamında katıp bu kişilerin o sırada oynanmakta olan futbol maçı yayını üzerinde hususiyet sorunu oluşturacak herhangi bir hakimiyet ve etkisi bulunmamaktadır. Bu nedenle bir futbol maçının naklen yayımından hususiyetin varlığından ve eser sahipliğinden söz edilemeyeceğinden gerçekleştirilen yayının eser olduğu da kabul edilemez şeklinde ifade etmiştir.
Futbol müsabakaları yayınları eser olmamakla birlikte FSEK m.80/f.l C ile radyo televizyon kurutuşlarına bağlantılı hak sahibi sıfatıyla bazı haklar tanınmıştır. Radyo- Televizyon kuruluşlarının FSEK'te korunan haklarının konusunu, radyo- veya televizyon "yayınları’’ oluşturur. "Yayın”, radyo ve televizyondan veya benzeri kuruluşlardan siyasal, toplumsal, kültürel, sporsal v.s içerikli haberlerin, konuşmaların, yorumların, konserlerin, eğlence, kültür, müsabaka vs. programlarının, maç nakillerinin vs.nin verilmesidir6. Yayın kuruluşlarının komşu haklarına konu olabilecek ürünler ya bir “eserdir, ya bir eserin veya icranın bir yapımcı tarafından yapılan “tespiti’dir.
Radyo-Televizyon Kuruluşlarının komşu hak sahipliği, çeşitli şekillerde ortaya çıkabilir. Yayın başkasına ait olabileceği gibi, doğrudan radyo-televizyon kuruluşuna da ait olabilir. Yayının mutlaka bir radyo-televizyon kuruluşu tarafından yapılması da şart değildir, paket olarak da alınabilir. Bazen de radyo ve televizyon kuruluşu FSEK.m.18/1 anlamında eser üzerindeki mali hakların kanuni sahibi olabilir, bazen bir filmin yapımcısı olarak bağlantılı hak sahibi durumunda olabilir, bazen de yayının sahibi olabilir. 5101 sayılı Kanunla değişik FSEK.m.80/C’ye göre, radyo- televizyon kuruluşları bu kanunda öngörülen yükümlülükleri yerine getirirler. Radyo-TV kuruluşları gerçekleştirdikleri yayınlar üzerinde, (1) Yayınlarının tespit edilmesine, diğer yayın kuruluşlarınca eş zamanlı iletimine, gecikmeli iletimine, yeniden iletimine, uydu veya kablo ile dağıtımına izin verme veya yasaklama, (2) Özel kullanımlar hariç olmak üzere, yayınlarının herhangi bir teknik veya yöntemle, doğrudan veya dolaylı bir şekilde çoğaltılmasına ve dağıtımına izin verme veya yasaklama, (3) Yayınlarının umuma açık mahallerde iletiminin sağlanmasına izin verme veya yasaklama, (4) Tespit edilmiş yayınlarının, gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda yayınlarına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin verme, (5) Haberleşme uyduları üzerindeki veya kendilerine yöneltilmiş olan yayın sinyallerinin diğer bir yayın kuruluşu veya kablo operatörü veya diğer üçüncü kişiler tarafından umuma iletilmesi ve şifreli yayınlarının çözülmesine ilişkin izin verme veya yasaklama, hususlarında münhasıran hak sahibidirler. Bu bilgiler çerçevesinde davacının FSEK 80/C kapsamında yayın kuruluşu olduğu anlaşılmaktadır. Hak Sahipliği Yönünden inceleme:
Yargıtay kararlarında FSEK kapsamındaki uyuşmazlıklarda, “eser sahipliği” veya “hak sahipliği" sıfatının da res’en gözetilmesi gereğine işaret edilmektedir. Dolayısıyla huzurdaki davada da, uyuşmazlık konusu fikri ürünlere ilişkin “bağlantılı hak sahipliği” sıfatının re’sen irdelenmesi gerekmektedir. Dosyada mübrez davacı ile Türkiye Futbol Federasyonu arasında imzalanan Yayın Sözleşmesi hükümlerine göre davacının davaya konu yayınlar üzerinde münhasır hak sahibi olduğu ve dava açma ehliyetini haiz olduğu kanaatine varılmıştır. Tazminat talebinin incelenmesi:
Dosyada mübrez raporlar ve davalının ikrarı kapsamına göre davacıdan izin alınmaksızın davacının üzerinde münhasır hak sahibi olduğu maçın belli bir bölümünün izinsiz yayınlanmasının davacının FSEK m.80/f.1 C-Tdeki; “yayınlarının tespit edilmesine, diğer yayın kuruluşlarınca eş zamanlı iletimine, gecikmeli iletimine, yeniden iletimine, uydu veya kablo iie dağıtımına izin verme veya yasaklama" hakkını ihlal ettiği anlaşılmıştır.
Davacı taraf dava dilekçesinde FSEK m.68 madde kapsamında tazminat talep etmiştir. FSEK m.80/son madde hükmüne göre; “eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı haklara sahip olanlar da eser sahipleri gibi Tecavüzün Refi, Tecavüzün Men'i ve Tazminat davası haklarından faydalanırlar". Bu hüküm çerçevesinde davacının bağlantılı hak sahibi sıfatıyla FSEK m,68 anlamında talepte bulunma hakkına sahip olduğu anlaşılmaktadır.
FSEK m.68/1 hükmüne göre; “Eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltan, çoğaltılmış nüshaları yayan, temsil eden veya hertürlü İşaret, ses veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletenlerden, izni alınmamış hak sahipleri sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını isteyebilir". FSEK m.68’deki kapsamında bu taleplerin ileri sürülebilmesi için, mütecavizin kusurunun olması ya da zararın gerçekleşmiş bulunması şart değildir.
Yargıtay uygalamasına göre; “...eser sahibinin mali hakları korunurken sadece bu tecavüzün haksız fiil olduğu varsayımından hareket edilmeyecektir. Somut olayın özelliğine göre varsayımsal sözleşme bedeli tayin edilirken eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü, coğrafi kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak eser sahibi izinsiz yayın yapanla sözleşme yapması halinde, bu sözleşme uyarınca isteyebileceği bedel, bunun faizi 68. madde uyarınca açılacak davada dikkate alınacaktır...”
Ayrıca rayiç bedelin tespitine ilişkin taraflar arasında daha önceden yapılmış bir sözleşme, teklif var ise, başka bir deyişle rayiç bedel somuta indirgenmiş ise, rayiç bedelin tespiti taraflar arasındaki sözleşme, teklif vs. ile tespit edilecektir. Yine Yargıtay’ın izinsiz maç yayınlarına ilişkin kararlarında FSEK m.68 anlamında tazminat hesabında izinsiz yayının kullanım süresine göre tazminatın hesap edileceği yönündeki kararları bulunmaktadır.
Alınan raporlarda ihlal süresi ve belirlenen tazminat oranları arasında farklar bulunduğundan taraflarında her rapor ibrazından sonra yeni rapor yada ek rapor taleplerinde bulundukları anlaşılmış, uyuşmazlığın teknik yönü de gözetilerek yargılama sırasında birden çok rapor ve ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Davacı yan manevi tazminat ve hükmün ilanı taleplerinde de bulunmuştur.
FSEK.'te manevi haklar; eserin ilk kez umuma arz hakkı (14.madde) adın belirtilmesi (15.madde) ve eserde değişiklik yapılmasını men etme (16.madde) hakları ile sınırlı olup bunların haricinde FSEK.'le korunan manevi haklar mevcut değildir. Davacı yayını bizatihi kendisi kamuya ilk kez arz etmiştir. Dolayısıyla eser alenileşmiştir. Eserin ilk kez alenileşmesine eser sahibi tarafından izin verildikten sonraki yayınlar artık ilk kez umuma arz mahiyetinde kalmadığından belirtilen hükümler kapsamında manevi tazminata hükmedilmesi mümkün olmadığı gibi genel hükümlere göre de manevi tazminat koşullarının oluşmadıı hususu sabittir. Zira yüksek yargı uygulamalarında da işaret edildiği üzere davacının Radyo ve TV yayıncısının yayınlar üzerinde mali bir hakkı varsa da manevi bir hakkı bulunmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekmiş öte yandan mahkememizce maddi tazminata hükmedilmesi nedeniyle de taraflar arasında farazi bir sözleşme ilişkisinin kurulduğundan hükmün ilan edilmesinde davacının bir menfaati veya haklı bir sebebi bulunmamağı gözetilerek hükmün ilanı istemlerinin de reddine karar verilmesi gerekmiştir. ( Aynı yönde Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 12/12/2013 gün ve 2012/133-2013/283 sayılı kararı ve 03/12/2014 gün ve 2014/12959-2014/18887 sayılı ilamı, İstanbul BAM 16 HD nin 2021/112 Esas, 2022/2016 karar ve 29.112022 tarihli ilamları)
Davacı yan davalı konumundaki internet siteleri için vermiş olduğu emsal bir sözleşme sunamıştır. Ancak dosyada mübrez davacı ile ... arasında düzenlenen sözleşmenin 8.1 maddesinde; “ yayıncı, talep halinde dakika bedeli 2.500 ABD dolarından fazla olmamak üç dakika ile sınırlı olmak ve tüm yayın kuruluşlarına eşit koşullarda ...” vermekle sorumlu kılınmış olup bu çerçevede bilirkişi heyetlerince bu sözleşme hükmü baz alınarak bir tazminat hesaplaması yapılmaya çalışılmış olup, görüntülerin 3 dk sının 2500 dolar olarak hesaplandığı bildirilmiştir.
HMK 266 madde kapsamında en son tüm teknik raporların değerlendirildiği, itirazların giderildiği ve yayın süresi yönünden denetime uygun olan Bilirkişiler ..., ..., ...'ın kök ve ek raporları hükme dayanak olarak alınmıştır
İhlal süresi yönünden: 18.06.2018 tarihli bilirkişi raporu ile 24.07.2018 tarihli bilirkişi ek raporda teknik tespitlerin gerçekleştirildiği ve davaya konu videoların yayında olduğu ,18.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen 6 adet linkte bulunan video içeriklerin “221 saniyesinin (3.41 dakikasının)” futbol Müsabakasına ait görüntülerden oluştuğunun, 24.07.2018 tarihli ek bilirkişi raporunda tespit edilen 2 adet linkte bulunan video içeriklerin “258 saniyesinin (4.18 dakikasının” futbol müsabakasına ait görüntülerden oluştuğunu, her iki bilirkişi raporundaki tespitlerin toplamının “479 saniyeden (7.59 dakikadan)” oluştuğu toplamda yapılan ihlal süresinin ise 7 dakika 59 saniye olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı yan bu görüntülerin bilirkişilerce tekrar görüntüleri olduğu yönünde itirazlarda bulunduğu ve ihlalin 49 sn olduğunu ileri sürdükleri anlaşılmış ise de , son raporda bu hususun gerekçeleriyle teknik yönden açıklandığı ve ihlalin 7 dk.59 sn olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişiler davacı yanın sözleşme gereği 3 dakika için 2500 ABD doları talep edilebileceğini, 1 saniyelik görüntü ihlalinin bedeli yaklaşık 13,88888888888889 ABD dolarına denk düştüğü, 7 dakika 59 saniye ise 479 saniyeye tekabül ettiği için toplam ihlal bedelinin 6652,777777777778 ABD dolarına tekabül ettiğini ancak bu bedelin 3 kat takdirinin mahkemeye ait olduğunu bildirmişlerdir. FSEK 68. MADDE KAPSAMINDA TALEP EDİLEN TAZMİNATIN TAKDİRİ:
Raiç bedel takdirinde Yüksek yargı uygulamalarında bilindiği üzere somut olayın özelliğine göre varsayımsal sözleşme bedeli tayin edilirken eser sahibinin bilimsel/sanatsal yeteneği, üretim kapasitesi gibi sübjektif nitelikleri, eserin beğeni ölçüsü, sayfa sayısı, estetik görünümü, nitelik ve niceliği, ihlal edilen mali hakkın türü; coğrafî kapsamı, ihlal süresi, ihlalin yapıldığı vasıta, bunun geniş halk kitlesine ulaşımı gibi objektif kriterler dikkate alınarak eser sahibi izinsiz yayın yapanla sözleşme yapması halinde, bu sözleşme uyarınca isteyebileceği bedel dikkate alınacaktır...". Ayrıca rayiç bedelin tespitine ilişkin taraflar arasında daha önceden yapılmış bir sözleşme, teklif var ise, başka bir deyişle rayiç bedel somuta indirgenmiş ise, rayiç bedelin tespiti taraflar arasındaki sözleşme, teklif vs. ile tespit edilecektir.
Somut olayda davacı ve davalı arasında imzalanmış sözleşme bulunmamaktadır. Davacı ile dava dışı ... ile davacı arasında imzalanan sözleşmenin 8. Maddesinde “talep halinde dakika bedeli 2.500 ABD Doları’ndan FAZLA OLMAMAK ÜZERE, tüm yayın kuruluşlarına eşit koşullarda, eş zamanlı ve aynı içerikte olmak kaydı ile” şeklinde bir düzenleme yer almak olup bilirkişilerce bu husus gözetilerek bir hesaplama yapılmıştır. Davalı ise TV yayını yapmayıp sadece internet üzerinden faaliyet göstermektedir. Bilirkişilerce belirlenen 2500 usd en üst bedel olup hesaplama buna göre yapıldığından bu kez mahkemece 3 kat tazminat verilip verilmeyeceği hususu da incelenmelidir. Zira davalı TV kanalı olmayıp, daha küçük ölçekte izleyeci kitlesine sahip bir internet yayıncısıdır.
Dolayısıyla taraflar arasında davalının izinsiz gösterdiği yayın için kullanımına dayanak oluşturacak bir sözleşme yapılmış olsaydı, somut olaydaki kullanım karşılığı hangi miktarda bir bedel ödenecekti ise bunun belirlenmesi ve somut olayda, ihlalin niteliği, süresi ve ihlalin ağırlığına göre, FSEK m 66/4 hükmü koşulları da dikkate alınarak emsal rayiç bedelin ne alabileceğinin denetime uygun olarak belirlenmesi ve hakkaniyet gereği 3 kat bedelin takdir edilip edilmeyeceği hususun da tartışılması gereklidir. Bu çerçevede Eser İcra yapım ve Yayınların Kullanılması ve Kamuya İletilmesine İlişkin Usül ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'te yer verilen düzenlemelerde mahkeme hakimince res'en incelenmiş, yayınlanan görüntünün sezonda en çok izlenen derbi maç, milli maç, Euro lig maçı gibi her yaştan ve her taraftar grubundan izleyecinin ilgisini çekecek nitelikte ve en çok izlenen TV yayını aracılığıyla değil, daha dar izleyeci kitlesinin izlediği internet yoluyla izlenmiş olması, dolayısıyla izinsiz yayınının TV kanalına nazaran yani geniş halk kitlelerine ulaşacak daha dar bir vasıta olan internet yayınları vasıta ile sunulması, gösterimin belirli bir bölümünün sunulması, tamamının yayınlanmamış olması , yayının derbi tabir edilen popüler maçlar kapsamında olmadığı gözetildiğinde 3 kat bedel isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Zira bu yöndeki takdiri yasa tamamen her somut uyuşmazlığa göre mahkeme hakiminin takdirine bırakmıştır.
Öte yandan YHGK'nın 20/03/2002 Tarih, 2002/11-176 Esas, 2002/214 Karar sayılı ilamları ve Yargıtay 11. HD'nin 19/03/2022 Tarih, 2001/10702 Esas, 2002/2515 Karar sayılı ilamı ve gözetildiğinde; Davacı yan yayıncı kuruluş olup bilimsel bir eser üretmemiştir. Yayıncı olması nedeniyle yasadan doğan hakkı nedeniyle huzurdaki dava açılmıştır. Dolayısıyla Fsek 66/son maddesinde rayiç bedel belirlenirken mahkemenin takdir hakkını kullanırken belirleyeceği kriterler çizilmiş olup buna göre "tecavüzün şümulü, kusurun olup olmadığı ve ağırlığının takdir edileceği" öngörülmüş, Borçlar kanununun 51/1 maddesinde "Hakimin tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını gözönüne alarak belirleyeceği", Türk Medeni Kanun'un 4. maddesinde de "Kanun'un takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini yada haklı sebepleri gözönünde tutmayı emrettiği konularda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre karar vereceği" belirtilmiştir.
Dolayısıyla taraflar arasında davalının kullanımlarına dayanak oluşturacak bir sözleşme yapılmış olsaydı, somut olaydaki kullanımlar karşılığı hangi miktarda bir bedel ödenecekti ise bunun belirlenmesi ve somut olayda, ihlalin niteliği, süresi ve kullanılan mecraya göre, FSEK m 66/4 hükmü koşulları da dikkate alınarak varsayımsal bedelin ne alabileceği yönünde 3 kat tazminata hükmedilmesi için her somut olayın özelliğinin ayrı ayrı incelenmesi gereklidir. YHGK'nın 20/03/2002 Tarih, 2002/11-176 Esas, 2002/214 Karar sayılı ilamı da dikkate alındığında, bilirkişilerce tespit edilen bedele FSEK md. 68 çerçevesinde 3 kat tazminat takdir edilmesi hakkaniyete aykırı sonuçlara neden olabileceği gibi sebepsiz zenginleşmeye de yol açacağından raiç bedel tek kat olarak belirlenmiş ve toplanan delillere göre davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ve davacı huzurdaki davayı haklarını saklı tutarak açtığından ancak bilirkişilerce belirlenen 6652.77 USD üzerinden davasını ıslah etmediği anlaşıldığından talep ile bağlı kalınarak 5000 USD nin tahsil tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru dikkate alınarak TL karşılığı olan tutarın ihlal tarihi olan 27/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının 1 yıl vadeli ABD dolarına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi gerekmiş ve 3 kat bedel istemi yerinde görülmemiştir.
Davacı yan manevi tazminat , linklere erişim engeli verilmesi ve hükmün ilanı taleplerinde de bulunmuşsa da; maddi tazminata hükmedilmesi nedeniyle de taraflar arasında farazi bir sözleşme ilişkisinin kurulduğundan linklere erişim engellenmesi talebi ve hükmün ilan edilmesinde davacının bir menfaati veya haklı bir sebebi bulunmadığı gözetilmiş, davacının manevi yönden zarara uğradığı hususu ispat edilmediği gibi fsek kapsamında ihlal edilen manevi bir hakkı bulunmadığından manevi tazminat isteminin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir. ( Aynı yönde Yargıtay 11 Hukuk Dairesinin 12/12/2013 gün ve 2012/133-2013/283 sayılı kararı ve 03/12/2014 gün ve 2014/12959-2014/18887 sayılı ilamı, İstanbul BAM 16 HD nin 2021/112 Esas, 2022/2016 karar ve 29.112022 tarihli ilamları)
Davanın KISMEN KABULÜNE,KISMEN REDDİNE,
1.Davacının yayın hakkına sahip olduğu ve izinle kullanılması gereken futbol maçlarına ilişkin görüntülerin izinsiz yayınlandığı bunun radyo, tv program yayıncılarının mali haklarına tecavüz oluşturduğu gerçekleşen yayın süresi ( 7 dk 59 sn) dikkate alınarak ve FSEK 68. Madde kapsamındaki talepleri dikkate alınarak belirlenen rayiç bedelin toplamda 6652.77 USD olduğu ancak davacı taraf dava dilekçesindeki talebe göre karar verilmesini istediğinden talep ile bağlı kalınarak 5000 USD nin tahsil tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru dikkate alınarak TL karşılığı olan tutarın ihlal tarihi olan 27/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarının 1 yıl vadeli ABD dolarına uyguladığı en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Davacının manevi tazminat talebinin reddine,
3.İhtiyati tedbir isteminin ve hükmün ilanı isteminin REDDİNE,
4.1.296,455 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile eksik yatan 485,637 TL harcın davalıdan tahsiline,
5.Davacı tarafından yatırılan 810,810 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Kabul edilen Maddi Tazminat Talebi yönünden karar tarihindeki tarife hükümleri gözetilerek Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 22.444,5 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Red edilen Manevi Tazminat Talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca davalı yana takdir edilecek ücret kabul yada red edilecek miktarı geçemeyeceğinden 25.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 35,90 TL başvuru harcı 523,40 TL tebligat ve müzekkere masrafı, 18.450 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 19.009,3 TL yargılama giderinin taktiren 2/3 sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Davalı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
10.Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF YASA yolu açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi. 19/12/2023
Katip Hakim
¸ ¸