Esas No
E. 2023/1683
Karar No
K. 2023/3317
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2023/1683 E.  ,  2023/3317 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/97 E., 2020/963 K.
KARAR: İstinaf başvurusunun kısmen kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Batı 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/136 E., 2019/134 K.

Taraflar arasındaki mükerrer kadastro işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... ... ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... ... ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

1.Dava konusu, ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain eski 1482 parsel ... 8.120,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ... Söylemez adına 24.04.1956 tarihinde tespit edilmiş, bilahare yeni 163 ada 54 parsel numarası ve 7.634,57 m2 yüzölçümü ile kayden davacı ... tapuya tescil edilmiştir. ... ili ... ilçesi ... ilçesi ... Mahallesinde kain eski 538 parsel ... 134.000,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise ... Kurt adına 19.11.1950 tarihinde tespit edilmiş, bilahare yeni 102 ada 31 parsel numarası ve 134.002,03 m2 yüzölçümü ile kayden davalılar ... ve paydaşları adına tapuya tescil edilmiştir.

2.Davacı ... vekili 24.02.2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; ... kadastro birimince düzenlenen teknik rapor içeriği ile "Yapılan incelemede ... ilçesi, ... ... Mahallesi 163 ada 53, 54, 55, 84, 85 ve 164 ada 21, 22, 23, 24, 37 nolu parsellerin ... ... Mahallesi 101 ada 1, 2 nolu parseller ve 201 ada 6, 26, 27, 28, 29, 30, 31 parseller ile kısmi mükerrer oldukları tespit edildiğini, belirtilen taşınmazlar üzerine ... Kadastro Müdürlüğünün 24.07.2014 tarihli ve 1469 ... yazı gereğince 11.08.2014 tarihli ve 2238 yevmiye numarası ve 23.10.2014 tarihli ve 30690 yevmiye numarası ile mükerrerlik belirtilmesi tesisi işlemi yapıldığını, söz konusu teknik rapor uyarınca müvekkiline ... Tapu Müdürlüğünce mükerrerlik konusunu içeren tebligat gönderildiğini, 30 gün içerisinde dava açılmaz ise mükerrer yerlerin iptal edileceğinin bildirildiğini, mükerrerlik tespitinin yerinde ve doğru olmadığını belirterek, davanın kabulü ile mükerrerlik kaydının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Yargılama sırasında davacı vekili 10.03.2017 tarihli dilekçesinde, davacı müvekkiline ait taşınmazın sadece 102 ada 31 ... parsel ile mükerrerlik oluşturduğunu beyan etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... ilçesi .../... ... mevkii 102 ada 31 parselde hissesinin bulunduğunu, tapu bilgilerinin dikkate alınarak gerekli işlemlerin yapılmasını istemiştir.

2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Kadastro Müdürlüğünün teknik raporu ve Tapu Müdürlüğünün tebliği tamamen doğru ve kanuna uygun olduğundan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı vekili tarafından, mükerrerlik kaydının kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, dosya arasında bulunan bilirkişi kurulu raporuna göre mükerrerlik kaydının usul ve kanuna uygun olduğu, kısmi mükerrerliklerin oluştuğunun görüldüğü" gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle, "... Kadastro Birimince düzenlenen teknik raporun hatalı olup, müvekkilini mağdur ettiğini, iç içe geçme durumunun mevcut olması halinde yapılacak işlemin 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 41 inci maddesi uyarınca hatanın düzeltilmesi gerektiği, bunun için taşınmazlardaki ölçü, hesaplama, sınırlandırma, tersimat hatalarından kaynaklanan iç içe geçme durumunun 3402 ... Kanun'un 22 nci maddesi kapsamında mükerrerlik olarak değerlendirilemeyeceği, teknik raporun mükerrerlik incelemesine yetecek elverişlilikte olmayıp, mahkemece keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiklerini, söz konusu teknik raporun haksızlıklara yol açmış olup, müvekkilin yerini iptal ederken sınır komşularının metrekaresini de arttırdığını, teknik raporun kendi içinde çeliştiğini, öncelikle tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm gittileri birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden istenilmesi mahkemece usulüne uygun olarak kapsamının belirlenmesi gerektiğini, teknik raporun Yargıtay’ın aramış olduğu bu kriterlerin hiçbirine uygun olarak hazırlanmadığını, yerel mahkemece yeterli ve gerekli araştırma yapılmadan hüküm kurmuş olduğunu" öne sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı "eski 1482 (yeni 163 ada 54) ... parselin tespit tarihinin '24.04.1956', ... Mahallesi eski 538 (yeni 102 ada 31) ... parselin tespit tarihinin ise '19.11.1950' olması nedeniyle, sonra tespit edilmiş olan eski 1482 ... parselle ilgili kadastro tespiti 2 nci kadastro niteliğinde olup, 3402 ... Kanun’un 22/1 inci maddesi gereğince tüm sonuçları ile geçersiz olduğunun anlaşıldığı, mahkemece de yukarıda açıklanan bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken mükerrerlik kaydının usul ve kanuna uygun olduğu, kısmi mükerrerliklerin oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı; ancak bu hatanın düzeltilmesinin 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 353/(1)-b.2 nci maddesi gereğince yeniden yargılama yapmayı gerektirmediği" gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvuru talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2019 tarihli ve 2017/136 Esas, 2019/134 Karar ... kararının 6100 ... Kanun'un 353/(1)-b.2 nci maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı ...

vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, 3402 ... Kanun'un 22 nci maddesine göre mükerrer kadastronun iptali iddiasına dayalı mülkiyet ihtilafından kaynaklanmaktadır.

2.İlgili Hukuk

6100... Kanun'un 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 ... Kanun'un 12/3 üncü maddesi, 22 nci maddesi

3.Değerlendirme

3402... Kanun'un 22/1 inci maddesinde, evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosunun yapılamayacağı, bu gibi yerlerin ikinci defa kadastroya tâbi tutulması halinde ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağı ve 4721 ... Türk Medeni Kanunu'nun (4721 ... Kanun) 1026 ncı maddesine göre işlem yapılacağı, süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastronun tapu sicil müdürlüğünce re'sen iptal edileceği belirtilmiş; Anılan Kanun’un 12/3 üncü maddesinde de, "kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı" düzenlenmiştir.

Eldeki davada, davacıya ait taşınmazın tespit ve tescilinin 1956 yılında; davalı taşınmazın bulunduğu ... köyünde ise 1950 yılında yapılıp 1951 yılında kesinleştiği ve tapuya kaydedildiği, buna göre davacı taşınmazına ilişkin ikinci kadastro işleminin, ilk yapılan kadastro çalışmasının kesinleşmesinden itibaren 3402 ... Kanun’un 12/3 üncü maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapıldığı anlaşılmaktadır.

Her ne kadar; kadastro tespiti öncesi nedene dayalı davaların, kadastro tutanağının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerekmekte ise de; davacının, aleni olan tapu siciline güvenmesi doğal olup, sicile göre kayıt maliki olduklarına göre, belirtilen hukuki sebeple açılacak davada hak düşürücü sürenin işletilmesi hayatın olağan akışına aykırı bulunduğundan, sözü edilen sürenin geçtiğinden söz edilemez. Aksi halde, yani kadastrosu daha sonra yapılan her bölüm yönünden terkine karar verilecek olması halinde, 3402 ... Kanun’un 22/1 inci maddesinde ve 4721 ... Kanun'un 1026/2 nci maddesinde, tapu kütüğünden terkine karşı dava açma hakkının düzenlenmiş olmasının bir anlamı olmayacağı ve düzenlemenin işlevsiz olacağı açıktır. Kadastro çalışmalarındaki amaç, tapu sicillerinin gerçek durumu yansıtması olduğuna göre, sicildeki hakkın kime ait olduğunun doğru olarak belirlenmesi gerekir. Bu duruma göre, mükerrerliğin giderilmesi amacıyla açılan eldeki dava, artık çifte tapuyu önleme maksadına yöneliktir. Tabiatıyla yukarıdaki açıklamalar, birinci kadastronun kesinleşmesinden sonra işlemeye başlayan hak düşürücü sürenin dolmasından önce ikinci kadastronun yapılıp kesinleşmesi haline ilişkin olup, hak düşürücü süre dolduktan sonra ikinci kez kadastro yapılması halinde ise, hak düşürücü süre dolacağı için dava açma olanağı bulunmadığı kuşkusuz olup, yukarıdaki açıklamalar ışığında, davacılar hakkında hak düşürücü süre hükümlerinin uygulanması mümkün bulunmamaktadır.

Ayrıca, dosya kapsamına göre, taşınmazlardaki söz konusu mükerrerliği 2017 yılında öğrendiği anlaşılan davacının, mükerrer olduğu belirlenen bölüm hakkında kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açma hakkının mevcut olduğu kuşkusuzdur. Bu durumda Mahkemece, hukuki durumun (mülkiyet hakkının taraflardan hangisine ait olduğunun) ilk kadastro çalışmasına ait tespit günü esas alınarak belirlenmesi gerekir.

Hal böyle olunca; Mahkemece davanın esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilmek suretiyle, nizalı bölümün, ilk önce kadastrosu yapılan ... Köyü eski 538 yeni 102 ada 31 parsel ... taşınmazın kadastro tespitinin yapıldığı 1950 tarihi itibariyle kime ait olduğu belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece, bu hususlar göz ardı edilerek ve eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davacı vekilinin hükme yönelen temyiz itirazlarının bu nedenle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.