Esas No
E. 2021/405
Karar No
K. 2023/1550
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ADANA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/405

KARAR NO: 2023/1550
KARAR TARİHİ: 29/12/2023

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 26/11/2020

NUMARASI : ... ESAS ... KARAR

DAVACI: ... ...
VEKİLLERİ: Av. ... [ ] UETS

Av. ... ...

DAVALI: ... ...
VEKİLLERİ: Av. ...[ ] UETS

Av. ...[ ] UETS

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARARININ

KARAR TARİHİ: 29/12/2023
YAZIM TARİHİ: 29/12/2023

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; İDDİALARIN ÖZETİ :

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili ile davalı ... Proje Müh. İnş. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında ticari ilişki olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirketten aldığı mallara ilişkin 15 adet fatura düzenlendiğini ancak fatura bedellerinin ödenmediğini, müvekkili şirketin takip tarihi itibariyle toplam faizsiz alacağının 77.457,18.TL olduğunu, 25.06.2018 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından asıl alacak ve 1.510.83.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 78.968,63.TL. alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun borca ve yetkiye itiraz ettiğinden, dosyalarının yetkili olduğu ...’e gönderildiğini ve 2. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından takibin devam ederek borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalı .... İcra Müdürlüğü'nden gönderilen ödeme emrine karşı 17.07.2018 tarihli dilekçesi ile borca ve faize itiraz ettiğinden ...'de açılan icra takibinin de durdurulduğunu, icra takibini durduran borçlunun 06.07.2018 tarihinde müvekkili şirkete müracaat ederek takip konusu yapılan borcuna mahsuben ve kredi kartı hesabından 14.965,84.TL ödeme yaptığını, davalının daha sonra 08.08.2018 tarihinde 5.000.00.TL ve 12.09.2018 tarihinde ise 4.000,00.TL daha ödeyerek toplam 23.965,84.TL ödeme yaptığını ve daha sonra müvekkil şirket yetkililerinin ısrarlı aramalarına rağmen davalı tarafça başka ödeme yapılmadığını belirterek neticede, davanın kabulü ile, takip tarihi itibariyle 78.968,63.TL alacaklı olduklarının tespitine, davalının haksız itirazının iptaline, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin kaldığı yerden devamına, haksız itirazından dolayı takip tarihindeki alacağın % 20’sinden az olmamak kaydı ile kendilerine icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekilinin cevap dilekçesi ile; davalı müvekkili tarafından icra takibine 17.07.2018 tarihinde itiraz edildiğini, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, müvekkilinin davacı şirketten çok kez mal satın aldığını, bu malların alımına ilişkin davacı şirket ile aralarında bulunan güven ilişkisi nedeniyle sözleşme yapılmadığını, şifai olarak düzenlenen faturalara ilişkin ödeme tarihi ve ödeme şekilleri belirlendiğini, ancak davacı tarafça aralarında belirlenen iş bu sürelerin beklenilmeden ve müvekkil tarafından yapılan ödemeler dikkate alınmadan icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirketin davacı şirketten almış olduğu ancak kullanmadığı 3 adet mala ilişkin davacı yanla görüşmeler yaptıklarını ve bu malların davacının kabulü doğrultusunda ve süresi içerisinde 20.04.2018 tarihinde iade edildiğini, bu malların iade bedelleri olan 11.210,00.TL ve 5.605,01.TL'ye ilişkin faturaların davalı tarafından kesilip davacı şirkete gönderildiğini, davacı şirket tarafından iade edilen malların teslim alındığını, ayrıca müvekkili şirket tarafından 22/05/2018 tarihinde 10.000,00.TL havale yolu ile 05.06.2018 tarihinde ise ... kredi kartı ile 10.000,00.TL ödeme yapıldığını, iade edilen mallara ilişkin müvekkili tarafından 08.03.2018 tarihinde kesilen ve davacı şirkete gönderilmiş olan 6.067,95.TL'lik fiyat farkı düşümünün de davacı tarafından yapılmadığını ve borç bakiyesine eklendiğini belirterek, açılan davanın reddine, aksi halde davalı şirket tarafından yapılan ödemeler dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, alacağın likit olmaması, hesaba muhtaç olması ile davalı müvekkilin icra takibine itirazında kötüniyetli olmadığı açık ve net olduğundan % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2020 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davalı-borçlunun .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazının 53.491,97.TL asıl alacak ve 1.458,09.TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 54.950,06.TL alacak yönünden iptaline, takibin iş bu alacaklar ve takip talebinde belirtilen faiz oranları üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,

İİKnun 67/2 maddesi uyarınca hükmolunan alacaklar üzerinden %20 oranında takdir edilen 10.990,01.TL icra inkar tazminatının davalı-borçlulardan tahsili ile davacı-alacaklıya verilmesine, karar verildiği anlaşılmıştır.

DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davalı vekili istinaf talebi ile; davacı tarafça açılan işbu davanın 1 yıllık dava açma süresinde açılmadığı gerekçesiyle reddi gerekirken aksi yönde karar verilmesinin ve bu itirazları hakkında olumu veya olumsuz herhangi bir değerlendirmenin yapılmamış olmasının gerekçeli karar hakkı kapsamında usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlığa konu alacağın likit olmadığını, zira dosyaya sunulan bilirkişi raporlarının farklı olmasının da bu durumu gösterdiğini, yargılama sürecinde iki adet bilirkişi incelemesi yaptırıldığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporları açıkça birbiri ile uyumsuz olup çelişkili olduğunu, bilirkişi raporlarına göre her iki şirkette muhasebe ve defter kayıtlarını usul ve yasaya uygun tanzim ettiğini, ancak belirlenen borç miktarı her iki bilirkişi raporunda farklı olduğunu, bu haliyle bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, taraflarınca çelişkinin giderilmesine yönelik tekrar bilirkişi incelemesi yapılması yönünden taleplerinin usul ve yasaya aykırı olarak reddedildiğini, bu haliyle yerel mahkemece eksik bir inceleme ve araştırma yapıldığını, işbu yargılamada esasen uyuşmazlık konusu olan şeyin davalı tarafça iade edilen emtia ve iade faturalarının gerçekten davacı tarafa iade edilip edilmediği ve bu hususlardaki ispat sorunu olduğunu, davalı şirketin usulüne uygun tutulan defter ve muhasebe kayıtlarına göre iade işlemlerinin yapıldığının bu faturaların cevap dilekçesi ile dosyaya sunulduğunu, ancak iade edilen faturaların ve malların davacı şirket kayıtlarına işlenmediğini, davacı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığı açık ve sabit olduğundan, haksız davanın reddine, müvekkili lehine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının itirazları doğrultusunda kaldırılmasına ve taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER

Tarafların beyan ve dilekçeleri, takip dosyası, bilirkişi raporları, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, ticari satım ve cari hesap ilişkisinden kaynaklanan alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Davalı tarafın istinaf sebeplerine göre ihtilaf, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekip gerekmediği, ilk derece mahkemesince alınan raporlar arasında çelişki olup olmadığı ve yeniden rapor alınması gerekip gerekmediği, davalı tarafından düzenlenen iade faturaları ve fiyat farkı faturalarında belirtilen tutarların davalının borcundan düşülmesinin gerekip gerekmediği ve davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası, taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı-borçlu tarafın icra takibine itiraz dilekçesinin davacı-alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşıldığından, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığının anlaşıldığı, takibe konu alacak fatura ve cari hesap ilişkisine dayandığından alacağın likit olduğu, bu nedenle kabul edilen miktar üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği, dosyada biri sadece davalı defterleri üzerinde, diğeri ise sadece davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen iki bilirkişi raporu bulunduğu, raporların davacı ve davalı defterlerindeki kayıtlara göre hazırlanmış olmaları nedeniyle, raporlar arasında çelişki bulunduğunun kabulünün mümkün olmadığı, davalı tarafça bir kısım malların davacı tarafa iade edildiği ispatlanamadığından ve salt davalı tarafından düzenlenip davacı defterlerinde kayıtlı olmayan iade faturaları ve fiyat farkı faturaları nedeniyle davalının bu faturalarda belirtilen miktarlar yönünden borçtan kurtulması mümkün bulunmadığından ve davada reddedilen kısım yönünden davacının haksız ve kötü niyetli takip başlattığı davalı tarafından ispat edilemediğinden, davalı yanın tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :

1..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/11/2020 tarih ve ... Esas, ... sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 3.753,63.TL karar ve ilam harcından peşin alınan 930,40.TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 2.823,23.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3.-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

4.-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,

5.-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,

6.-6100 sayılı HMK'nin 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince YAPILMASINA, Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 238.730,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere 29/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Başkan

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Üye

...

(e-imzalıdır)

...

Katip

...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog