(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi
(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2013/869 E. , 2014/11079 K. "İçtihat Metni"Mahkemesi : ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraflarca istenilmiş olup, temyiz isteminin süresinde olduğu anlaşılmakla; dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü: Dava haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat isteminin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. İ.İ.K. 257 maddesi hükmünde, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısına, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilme hakkı tanınmış olup, aynı kanunun 259. maddesi hükmünde de ihtiyati haciz isteyen alacaklının, hacizde haksız çıktığı taktirde borçlu ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan sorumlu olduğu açıklanmıştır. Öğreti ve uygulamada İ.İ.K.nun 259 maddesi hükmü ile getirilen bu sorumluluğun kusursuz sorumluluk olduğu ve ancak maddi tazminat talepleri yönünden uygulanabileceği kabul edilmektedir. İhtiyati haciz nedeniyle maddi tazminata hükmedilebilmesi için davalı tarafın istemi üzerine verilmiş ve uygulanmış bir ihtiyati haciz kararının bulunması, ihtiyati haczin herhangi bir nedenle kendiliğinden kalkması veya itiraz üzerine kaldırılması ya da açılan istihkak davasının davacı taraf lehine sonuçlanması, davacının ihtiyati haczin uygun sonucu olarak maddi bir zararının meydana geldiğinin kanıtlanması yeterlidir. Ayrıca ihtiyati haciz kararını alan ve uygulatan davalının kusuru aranmaz. Manevi tazminat istemi ise anılan maddede düzenlenen kusursuz sorumluluk esaslarına tabi olmadığından ihtiyati haciz kararını alan davalı tarafın manevi tazminatla sorumlu tutulabilmesi için Borçlar Kanununda öngörülen kusur sorumluluğu unsurlarının gerçekleşmesi gerekir. Somut olaya gelince, ... Asliye 8.Ticaret Mahkemesinin 2008/902-902 D.iş sayılı dosyasında 24.09.2008 tarihli ek karar ile dava konusu ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Yine; İİK nun 170/3 maddesi gereğince inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığı mahkemece aynı Kanunun 68/a maddesine göre yapılan inceleme sonunda anlaşılmış ise itirazın kabulü ile birlikte takibin durdurulmasına karar verilir, takibin iptaline yada hacizlerin kaldırılmasına karar verilemez. Gerçekten taraflar arasında görülen ve davanın açılmasına esas teşkil eden ... 10.İcra Hukuk Mahkemesinin 2008/912 Esas-2010/398 Karar sayılı ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen 14.04.2010 günlü kararında da takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Şu halde itirazen ya da kendiliğinden kalkmış bir ihtiyati haciz bulunmadığından somut olayda haksız ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığının kabulü gerekir. Hal böyle olunca davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın niteliğinde ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm verilmesi isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün davalı taraf yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre de davacı tarafın temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde ilgililere iadesine, 22.05.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın