T. C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/2021 Esas 2023/1899 Karar

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

21.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/2021

KARAR NO: 2023/1899

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

İNCELENEN DOSYANIN

MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 16/06/2021

NUMARASI : 2019/345 Esas 2021/481 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan )
DAVA TARİHİ: 02/07/2019
KARAR TARİHİ: 28/12/2023

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 28/12/2023

Taraflar arasındaki itirazın iptaline ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın kredi sözleşmelerine dayalı olarak alacağının tahsili amacı ile davalı borçlular hakkında icra takibi başlattıklarını, davalıların haksız ve takibi sürüncemede bırakmak amacıyla takibe itiraz ettiklerini iddia ederek borçluların haksız itirazının iptaline karar verilerek takibin devamını, %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kefil ...'nin sadece imzalamış olduğu genel kredi sözleşmesine istinaden geri ödemesi yapılmamış kredilerden sorumlu olabileceğini, başkaca herhangi bir borçtan sorumlu tutulamayacağını, müvekkili şirketin, temerrüde düşürülmediğini, usulüne uygun olarak ihtarname tanzim edilmediğini ve müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, hem asıl borçlu, hem de kefil açısından davacı bankaca yürütülen faiz oranlarının son derece yüksek olduğundan taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu bildirerek davanın reddi ile %20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; hükme esas alınan 08/04/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda da belirtildiği gibi, kredi borçlusu tarafından kredi taksitinin ödenmemesi üzerine hesabın katedildiği, kat ihtarnamesinin davalılardan asıl borçlu şirkete 14/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/kefil ...'ye ise tebligat yapılamadığı, buna göre temerrüt tarihinin, asıl borçlu şirket yönünden 22/03/2019, kefil yönünden ise tebligat yapılamadığından takip tarihi olan 29/04/2019 olduğu, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizine yönelik (10.5.) maddesindeki düzenlemeye göre bankanın %58,80 oranında temerrüt faizi isteyebileceği, buna göre bankanın takipte talep ettiği %58,80 temerrüt faizi oranının sözleşmeye uygun olduğu, dosya kapsamına uygun, denetlenebilir bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre, davacı bankanın takip tarihi itibari ile asıl borçlu şirketten 1.266.605,74 TL asıl alacak, 77.891,73 TL işlemiş temerrüt faizi ve 3.894,59 TL BSMV olmak üzere 1.348.392,06 TL, davalı kefil ...'den ise 1.258.054,39 TL asıl alacağının olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile takibin devamına, asıl alacağı takip tarihinden itibaren %58,80 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, alacağın likit olması sebebi ile hükmolunan 1.348.392,06 TL'nin %20'si üzerinden hesaplanan 269.678,41 TL (davalı kefil ... yönünden 251.610,88 TL ile sınırlı olmak üzere) icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin talebi ile reddedilen kısım yönünden takibin kötü niyetle yapıldığı ispatlanamadığından davalıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir kısım faiz alacaklarının eksik hesaplanmış olup temerrüt başlangıç tarihinin tespitinin hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda kefile gönderilen ihtarnamenin tebliğ edilemediğini, temerrüt tarihinin hesabın kat edildiği tarih olarak dikkate alınması gerektiğini, anılan sözleşmelerdeki düzenlemeler gereği müvekkil bankanın temerrüde düşürmek için ihtarname çekme zorunluluğu dahi bulunmadığını, bu nedenle temerrüt tarihi takip tarihi değil, hesabın kat edildiği tarih olduğunu, bu nedenle davalıların müvekkil Bankaya bildirdikleri adreslerine ihtarnamenin gönderilmesi yeterli olup, ayrıca tebliğ gerekmediğini, diğer yandan hesabın kat edilmesi ile birlikte müvekkil banka temerrüt faizi talep edebilmekte olup faizin başlangıç tarihi olarak hesabın kat edildiği tarih esas alınması gerektiğini, faizin takip tarihi itibariyle işletilmesinin hatalı olduğunu, kefilin sorumlu olduğu asıl alacak tutarının eksik hesaplandığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Genel kredi sözleşmesi, 4.Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2019/6240 Esas sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu, hesap kat ihtarnamesi, hesap özetleri vs deliller dosya arasında mevcuttur.

Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2019/6240 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı banka tarafından davalılar aleyhine genel kredi sözleşmesine dayalı olarak 1.266.605,74 TL asıl alacak, 102.259,49 TL işlemiş faiz ve 5.112,98 TL BSMV olmak üzere toplam 1.373.978,21 TL üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, asıl alacağı takip tarihinden itibaren % 58,80 oranında faiz ve BSMV uygulanmasının istendiği, davalıların yasal sürede asıl alacağa, faize ve tüm ferilere itirazı ile takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.

Hükme esas alınan 08/04/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; kredi borçlusu tarafından kredi taksitinin ödenmemesi üzerine hesabın katedildiği, kat ihtarnamesinin davalılardan asıl borçlu şirkete 14/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/kefil ...'ye ise tebligat yapılamadığı, buna göre temerrüt tarihinin, asıl borçlu şirket yönünden 22/03/2019, kefil yönünden ise tebligat yapılamadığından, takip tarihi olan 29/04/2019 olduğu, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizine yönelik (10.5.) maddesindeki düzenlemeye göre bankanın %58,80 oranında temerrüt faizi isteyebileceği, buna göre bankanın takipte talep ettiği %58,80 temerrüt faizi oranının sözleşmeye uygun olduğu, davacı bankanın takip tarihi itibari ile asıl borçlu şirketten 1.266.605,74 TL asıl alacak, 77.891,73 TL işlemiş temerrüt faizi ve 3.894,59 TL BSMV olmak üzere 1.348.392,06 TL, davalı kefil ...'den ise 1.258.054,39 TL asıl alacağının bulunduğu bildirilmiştir.

Dosya kapsamından, davacı banka ile davalı/asıl borçlu şirket arasında 14/12/2015 tarihli, 1.000.000 TL limitli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, kredi limitinin 07/06/2017 tarihinde 3.000.000 TL'ye yükseltildiği, davalı/kefil ...'nin aynı miktarlar üzerinden müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığı, kredi borçlusu tarafından kredi taksitinin ödenmemesi üzerine hesabın katedildiği, kat ihtarnamesinin davalılardan asıl borçlu şirkete 14/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı/kefil ...'ye ise tebligat yapılamadığı, buna göre temerrüt tarihinin, asıl borçlu şirket yönünden 22/03/2019, kefil yönünden ise tebligat yapılamadığından temerrüdün takip tarihi olan 29/04/2019 tarihinde oluştuğu, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin temerrüt faizine yönelik (10.5.) maddesindeki düzenlemeye göre bankanın %58,80 oranında temerrüt faizi isteyebileceği, buna göre bankanın takipte talep ettiği %58,80 temerrüt faizi oranının sözleşmeye uygun olduğu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların dosya kapsamına ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olduğu,

TTK.nun 7.maddesine göre, kefilin temerrüt faizinde sorumlu tutulabilmesi için ihtarın tebliğ edilmesinin şart olduğu, genel kredi sözleşmesindeki adresi ilişkin tebliğ edilmiş sayılma kriterinin kefil yönünden uygulanmayacağı gözetildiğinde; kefil yönünden temerrüdün takip tarihinde oluştuğuna ilişkin mahkeme kabulüne bir isabetsizlik bulunmadığı, buna göre davacı bankanın takip tarihi itibari ile asıl borçlu şirketten 1.266.605,74 TL asıl alacak, 77.891,73 TL işlemiş temerrüt faizi ve 3.894,59 TL BSMV olmak üzere 1.348.392,06 TL, davalı kefil ...'den ise 1.258.054,39 TL asıl alacağının bulunduğu, alacağın likit olduğu anlaşılmakla ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gerekli olan 269,85 TL harçtan peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 210,55 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.28/12/2023 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

Karar Etiketleri
28.12.2023 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu K6100 md.355 HMK md.362 HMK md.355 HMK md.353