10. Ceza Dairesi 2022/14398 E. , 2023/11062 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KANUN YARARINA BOZMA
YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı
Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli ve 2018/781 Esas, 2019/225 Karar sayılı kararı ile, hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 23.05.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.08.2022 tarihli ve 2022/9173 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112680 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112680 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha önce 16.01.2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2016 tarihli ve 2016/3615 soruşturma, 2016/320 sayılı kararıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği ve sanığın yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/736 esasına kayden kamu davasının açıldığı, yapılan yargılama sonucunda anılan Mahkemenin 28.02.2018 tarihli ve 2017/736 Esas, 2018/246 Karar sayılı kararıyla sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde kasten suç işlediğinin ihbarı üzerine, anılan Mahkemenin 18.06.2019 tarihli ve 2019/504 Esas, 2019/418 Karar sayılı kararıyla 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasını müteakip, sanık tarafından kararın istinaf edilmesi üzerine, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli ve 2019/3089 Esas, 2021/2326 Karar sayılı kararıyla anılan hükmün bozulduğu ve bahse konu bozma ilamında "... 2- Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmiş olması ve bu kararın sanığa tebliğ edildiğine dair mazbatanın dosyada bulunmaması nedeniyle; bu mazbatanın akıbetinin araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3- Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulen kesinleşmediğinin tespiti durumunda; bu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına istinaden 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında açılan ve mahkumiyetle sonuçlanan Gaziantep 20.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/781 Esas 2019/225 Karar sayılı dosyası için kanun yararına bozma yoluna başvuru açısından ihbarda bulunulmasının gerektiğinin düşünülmemesi," şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, şüpheli hakkında verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, anılan kararın şüpheliye tebliğ de edilmemesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği ve bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, müstakil bir suçtan bahsedilemeyeceği, bu nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 17.11.2021 tarihli ve 2019/3089 Esas, 2021/2326 Karar sayılı kararıyla bozulan Gaziantep 8.Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli ve 2019/504 Esas, 2019/418 Karar sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
A. Şüpheli hakkında, 06.08.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 22.11.2018 tarihli ve 2018/64033 Soruşturma, 2018/17718 Esas, 2018/13744 sayılı iddianamesi ile cezalandırılması istemiyle Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesine, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında daha önceden 2016/3615 sayılı soruşturmada kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, ihlal nedeniyle Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesine 2017/736 Esas sayılı kamu davasının açıldığı, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
B. Gaziantep 20.
Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 18.04.2019 tarihli ve 2018/781 Esas, 2019/225 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin 23.05.2019 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
C. Gaziantep 8.
Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2018 tarihli ve 2017/736 Esas, 2018/246 Karar sayılı kararı ile 18.06.2019 tarihli ve 2019/504 Esas, 2019/418 Karar sayılı kararının UYAP üzerinden alınarak incelenmesinde;
1.Şüphelinin 16.01.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2016 tarihli ve 2016/3615 Soruşturma, 2016/320 Karar sayılı kararıyla, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davası açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,
2.Şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 28.10.2017 tarihli ve 2016/3615 Soruşturma, 2017/17334 Esas, 2017/12623 sayılı iddianamesiyle kamu davası açıldığı,
3.Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.02.2018 tarihli ve 2017/736 Esas, 2018/246 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 23.03.2018 tarihinde kesinleştiği,
4.Kanun yararına bozma incelemesine konu Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/781 Esas ve 2019/225 Karar sayılı kararı ile ihbarda bulunulması üzerine; Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli ve 2019/504 Esas, 2019/418 Karar sayılı kararı ile, hükmün açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın istinaf kanun yoluna başvurduğu,
5.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 17.11.2021 tarihli ve 2019/3089 Esas, 2021/2326 Karar sayılı kararı ile, "....Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında itiraz süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmiş olması ve bu kararın sanığa tebliğ edildiğine dair mazbatanın dosyada bulunmaması nedeniyle; bu mazbatanın akıbetinin araştırılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulen kesinleşmediğinin tespiti durumunda; bu kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına istinaden 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında açılan ve mahkûmiyetle sonuçlanan Gaziantep 20.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/781 Esas 2019/225 Karar sayılı dosyası için kanun yararına bozma yoluna başvuru açısından ihbarda bulunulmasının gerektiğinin düşünülmemesi" gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verildiği, Anlaşılmıştır.
D. 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.
Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." Şeklinde yeniden düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları doğrultusunda verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü, yargılamanın her aşamasında usulüne uygun olarak verilip verilmediğinin ve kesinleşip kesinleşmediğinin dikkate alınması gerektiği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının içeriği itibariyle de usul ve yasaya uygun düzenlenmesi gerektiği, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarıyı içermesi zorunlu olduğu ve bu yasal uyarıyı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının hukuken geçersiz sayılacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı 15 gün içinde Sulh Ceza Hakimliğine itiraz hakkı bulunduğu ihtarının da bulunması gerektiği ve bu yasal ihtarı içermeden düzenlenen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının şüpheli/sanık tarafından öğrenilmiş olsa dahi kesinleşmemiş sayılacağı, erteleme süresinin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun kesinleşmesi ile başlayacağı, bu kapsamda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının tebliğinin usule uygun yapılması gerektiği, diğer bir anlatımla, usule uygun tebliğ edilmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kesinleşmediğinden 5 yıllık erteleme süresinin de başlamayacağı, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi beklenilmeden erteleme kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosyanın ilgili Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmesi durumunda, Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından düzenlenen ihtarlı çağrı kağıdının yükümlüye tebliğ edilerek tedbirin infazına başlanmasının hukukî sonuç doğurmayacağı ve kovuşturma şartının gerçekleşmemiş sayılacağı kabul edilmektedir. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasında yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bu suçtan yürütülen soruşturmalarda sadece bir kez verilebilecektir. Buna göre, usulüne uygun verilip kesinleşen herhangi bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunmamasına rağmen aynı sanık hakkında birden fazla soruşturma bulunması halinde, soruşturmaların birleştirilmesi sonrası kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerekmektedir. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra veya ısrar şartının gerçekleşmesi nedeniyle dava açma koşulları oluştuktan sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suça ilişkin eylemler ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan açılan kamu davasında da, davaya esas alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun şekilde kesinleşip kesinleşmediğinin ve erteleme kararının ihlali üzerine açılan davanın akıbetinin araştırılması gerekmektedir. Tüm bu açıklamalar doğrultusunda;
Somut olayda, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrasının uygulanmasına esas alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karara karşı itiraz yoluna başvuru süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, anılan kararın şüpheliye tebliğ de edilmemesi nedeniyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediği, bu gerekçelerle de Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli ve 2019/504 Esas, 2019/418 Karar sayılı mahkûmiyet kararının Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 17.11.2021 tarihli ve 2019/3089 Esas, 2021/2326 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği dikkate alınarak, Sanığın adli sicil kaydı ve UYAP kayıtlarından, 16.01.2016 tarihli eylem nedeniyle Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 23.05.2022 tarihli ve 2022/50366 Soruşturma, 2022/3389 sayılı kararı ile yeni bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği anlaşıldığından;
Mahkemece, Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2019 tarihli ve 2019/504 Esas, 2019/418 Karar sayılı kararının bozulmasından sonraki hukuki sürecin araştırılması, inceleme konusu 06.08.2018 tarihli eylem, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş hale geleceğinden, sanığın tüm eylemlerinin birlikte değerlendirilerek hukuki durumunun belirlenmesinin temini yönünden, davanın, Gaziantep 8. Asliye Ceza Mahkemesinde derdest olan dava ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğinden, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2.Gaziantep 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2019 tarihli ve 2018/781 Esas, 2019/225 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.12.2023 tarihinde karar verildi. #########