Aramaya Dön

Danıştay 10. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2019/8532
Karar No
K. 2023/524
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2019/8532 E.  ,  2023/524 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No: 2019/8532
Karar No: 2023/524
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Mühendisleri Odası
VEKİLİ: Av…
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Başkanlığı / …
VEKİLİ: Av…

İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU :

Davacı tarafından; Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığınca yapılan denetim neticesinde düzenlenen … tarih ve … sayılı teftiş raporunda, davacının "büro iş yeri" olarak tescil edilen iş yerinde ücret karşılığı çalıştığı tespit edilen personelin işe giriş bildirgelerinin, işten ayrılış bildirgelerinin ve 2011/07-2013/12 dönemine ait aylık prim ve hizmet belgeleri ile sosyal güvenlik destek primi belgelerinin yasal süresinde verilmemesi nedeniyle 5510 sayılı Kanun'un 102. maddesi uyarınca 123.914,00 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin Ulucanlar Sosyal Güvenlik Merkezinin … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun dava konusu işlemin … ve … isimli kişiler için uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmı yönünden kabulüne, İdare Mahkemesi kararının bu kısım yönünden kaldırılmasına, dava konusu işlemin bu kişiler için uygulanan idari para cezasına ilişkin kısmının iptaline, adı geçenler dışındaki 4 kişi yönünden idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısma yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :

Davacı tarafından; İstinaf Mahkemesince kararın eksik incelemeye dayanılarak verildiği, dava konusu kişilerin tam zamanlı çalışanlar olmadığı, sosyal güvenlik mevzuatı uyarınca sigortalı çalışan olarak nitelendirilemeyeceği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, işleminin hukuka uygun olduğu aksi yöndeki Mahkeme kararının aleyhlerine olan kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı ve davalı idare tarafından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,

2.Davanın reddine ilişkin …. İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin kısmen iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ...

İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/02/2023 tarihinde kesin olarak davalı idarenin temyiz istemi yönünden oy birliğiyle, davacının temyiz istemi yönünden oy çokluğuyla karar verildi. (X)-KARŞI OY :

Dava dosyasının incelenmesinde; davacının "büro iş yeri" olarak tescil edilen iş yerinde ücret karşılığı çalıştığı iddia edilen personelin ifadelerinde, davacı ile aralarında iş akdi olmadığının, kendilerine yapılan ödemelerin huzur hakkı kapsamında ödendiğinin, davacı tarafından yapılan iş karşılığında ücret ödemesi yapılmadığının, kendilerinin söz konusu iş yerinde kalıcı oda ya da benzeri bir çalışma ortamlarının olmadığının ve sürekli olarak iş yerinde durmadıklarının ifade edildiği görülmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, “Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddî olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. İşverenin işyerinde ürettiği mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen yerler (işyerine bağlı yerler) ile dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden ve meslekî eğitim ve avlu gibi diğer eklentiler ve araçlar da işyerinden sayılır. İşyeri, işyerine bağlı yerler, eklentiler ve araçlar ile oluşturulan iş organizasyonu kapsamında bir bütündür…” hükümleri ve "ücret ve ücretin ödenmesi" başlıklı 32. maddesinde, "Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır." hükmü yer almaktadır.

Bakılan uyuşmazlıkta, her ne kadar Bölge İdare Mahkemesince, “dava konusu işlemin, ... ve D... dışındaki 4 kişi yönünden idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmında” hukuka aykırılık görülmemekte ise de; olayla ilgili sosyal güvenlik denetmenince düzenlenen raporda yer alan ilgili kişilerin ifadeleri incelendiğinde; iş yeri ile organik bir bağlantılarının olmaması ve aldıkları ödemelerin de ücret kapsamında değerlendirilemeyeceği hususları göz önüne alındığında davacı Oda'da işçi olarak çalıştığı kabul edilen kişilerin, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasında tanımlanan "iş ilişkisi" kapsamında çalışan işçiler olup olmadığının, yapılan işlerin de "ücret karşılığı ve bağımlılık" kapsamında yapılan işlerden olup olmadığının muğlak kaldığı görülmektedir.

Bu nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile davanın reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen kabulü ile İdare Mahkeme kararının kaldırılması ve dava konusu işlemin kısmen iptali yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının davacının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına bu yönden katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.