7. Hukuk Dairesi         2014/4122 E.  ,  2014/11341 K.

"İçtihat Metni"Mahkemesi : Hatay İş Mahkemesi

(Müstemir Yetkili)

Tarihi : 04/09/2013

Numarası : 2012/162-2013/365

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için davetiyeye yapıştırılacak posta pulu bulunmadığından duruşma isteğinin reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

1.Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.

2.Davacı vekili, davacının iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak işveren tarafından sona erdirildiğini, ancak davacıdan baskı ile istifa dilekçesi ve ibraname alınmış olduğunu öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, hafta tatili, genel tatil ve fazla çalışma ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının resmi kuruma atanması nedeniyle kendi isteği doğrultusunda iş akdini istifa suretiyle sonlandırdığını, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, yıllık izinlerin kullandırıldığını, tüm hakedişlerinin kendisine ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davacının mevzuat gereği en fazla 5 hastaya bakması gerekirken 6-7 hastaya baktığı, diğer çalışanlara zam yapıldığı halde davacıya zam yapılmadığı nedenleri göz önüne alınarak davacının iş yoğunluğu nedeniyle ve çalışma koşullarındaki ağırlığı göz önüne alınarak istifa ettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı ancak ihbar tazminatı talebinin reddi gerektiği, davalının 113 gün yıllık izin kullandırdığına ilişkin belge sunduğu, bunun dışında izin kullandığına dair belge sunulamadığından bakiye 35 gün yıllık izin hakkı olduğu, davalı tarafından yıllık izin alacağı için brüt 490,05 TL ödeme yapıldığı, bakiye yıllık izin alacağının hüküm altına alınması gerektiği, fazla mesai ile hafta sonu tatili, ulusal bayram genel tatil alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın, kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Taraflar arasında davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.

Dosya içerisinde bulunan 01.07.2011 tarihli istifa dilekçesi '' ailevi nedenlerden dolayı devlete çıkan atama hakkımı kullanmak istiyorum. 31.08.2011 tarihinde klinikteki görevimden istifa ediyorum'' şeklinde olup, davacı bu dilekçeyi el yazısı ile yazmış ve imzalamıştır. Davacı maaşının ödenmemesi nedeniyle istifa dilekçesini imzalamak zorunda kaldığını iddia etmiştir.

Davalı taraf ise davacının resmi kuruma ataması yapılması nedeniyle iş akdini kendi isteğiyle sonlandırdığını savunmuştur. Mahkemece, davacının çalışma koşullarının ağırlığı ve kendisine diğer hemşirelerden daha az zam yapılması nedeniyle iş akdini haklı nedenle sonlandırdığı kabul edilerek talep edilen kıdem tazminatı hüküm altına alınmış ise de, yapılan araştırma yetersizdir.

Davacı taraf yargılama aşamasında ödenmemiş ücret alacaklarını alabilmek için istifa dilekçesini imzalamış olduğunu belirtmiş olduğuna göre; mahkemece, işyeri kayıtları ve banka kayıtları üzerinde araştırma yapılarak fesih bildiriminin yapıldığı 01.07.2011 tarihi itibariyle davacının ödenmeyen ücret alacağı olup olmadığı belirlenmeli, araştırma sonucunda davacının 01.07.2011 tarihi itibariyle ödenmemiş ücret alacağının olduğunun saptanması halinde şimdiki gibi karar verilmeli, ücret alacağının bulunmadığının anlaşılması halinde ise kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmelidir. Mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.05.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
26.05.2014 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk