3. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 ... Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2018 tarihli ve 2018/105 Esas, 2018/471 ... Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 ... ... Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 ... Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 ... Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası yollamasıyla 58 inci maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2018/1878 Esas, 2020/969 ... Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 ... Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.03.2022 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1.Usul ve yasaya aykırı karar verildiğinden dosyanın bozulmasına ve sanık hakkında beraat yönünde karar verilmesine, 2.Sanığın örgüt üyesi olduğuna dair somut delil olmamasına rağmen eksik inceleme ile hukuka aykırı karar verildiğine, 3.Sanığın kendi isteğiyle dernek üyesi olmadığına, dernek üyeliğinden 15 Temmuz darbe girişiminden bir yıl önce istifa ettiğine, 4.Bank ... hesabını 2015 yılında kapattırdığına, sanığın talimatla hareket etmediğine, söz konusu tarihlerde Bank Asyaya para yatırmadığına, 5.Tanıkların mahkeme huzurunda alınan sanık lehine beyanlarına itibar edilmediğine, idari soruşturmada verdikleri ifadelerin hükme esas alınarak sanığın cezalandırıldığına, esas ve hukuken geçerli olanın mahkeme huzurunda verilen ifadeler olduğuna, müftülükte alınan ifadelerin delil değeri bulunmadığına, 6.Sanığın müftülük talimatı dışında para toplamadığına, buna ilişkin tutanakların müftülük kayıtlarında mevcut olmasına ve tanıkların da bu hususu belirtmesine rağmen bu hususların göz önünde bulundurulmadığına, 7.Sanığın söz konusu terör örgütünü dini cemaat olarak tanıdığına, 2013 yılında terör örgütü olduğu anlaşılınca arasına mesafe koyduğuna, 8.Sanığın yapıya sempati duyduğuna ancak organik bir bağ içerisine girmediğine, 9.2013 öncesi dini cemaat olarak duyduğu yakınlığın TCK'nın 30 ncu maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, 10.Sanık hakkındaki ihbarın asılsız olduğunun tanık ifadeleriyle ortaya çıktığına, 11.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas 2017/3 Karar ... ve Dairemizce de benimsenen, istikrar kazanmış yargısal kararlarda açıklandığı üzere; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili ... ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının ... ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü ... ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir. (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.) Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır. (... özel kısım syf. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280) Somut dosya tetkik edildiğinde; Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde cami imamı olarak görev yapan sanık hakkında hükme dayanak yapılan ve idari soruşturmada beyanda bulunan tanık anlatımlarının soyut, genel, duyuma ve kanaate dayalı nitelikte bulunması, idari soruşturma sırasında dinlenen tanıklar ... Ş., Süheyb O., Hamza B. ve ... M.'nin kovuşturma aşamasındaki anlatımlarının önceki beyanlarını doğrular nitelikte olmaması ve sanığın durumunu somutlaştırmaktan uzak bulunması karşısında; Kovuşturma aşamasında celse arasında gelen, sanığın yokluğunda dinlenen ve özellikle idari soruşturmada tanık sıfatıyla verdiği ifadesinde sanığın 17/25 Aralık'tan önce FETÖ'nün Çayyolu bölgesindeki imamlardan sorumlu kişi olduğunu ancak 17/25 Aralık'tan sonra sanıkla görüşmediğini bildiren Ö.Y. ile yine idari soruşturmada sanığın FETÖ/PDY için fitre, zekat, sadaka adı altında yardım topladığını belirten A.R.A.nın tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulup, ayrıca sanığın hukuki durumunun aydınlanması için gerekirse diğer tanıkların da yeniden dinlenilip, özellikle silahlı terör örgütü FETÖ/PDY'nin operasyonel eylemlerinden sonraki süreçte sanığın örgütsel nitelikte eylem ve faaliyetlerinin bulunup bulunmadığı yer ve zaman belirtilmek suretiyle somutlaştırılmaya çalışılması, bu kapsamda UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında başkaca ifade yahut beyan bulunup bulunmadığı araştırılıp, varsa beyan veya ifadelerin onaylı örneklerinin dosyaya getirtilerek CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunup, lüzumu halinde ifade yahut beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla ifadelerine başvurularak, yine bu minvalde tanık anlatımlarında sanığın örgüte yardım ettiğine dair beyanlar nazara alınıp 2014 yılı öncesine de sari olacak şekilde Bank ... hesap hareketleri üzerinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 17.12.2020 tarihli ve 2018/1878 Esas, 2020/969 ... Kararının 5271 ... Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 ... Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.11.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın