5. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2015 tarihli ve 2015/173 Esas, 2015/272 sayılı Kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede: Temyiz incelemesi yapılan bu dava ile Dairemizin 2021/10, 2018/11920, 2022/6465, 2018/12764, 2018/12728, 2018/4086, 2022/2226 ve 2018/12993 Esasına kayıtlı davalar arasında iddia konusu eylemler, suçlar ve bir kısım sanıklar yönünden fiili ve hukuki bağlantı bulunduğu görülerek belirtilen tüm dava dosyaları birlikte incelenmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.06.2014 tarihli ve 2014/5554 Soruşturma, 2014/2537 Esas, 2014/245 numaralı İddianamesiyle tüm sanıklar hakkında zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma, ... dışındaki diğer sanıklar hakkında ise ayrıca nitelikli dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2015 tarihli ve 2015/173 Esas, 2015/272 sayılı Kararı ile sanıkların atılı suçlardan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; dosya kapsamındaki tüm delillere göre sanıkların atılı suçları işlediklerinin sabit olduğu halde haklarında beraat kararları verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu ile temyiz incelemesi sırasında nazara alınacak sair nedenlere ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Hukuki ve fiili irtibat sebebiyle birlikte inceleme yapılmasına karar verilen dava dosyaları ile mevcut dava dosyasındaki tüm bilgi ve belgelere, ihaleye fesat karıştırma suçuna konu edilip kırsal kalkınma yatırımlarını destekleme programı kapsamında yapılan ve "ihale" olarak adlandırılan ancak yatırımcılar tarafından gerçekleştirilip niteliği itibarıyla teşvik veya krediden faydalanmaları hususundaki yıllar bazında çıkarılan tebliğler ve bunlara dayanılarak oluşturulan satın alma kitapları ile imzalanan hibe sözleşmeleri kapsamında temin edilecek malın veya gördürülecek yapım işinin şeklinden ibaret olan sürece, kamu kurumunun bu süreçteki rolünün desteklemeden faydalanacak olanları belirleme ve sürecin kontrolü ile değerlendirmesini gerçekleştirmeye ilişkin olmasına, yine tebliğlerde yer alan yatırımcıların belirlenen usule aykırı işlemlerinin tekrarlanacağı ve uygulama sorumluluklarının kendilerinde olacağı yönünde benzer mahiyetteki hükümlere, iddianamede nitelikli dolandırıcılık olarak vasıflandırılan suçun dayanağı isnadın yalnızca belirlenen usule aykırı hareket edilmesi sebebiyle yatırımcının teşvikten faydalandırılarak kamu zararına sebebiyet verildiği iddiası olmasına, program kapsamında yapılan tüm işlemlerin katılan bakanlık teftiş kurulu başkanlığı tarafından her zaman denetlenme imkanı bulunması yanında tebliğlerde bu hak ve sorumluluğun da verilmiş olması dikkate alındığında hile unsurunun varlığından söz etme imkanı bulunmamasına ve iddianameye bağlılık ilkesine göre; mahkemece sanıklara atılı suçların unsurlarının oluşmadığı yönündeki kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Diğer taraftan yatırımları destekleme sürecinin projenin gerçekleştirildiği il bazında kontrolünden, izlenmesinden ve değerlendirmesinden sorumlu olan il proje yürütme birimi ile ilgili şube müdürü olarak görev yaptığı belirtilen bir kısım sanıkların somut olayda; tebliğ, satın alma kitabı ve imzalanan sözleşmeye göre gerçekleştirilme şekli usulsüz olduğu belirlenen mal alımlarına dair işlemlere ilişkin yatırımcıyı uyarmaları ve bu doğrultuda işlemleri yeniletmeleri gerekirken görev gereklerine aykırı davrandıkları tespit edilmiştir. Bu durumda objektif cezalandırma koşullarının varlığı saptanırsa sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in eylemlerinin kül halinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, diğer sanıklar ... ve ...'in eylemlerinin ise bu suça iştirak niteliğinde olabileceği kabul edilmiştir. 3. Görevi kötüye kullanma suçu için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 4. Dosya kapsamına göre birlikte inceleme yapılmasına karar verilen dosyalardaki ortak sanıklar yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olasılığı ile bağlantılı dosyalardaki zamanaşımı süresini kesen sebepler de gözetilerek suç tarihi ile temyiz incelemesi tarihi arasında 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.10.2015 tarihli ve 2015/173 Esas, 2015/272 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın