T.C.
ANTALYA
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... şubesi ... çek seri numaralı ... vade tarihli ... TL bedelli çek üzerinde yer alan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, müvekkilinin imzasının taklit edildiğini, çekin kambiyo vasfını yitirdiğini, çekte tahribat yapıldığının gözle görülür durumda olduğunu, çekin ne şekilde davalıların eline geçtiğini, çek üzerinde yapılan tahribatların ve imzanın müvekkili şirkete ait olup olmadığı hususlarının aydınlatılmaya muhtaç olduğunu,
İİK'nun 72/3 maddesinde "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacalıya verilmemesini isteyebilir" denildiğini,
İİK 72 uyarınca Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takibinin durdurulmasını, icra kasasındaki paranın alacaklıya ödenmemesini, ayrıca dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ederek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, menfi tespit davasıdır . 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesine ek düzenleme getiren 5/A maddesinde "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlığı ile "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." hükmü getirilmiştir. 6325 sayılı HUAK'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasında; "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda, davacının Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına konu çekteki imzanın davacıya ait olmadığından bahisle, menfi tespit talep ettiği, menfi tespit davaları yönünden de ... tarihinden itibaren arabuluculuğun dava şartı olarak kabul edildiği böylelikle ... tarihli tensip ara kararı ile davacıya dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru şartına ilişkin arabuluculuk evrakını sunmak üzere kesin süre verildiği, verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça sunulan arabuluculuk evrakında başvuru tarihinin dava tarihinden ve tensip ara kararımızdan sonraki bir tarih olan ... tarihi olduğu, davadan önce başvuru şartının yerine getirilmediği anlaşılmıştır.
TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
Davacı tarafça davalının itirazının iptali ile menfi tespit talebinde bulunulduğu anlaşılmış olup uyuşmazlığın davalı yönünden zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu ve davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığı ve bu şartın yerine getirilmediği anlaşılmıştır. (Aynı yönde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2020/286 Esas, 2020/231 Karar; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2022/220 Esas, 2022/548 Karar) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2. Maddesinde diğer kanunlarda belirlenen dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirlenmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın 6102 sayılı TTK 5/A ve 6100 sayılı HMK'nın 114/2 maddesi gereği dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2.Alınması gereken 269,85-TL harcın peşin alınan 870,96TL harçtan mahsubu ile, fazla yatırılan 601,11TL'nin kararın kesinleşmesinin ardından istek halinde davacıya İADESİNE
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere davacının göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda verilen kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/12/2023 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)