4. Hukuk Dairesi         2021/27412 E.  ,  2023/2197 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1735 Esas 2021/1507 Karar
HÜKÜM/KARAR: Kabul - Yeniden Hüküm Kurma

İLK DERECE MAHKEMESİ : Isparta 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/178 Esas 2021/152 Karar

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu ölümden kaynaklanan bakiye destekten yoksun kalma tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili ile davalı ... Seyahat Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf itirazının kabulüne, davalı ... Seyahat Ltd. Şti. vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Seyahat Ltd. Şti. vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 21.02.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen gün ve saatte Davalı ... Seyahat Ltd. Şti. vekili Avukat ... geldi. Davacı adına gelen olmadı. Davalı ... Seyahat Ltd. Şti. vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in sürücüsü olduğu araç ile davalı ...'in sevk ve idaresinde, diğer davalı şirketin maliki olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıların murisinin hayatını kaybettiğini, davacıların murisin eşi, çocukları ve annesi olduğunu belirterek ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını, dava dışı sigorta şirketinin davacılara kısmi ödeme yaptığını ancak davacıların zararının daha fazla olduğunu belirterek bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davalı araç maliki ile araç sürücüsünden tazmini isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı ... Seyahat Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacıların belirsiz alacak davası ya da kısmi dava açmakta hukuki yararlarının bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, murisin son bir yıllık maaş bordrolarının dosyaya kazandırılması gerektiğini, ayrıca gelirin asgari ücret olarak alınması gerektiğini, davacılara SGK tarafından bağlanan peşin sermaye değerli gelirin hesaplamada dikkate alınması gerektiğini, murisin eşi olan davacının yeniden evlenme durumunun netleştirilmesini ve davanın reddi gerektiğini belirtmiştir. Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1.İlk Derece Mahkemesinin 11.01.2019 tarih ve 2016/300 esas, 2019/12 karar sayılı kararı ile "... davacı murislerinin gelirinin asgari ücret düzeyinde olduğu kanaatine varılarak, davacılara sigorta şirketinden yapılan ödemeler güncellenip düşüldüğünde dava dışı ... sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemelerin davacıların tazminat alacaklarını karşıladığından davacıların bakiye alacağının mevcut olmadığı kanaatine varıldığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonucu istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve "...Sağlığındayken gıda dağıtım işinde pazarlamacılık yapan davacılar desteğinin SGK hizmet dökümünde piriminin asgari ücret üzerinden yatırıldığı ve en son maaş bodrosunun asgari ücret üzerinden düzenlendiği görülmüş ise de, Tek- Gıda İş Sendikası yazısından anlaşılacağı üzere zikrolunan işte çalışanların asgari ücretten daha fazla gelir elde edeceği, bu ahvalde asgari ücret üzerinden belgelenen gelirin, desteğin yaptığı işin niteliğine uygun ve makul olmadığı belirgindir. Öte yandan, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesince yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde yapılan emsal kazanç araştırması neticesinde desteğin asgari ücretin 2,69 katı gelir elde ettiğine ilişkin saptaması, dosya kapsamına, sendikanın bildirdiği rakamlara, hayatın olağan akışına, ekonomik ve sosyal durum araştırmasına uygundur. Hal böyle iken, asgari ücret düzeyindeki gelir durumuna göre yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulması doğru olmamıştır" gerekçesiyle davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

2.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; desteğin geliri, asgari ücretin 2.69 katı alınmak suretiyle, karar tarihine en yakın asgari ücret verileri dikkate alınarak hesaplama yapması ve sigorta şirketince yapılan ödemenin raporun düzenlendiği tarihe kadar yasal faiz uygulanmak suretiyle güncellenmesi ve hesaplanan tutardan mahsup edilmesi için ek rapor (11.01.2021 tarihli) alınarak sonuca gidildiği belirtilerek davacıların maddi tazminat davasının ıslah edilmiş hali ile kabulüne, davacı ... için 325.652,06 TL, davacı ... için 15.467,39 TL, davacı ... için 103.475,85 TL, davacı ... için 115.811,95 TL olmak üzere toplam 560.407,25 TL'nin 14.10.2014 olay tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ...

Seyahat Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; adli tıp rapor ücreti ile ıslah harcının yargılama giderlerine dahil edilmemesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.

Davalı ... Seyahat Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde; davacılar murisinin gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğunun ispat edilemediğini, güncel asgari ücrete göre yapılan hesaplamanın kabul edilmediğini ve ayrıca SGK tarafından bağlanan gelirin hesaplanan tazminattan mahsup edilmediğini, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... karar tarihine en yakın veriler esas alınarak güncel bilgiler üzerinden rapor alınmasının doğru olduğu (bilinen dönem varken varsayıma göre rapor düzenlenemeyeceği), SGK'nın rücuya tabi ödemelerinin ve sigortanın ödemelerinin usulünce hesaplamada nazara alındığı, davanın haksız fiilden kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı istemine dayanması ve haksız fiillerde haksız fiilin gerçekleştiği tarihte alacak muaccel sayılacağından kaza tarihinden faize hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin yargılama giderlerine yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisine, davacıların maddi tazminat davasının ıslah edilmiş hali ile kabulüne, davacı ... için 325.652,06 TL, davacı ... için 15.467,39 TL, davacı ... için 103.475,85 TL, davacı ... için 115.811,95 TL olmak üzere toplam 560.407,25 TL'nin 14.10.2014 olay tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...

Seyahat Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... Seyahat Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; davacılar murisinin gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğunun ispat edilemediğini, asgari ücretin 2,69 katına göre yapılan hesaplamanın kabul edilmediğini ve ayrıca SGK tarafından bağlanan gelirin hesaplanan tazminattan mahsup edilmediğini, davalının taraf olmadığı ve temyiz incelemesinden geçmeyen bir dosyadaki emsal ücret araştırmasının hükme esas alınmasının doğru olmadığını, davalının bu anlamda savunma hakkının kısıtlandığını, davacıların murisinin asgari ücret düzeyinde gelir elde ettiğinin SGK kayıtlarıyla da sabit olduğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini belirtmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık; davalı şirketin işleteni, davalı gerçek kişinin sürücüsü olduğu araç ile davacıların murisi olan ...'in sevk ve idaresindeki aracın 14.10.2014 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda davacıların desteğinin ölmesi nedeniyle ölenin eşi, çocukları ve annesi olan davacıların destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 53 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri.

3.Değerlendirme Destekten yoksun kalma iddiası ile açılan davalar, ölümden sonraki süre boyunca doğacak zararın tazmini talebini kapsamaktadır. Bu nedenle yargılama boyunca davacının değişen durumu tazminatın belirlenmesi yönünden etkili olacaktır.

TBK'nın 53 üncü (818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 45 inci) maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için her şeyden önce destek alma hakkı olan kişinin, destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir.

Dava konusu olaya ilişkin Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1564 Esas, 2016/189 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; davacılar ... ve ...'e velayeten kendi adına asaleten ... ve ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan tazminat davası olduğu, yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile, davacı ... için 164.806,51 TL, davacı ... için 14.330,15 TL, davacı ... için 55.480,49 TL, davacı ... için 33.382,83 TL olmak üzere toplam 267.999,98 TL'nin dava tarihi olan 03.11.2014 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verildiği, bu dosyada davacıların murisinin vefatından önceki aylık gelirinin 2.400,00 TL civarında olduğu, hesaplamada bu gelirin esas alındığı, gelirin asgari ücretin 2,69 katına tekabül ettiği, gelire itiraz üzerine alınan ek raporda, TÜİK verileri esas alınsa dahi, hesaplanan tazminatın davalı sigorta şirketinin poliçe limitinden daha fazla çıkacağının sabit olduğunun belirlendiği, mahkemece bu nedenle poliçe limiti üzerinden karar verildiği, kararın temyiz edilmemesi üzerine 05.05.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Davacıların eldeki davada talebi, sigorta şirketince az yukarıda bahsedilen mahkeme kararı gereği ödenen bedelden bakiye kalan destekten yoksun kalma tazminatına yönelik olup, davacılar mahkeme tarafından dava dışı sigorta şirketi aleyhine verilen kararı temyiz etmemiştir. Öte yandan, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacıların murisinin vefatından evvel gıda dağıtım işinde pazarlamacılık işi ile meşgul olduğu anlaşılmakla, murisin asgari ücretin bir miktar üzerinde gelir elde edeceği açıktır.

Şu halde, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde davacılar tarafından dava dışı sigorta şirketi aleyhine açılan davada gelir yönünden değerlendirme yapılarak hesaplama yoluna gidildiği ve davacılar tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmadığı dikkate alındığında, eldeki davada mahkemece, ticaret mahkemesindeki bakiye destek tazminatı yönünden hüküm tesis edilmesi gerekirken, yeniden gelir araştırması yapılarak hesaplama yoluna gidilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davalı ... Seyahat Ltd. Şti vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ... Seyahat Ltd. Şti. verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ... Seyahat Ltd. Şti. iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
21.02.2023 BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Aile Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu 6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 818 sayılı Borçlar Kanunu 2918 sayılı Kanun TBK md.53