19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı asil vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; tarafından ikame edilen ... İş Mahkemesi'nden ... E. Sayılı dosyasından davalı şirket ile ilgili gönderilen ticaret sicil kayıtlarıyla davalı ... 'nin 6102 sayılı TTK geçici madde 7 hükmü gereğince 31.07.2013 tarihinde resen terkin edildiğinin bildirildiğini;... İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi Şirketi'nin 25131 sıra 31.07.2013 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, işbu sebeple mahkemenin 12/09/2023 tarihli duruşmasında tarafına "dava şartı olan taraf teşkilinin sağlanması için davalı ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin bu dava konusu ile ilgili ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne husumet yöneltilerek şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması talepli İstanbul Adliyesi Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine dava açması için 1 aylık kesin süre verilmesine, " karar verildiğini, karar gereği davalı şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması talepli olarak bu davayı açtığını beyanlarla 31/07/2023 tarihinde resen terkin olunan davalı ... Şirketi'nin ihya edilerek yeniden tescilini ve tasfiye memuru atanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki taleplerinin, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağladığını; müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi" ve 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. Maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...’nin dosyasında yapılan incelemede, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi kapsamında; “5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 10’uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması” gerekçesiyle resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 31.07.2013 tarihinde belirtilen gerekçelere istinaden sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü’nce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanını Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne vermesi gerektiğini, dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği sırada hakkında derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun, başlı başına müvekkili Müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilmesine sebep teşkil etmeyeceğini, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede; bu hususta herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkilinin müdürlüğün re'sen terkin kapsamında yer alan şirketlerden hangisinin derdest davası veya icra takibi bulunduğunu saptayacak sistemle entegrasyonu bulunmaması, bu hususu tespit etmenin hukuken ve fiilen mümkün olmaması karşısında ve son olarak içtihatlar da gözetilerek müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve nesafet kurallarına aykırılık teşkil edeceğini, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, Re'sen terkin işlemi hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi, davacı yanca re'sen terkin işleminin eksik veya usulsüz olduğuna dair bir iddia ileri sürülmediğini beyanlarla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün yazı cevabı, ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı hep birlikte incelenmiştir. ... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 12/09/2023 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararında davacı asile, davalı ... Şirketi'nin tüzel kişiliğinin bu dava konusu ile ilgili ihyası için tasfiye memurluğu ile Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne husumet yöneltilerek şirketin ihyası ve tasfiye memuru atanması talepli İstanbul Adliyesi Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine dava açması için 1 aylık kesin süre verildiği görülmüştür. Dava, 6102 sayılı TTK 'nın geçici 7. maddesi gereği re'sen terkin olunan limited şirketin ihyası istemine ilişkindir. Somut olayda; İhyası istenen şirketin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin Bayrampaşa/İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde ...K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir. Ayrıca davacının derdest İş Mahkemesi dosyası ile de işbu davayı açmakta hukuki menfaati vardır. Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil müdürlüğü tarafından şirket veya kooperatifin sicil kaydı re'sen terkin edilmekle birlikte, bu işlemden önce TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dahilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine, sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ve ilan edilmek üzere aynı gün Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü'ne ihtar gönderilmesi gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta şirketin, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi kapsamında kaldığından bahisle davalı sicil müdürlüğünce 31.07.2013 tarihinde sicilden terkin edildiği, Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan yapıldığı, ancak şirket yetkilisine tebligatın ulaştığına dair bir delil sunulmadığı, celbedilen sicil dosyasın içerisinde de tebliğe ilişkin belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Yapılan terkin işlemi, TTK'nun Geçici 7/4 fıkrasındaki usule uygun olmadığından, Geçici 7/15 fıkrasında düzenlenen ve terkinden itibaren işlemeye başlayacağı öngörülen beş yıllık hak düşürücü sürenin somut dava yönünden uygulanması mümkün değildir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın