7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 04.07.2008 tarihli ve 2008/1561 Esas sayılı iddianamesi ile katılan ...Ş.'nin Nazilli şubesi gişe yetkilisi olan sanık ... hakkında 01.01.2007 tarihinde banka mudisi ...'nın kendisine hesabına yatırması için verdiği 9.600,00 TL miktarındaki parayı mudinin hesabına yatırmayıp zimmetine geçirdiği iddiasıyla güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığı, Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından eylemin sübutu halinde 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 160 ıncı maddesinde düzenlenen bankacılık zimmeti suçuna vücut vereceğinden bahisle Nazilli Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, Nazilli Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ise bankacılık zimmeti suçuna ait davaya bakma görevinin fiilin işlendiği ildeki (1) numaralı Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, bu karara yapılan itirazın Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesince görevli mahkemenin Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi olarak düzeltilmesi suretiyle kararın düzeltilerek reddedildiği böylece davanın Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlandığı anlaşılmıştır. 2.Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.02.2012 tarihli ve 2011/168 Esas, 2012/45 Karar sayılı kararı ile sanığın 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3.Anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 05.12.2013 tarihli ve 2012/27516 Esas, 2013/24239 Karar sayılı ilâmı ile hükmün ''Sanık hakkında ... dışındaki banka mudilerine yönelik benzer eylemleri nedeniyle açılan kamu davasının bulunduğu cihetle; dosyalar arasındaki bağlantı gözetilerek, eylemler arasında hukukî kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve gerektiğinde dosyalar birleştirilerek tüm eylemlerle ilgili birlikte karar verilmesi gerektiği gözetilmeden ve banka zararının oluşup oluşmadığı araştırılmadan eksik araştırma ile karar verilmesi, sanık hakkında adlî para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve davaya katılma hakkı bulunmayan mudi ...'nın müdahilliğine karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmolunması'' nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 2014/13 Esas, 2021/46 Karar sayılı kararı ile sanığın zincirleme biçimde 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 6 yıl 8 ... hapis ve 1110 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına, teselsül kapsamında kalan diğer eylemlere ilişkin olarak Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2013/117 Esas, 2014/217 Karar sayılı ilâmı ile verilen kesinleşen 6 yıl 3 ... hapis ve 1041 gün adlî para cezasının mahsubu ile sanığın neticeten 5 ... hapis ve 1.380,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan ...Ş. Vekilinin Temyiz Sebepleri Katılan banka vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında daha yüksek ceza verilmesi gerektiğine, eylemin tek bir zincirleme suç olduğu ve kesinleşen dosyada vekalet ücreti verildiğinden bahisle banka lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi; mudinin zararının tazmin edilip mudi şikayetten de vazgeçtiğinden sanık hakkında 5411 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkralarının uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ve re'sen belirlenecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın katılan ...Ş.'nin Nazilli şubesi gişe yetkilisi olarak görev yaptığı sırada 01.01.2007 tarihinde şubeye gelen banka mudisi ...'nın hesabına yatırması için getirdiği 9.600,00 TL miktarındaki parayı bilgisayarların arızalı olduğu, arıza giderilince yatıracağı bahanesiyle mudiden aldığı, ancak parayı mudinin hesabına yatırmak yerine zimmetine geçirdiği iddiasıyla mudi ...'nın avukatı aracılığıyla yaptığı şikâyet üzerine sanık hakkında kamu davası açıldığı belirlenmiştir. 2.Açılan kamu davasına atılı bankacılık zimmeti suçundan doğrudan zarar gören Şekerbank T.A.Ş.'nin vekili aracılığıyla sunduğu 17.06.2011 tarihli dilekçesine istinaden 07.07.2011 tarihinde davaya katılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 3.Sanığın savunmasında özetle; mudi tarafından şikâyet dilekçesi ekinde sunulan not kağıdının kendisi tarafından düzenlenmekle birlikte, olay tarihinde mudinin gerçekte kendisine herhangi bir para vermediğini, mudinin eşinden para kaçırmak için kendisinden böyle bir belge vermesini istemesi nedeniyle, aralarındaki sammiyetten dolayı mudiye söz konusu belgeyi vermiş olduğunu, suçlamayı kabul etmediğini belirttiği anlaşılmıştır. 4.Dairemizin 05.12.2013 tarihli bozma ilâmında irtibatlı olduğu belirtilen Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/117 Esas sayılı dosyasında; sanık hakkında 12.07.2007 tarihi ve öncesinde banka mudileri olan Erol Gökmenoğlu, Atike Köseoğlu, Fuat Köseoğlu, Mustafa Başkan ve Ali Rıza İrketi'ye yönelik zimmet eylemleri nedeniyle katılan bankayı 84.005,54 TL miktarında zarara uğrattığından bahisle sanığın zincirleme basit banka zimmeti suçundan 18.11.2014 tarihli ve 2014/217 Karar sayılı karar ile mahkûmiyetine, ödenmeyen 84.005,54 TL miktarındaki banka zararının ödettirilmesine karar verildiği ve bu kararın Dairemizce 19.02.2020 tarihli ve 2017/5879 Esas, 2020/2607 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek onanarak kesinleştiği, kesinleşen dosyadaki eylemler ile inceleme konusu dosya arasındaki eylemler arasında iddianame ile kesinti bulunmadığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1.Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/117 Esas sayılı dosyasında sanık hakkında 12.07.2007 tarihi ve öncesinde banka mudileri olan Erol Gökmenoğlu, Atike Köseoğlu, Fuat Köseoğlu, Mustafa Başkan ve Ali Rıza İrketi'ye yönelik zimmet eylemleri nedeniyle dava açılmış olduğu, iddianame anlatımında mudi ... ile ilgili zimmet eyleminin yer almadığı, dolayısıyla incelemeye konu dosyada mudi ... hakkında açılan kamu davasının mükerrer olmadığı cihetle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 2.Mudi ...'nın avukatı aracılığıyla şikâyet dilekçesindeki anlatımı, sanığın şikâyet dilekçesi ekinde ibraz edilen ''01.01.2007 tarihinden itibaren 9.600 YTL paran vardır, ...'' şeklindeki not kağıdının kendisi tarafından mudiye verildiğini doğrulaması ve sanığın zincirleme suça esas alınan kesinleşen dosyadaki benzer eylemlerine ilişkin mahkûmiyetinin Dairemiz tarafından onanarak kesinleşmesi karşısında sanığın hayatın olağan akışına uygun olmayan savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, atılı bankacılık zimmeti suçunun sübuta erdiği, mahkemenin bu yöndeki gerekçelerinin yerinde olduğu anlaşılmış, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir. 3.Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde, temel cezanın ''suçun işleniş şekli'' dikkate alınarak 6 yıl hapis ve 1000 gün adlî para cezası olarak belirlendiği yine 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması sırasında ''eylem sayısı'' dikkate alınarak, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak 1/3 oranında artırım yapıldığı ifade edilmiş olup, zimmet miktarı, zimmet eylemlerinin sayısı ve niteliği ile mahkemenin gerekçesine göre hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4.Mudi ...'a yönelik 9.200,00 TL miktarındaki zimmet eylemi yönüyle banka zararı kalmamış olsa da zincirleme suça esas alınan kesinleşen dosyaya konu eylemler yönünden 84.005,54 TL miktarında ödenmeyen banka zararının bulunması karşısında sanık hakkında hükmedilen cezada aynen iade ya da zararın tazmini nedeniyle cezada indirim yapılmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan banka vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. 6.Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. a) Sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uyarınca gerekli artırım ve takdiri indirim nedenleri uygulandıktan sonra zincirleme suça esas alınan Dairemizin 19.02.2020 tarihli ve 2017/5879 Esas, 2020/2607 Karar sayılı ilâmıyla düzeltilerek onanmasına karar verilen Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2017/5879 Esas, 2020/2607 Karar sayılı ilâmı ile verilen 6 yıl 3 ... hapis ve 20.820,00 TL adlî para cezasının mahsubuna karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, söz konusu cezanın netice cezadan düşülmesi suretiyle, sanığın sonuç olarak 5 ... hapis ve 1380,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi, b) Sanık hakkında mudi ...'ya yönelik davanın zincirleme suça esas alınan kesinleşen dosyadan bağımsız bir dava olması nedeniyle katılan banka lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, kesinleşen dosyada vekalet ücretine hükmedildiğinden bahisle vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi, hususları isabetli bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde (6) numaralı bentte açıklanan nedenle Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 2014/13 Esas, 2021/46 Karar sayılı kararına yönelik katılan banka vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden birinci fıkranın (5) ve (6) numaralı paragraflarının çıkartılarak yerine gelmek üzere hüküm fıkrasına ''5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1110 gün adlî para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak günlüğü takdiren 20,00 TL'den paraya çevrilerek sanığın 22.200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, zincirleme suç kapsamında kalan diğer eylemlere ilişkin Dairemizin 19.02.2020 tarihli ve 2017/5879 Esas, 2020/2607 Karar sayılı ilâmıyla düzeltilerek onanmasına karar verilen Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.11.2014 tarihli ve 2017/5879 Esas, 2020/2607 Karar sayılı ilâmı ile verilen 6 yıl 3 ... hapis ve 20.820,00 TL adlî para cezasının mahsubuna'' ibaresinin hükme eklenmesi, vekalet ücretine ilişkin (3) numaralı fıkrasının hükümden çıkarılması ile yerine gelmek üzere hüküm fıkrasına "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 8.200,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan bankaya verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın