Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2018/1130 Esas

KARAR NO: 2023/891
DAVA: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/09/2018
KARAR TARİHİ: 07/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

İDDİA :

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; Davacı kooperatifin üyesi olan davalının, Genel Kurulca belirlenen parasal yükümlülükler sorumlu olduğunu; Kooperatifler Kanunu’nun 23. maddesine göre tüm ortakların, hak ve yükümlü-lükler açısından eşit olduklarını, Ödenmeyen aidatlar nedeniyle davalının, üyesi olduğu kooperatife borçlandığını; kooperatif alacağını tahsil etmek üzere icra takibi (İzmir ... İcra Müdürlüğü, ...) başlatıldığını ancak itiraz edilerek takibin durdurulduğunu; kooperatife ait defter ve kayıtlar ile genel kurul karar-ları incelendiğinde davalının, kendisinden talep edilen miktarda borçlu olduğunun görüleceğini Alacağın tahsilimi geciktirmek amacıyla icra takibine itiraz edildiğini Kooperatif alacağının likit olduğunu belirterek Haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline ve takibin devamına, Alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesi talep ettiği görülmüştür.

SAVUNMA

Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; "Dava dilekçesinin ekinde hiçbir belge bulunmadığından, her türlü beyanda bulunma hak-kını saklı tuttuklarını, Ödenmesi istenen ortaklık borcunun hangi döneme ait olduğunun açıklanmadığından, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, Dava dışı şirketten iş karşılığı bir adet daire alan müvekkilinin, hiçbir zaman kooperatif üyesi olmadığını ve üyelik sözleşmesi imzalanmadığını; sözü edilen dairenin 04.10.2010 tarihinde müvekkilinin adına tescil edildiğini ve 20.04.2011 tarihinde tüm hak ve alacaklarıyla birlikte... devredildiğini; kooperatif üyesi olmayan müvekkilinin taraf sıfatının bulunmadığını, Davacı kooperatifin ... Parseldeki inşa-atlarını (2 blok halinde 32 daire), müteahhit olarak ... İnşaat Ltd. Şti.’nin üstlendiğini, müteah-hit firmanın da, 13.05.2010 tarihinde taşeron olarak... Yapı San. ve Tic. Ltd. Şti. ile sözleşme imzaladığını; alacağına karşılık yüklenici firmaya, A Bloktaki 2 nolu bağımsız bölümün, tapu ve abone masrafları hariç anahtar teslimi verilmesinin kararlaştırıldığını; sözü edilen konutun, 04.10.2010 tarihinde, taşeron firma tarafından tapu devri suretiyle davalı müvekkile, 20.04.2011 tarihinde, davalı müvekkil tarafından 3’üncü kişi ...’a devredildiğini, Taşınmazın devredildiğinin, 07.05.2011 tarihinde, davalı ... adına ... tarafından kooperatife bildirildiğini, Ortaklardan tahsil edilecek aidat miktarını belirleme yetkisinin genel kurula ait olduğunu; kooperatifi ödenmesini istediği aidatların hangi genel kurulda kararlaştırıldığının açıklanmadığını; keza davalının genel kurul toplantılarına çağrılıp, çağrılmadığının ve genel kurul kararlarının kendi-sine tebliğ edilip, edilmediğinin de belirsiz olduğunu; bu konudaki dava hakkını saklı tuttuklarını, ... İnşaat Ltd. Şti. ile ... Yapı Sana. Ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan sözleş-menin 6. maddesinde, üyelik aidatlarının... İnşaat Ltd. Şti. tarafından ödeneceğinin açıkça belirtildiğini; davacı tarafın talebini kesinlikle kabul etmemekle birlikte, talebiplerin ifa edilmesi söz konusu olduğu takdirde, dava dışı firmaya rücu etme ve davacıya ödenmesi ihtimali olan mik-tarın, yargılama giderleriyle birlikte kendilerinden isteneceğindan, işbu davanın ... İnşaat Ltd. Şti.’ne (... ) ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek, Davanın... İnşaat Ltd. Şti.’ne ihbar edilmesini, Davalının kooperatif üyesi olmaması nedeniyle, taraf sıfatı yokluğundan davanın reddedilmesini, Zamanaşımına uğramış miktarın zamanaşımı nedeniyle reddedilmesini, Haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddedilmesini, Alacağın % 20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiği görülmüştür.

DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE;

1..Dava kooperatif üyelik aidatının tahsili talepli alacak davasıdır.

2.6100 sayılı HMK'nın 114/1-ç maddesi uyarınca kesin yetki hallerinde mahkemenin yetkili bulunması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görülmekte olan davada kesin yetki durumu söz konusu olup olmadığının incelenmesi gerekmektedir.

3.HMK'nın şubeler ve tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki başlıklı 14. Maddesinin 2.fıkrasında " Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." düzenlemesi yer almaktadır.

Yargıtay...Hukuk Dairesi'nin ... Karar sayılı ilamında "Yukarıda da açıklandığı üzere, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HMK'nın 14. maddesine göre, kooperatifin ortaklarına ya da ortakların bu sıfatla diğer ortaklar veya kooperatife açacağı davalarda kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili olup, anılan yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin ve kesin nitelikte olduğundan, davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi, mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir. TMK'nın 51. maddesine göre de tüzel kişinin ikametgâhı anasözleşmede başka bir hüküm bulunmadıkça işlerinin yönetildiği yerdir." şeklinde açıklandığı üzere kooperatif ile üyeleri arasında kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.

4.Somut olayda; davacı kooperatifin Bursa adresli olduğu anlaşılmaktadır. Kooperatif ile ortaklar arasındaki davalarda kooperatif merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkili olup görülmekte olan davada davacı kooperatif merkezinin mahkememiz yargı sınırları dışında, Bursa Ticaret Mahkemesi yargı çevresinde olduğu anlaşıldığından davanın kesin yetkiye yönelik dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

5.Kesin yetki hallerinde mahkemenin yetkili bulunması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görülmekte olan davada kesin yetki durumu söz konusu olup mahkememiz yetkisiz olduğundan dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bununla birlikte Yargıtay uygulamasına göre dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de esasen bu karar niteliği itibariyle bir yetkisizlik kararıdır ve yetkili mahkemenin gösterilmesi ve HMK'nın 20. maddesindeki prosedürün işletilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 22. H.D. 2017/23839 E. 2017/5135 K.) Açıklanan nedenlerle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, yetkili mahkemeye gönderilme talep edilmesi halinde dosyanın Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştr.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1...KESİN YETKİYE İLİŞKİN dava şartı yokluğu nedeniyle Davanın REDDİNE,

2.Yetkili ve görevli mahkemenin BURSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ olduğunun tespitine,

3.Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde taraflardan birinin başvurması halinde dosyanın yetkili ve görevli BURSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, kesinleşmeden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili ve görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmezse davanın açılmamış sayılacağının İHTARINA,

4.Yargılama giderleri ve harçlar hususunun yetkili mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair; davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, tebliğden itibaren 2 Hafta İçerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf Yolu Açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 07/11/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
07.11.2023 REDDİNE YERELHUKUK DIGER Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.14 HMK md.114/1 HMK md.20