7. Ceza Dairesi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/377 Esas, 2016/245 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 52 nci, 50 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca hapisten çevrili 6.000,00 TL adlî para cezası ve 80,00 TL gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının müsaderesine yer olmadığına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan vekilinin temyiz istemi; hükmedilen cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi nedenleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz istemi; mahkûmiyetine karar verilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesine, sunulan fatura üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmaması ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebinden ibarettir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk güçleri tarafından yapılan önleyici kolluk devriyesi sırasında sanığın sevk ve idaresindeki araç içerisinde koliler içinden 2090 kg gümrük kaçağı çay ele geçirilmiştir. 2.Sanık nakliyecilik yaptığını, olay günü tanıştığı bir şahısın faturalı çayını ücret karşılığında taşıması için anlaştığını ancak kolluk görevlilerince yolda durdurulduğunu, çayları Bahattin isimli kişiye teslim edeceğini ancak telefon numarasını bilmediğini, çayların kaçak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 3.Dosyada mevcut ... Ticaret tarafından düzenlenen 16.05.2015 tarihli faturada 1600 kg. Çay olarak yazılı olduğu ancak çayın cinsi vs belirtilmediği gibi firma kaşesi bulunduğu halde imza bulunmadığı görülmüştür. 4.Dosyada mevcut 03.06.2015 tarihli Çaykur tarafından düzenlenen raporda; ele geçen çayların orta kalitede Pekoe tipi yabancı menşeli siyah çaylar olduğu tespit edilmiştir. 5.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. 6.... adına kayıtlı olan ... plakalı nakil aracının 2005 model Ford Transit marka kapalı kasa kamyonet olup 21.05.2015 tarihinde siciline tedbir şerhi konulduğu anlaşılmıştır. 7.Malen sorumlu, sanığın uzaktan akrabası olduğunu, olay günü işi olduğunu söylemesi üzerine kullanmak amacıyla verdiğini, kaçak çay taşıdığından haberinin olmadığını beyan etmiştir. IV. GEREKÇE A.Nakil Aracının İadesi Yönünden Olay ve Olgular başlığı altında değinilen hususlar karşısında; yakalanan eşyanın değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı değilse de malen sorumlunun aracı, uzaktan akrabası olan sanığa kaçakçılık suçunun işlenmesinde kullanılacağını bilmeden emaneten verdiği yönündeki beyanı göz önüne alındığında, malen sorumlunun ... niyetli olduğunun aksine bir delil de bulunmadığından 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki şartların gerçekleşmediği anlaşılmakla katılan Gümrük İdaresi vekilinin bu hususa yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir. B. Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiş, Ancak; 1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması zorunluluğu bozmayı gerektirmiş, 2.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilâmlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 20.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin 13.08.2015 olduğu, UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre; sanık hakkında, Hakkari 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/104 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihlerinin 2015 ve 14.06.2015, iddianame düzenleme tarihinin 22.05.2017 ve 14.01.2016 olduğu gözetilerek, Sanığın bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.Nakil Aracının iadesi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/377 Esas, 2016/245 Karar sayılı kararında katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine dair hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Hakkari Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/377 Esas, 2016/245 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap