12. Hukuk Dairesi

Davalı vekili; müvekkili olan şirketin ticaret merkezi ve ikametgah adresi "... Mah. .... Sk. .. Blok No:... Bağcılar-İstanbul" olduğunu, yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olmadığını, bu nedenle yetki itirazlarının kabulüne ve yetkisizlik nedeniyle davanın reddine, aksi halde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davanın icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkin olduğu, bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahip olduğu; davalı şirketin adresinin Bağcılar İstanbul adresi olduğu, dolayısıyla genel yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, taraflar arasında akdedilen 23.12.2021 tarihli ... nolu Proforma sözleşmenin 12'nci maddesi ile taraflar arasındaki yetkili mahkemenin belirlendiğini, Proforma Sözleşme kapsamında yer alan yetki şartı gereğince İstanbul Anadolu Mahkemelerinin işbu dava bakımından yetkili olup davalının yetki itirazlarının reddi gerektiğini savunmuşsa da, 23.12.2021 tarihli, Proforma başlıklı belgede sadece davacı şirketin kaşe ve imzasının yer aldığı, davalı ...'ın ise imzasının bulunmadığı, yetki şartı ihtiva ettiği ileri sürülen proforma belgesinin tek taraflı olarak tanzim edilmesi ve her iki tarafın da imzasının bulunmaması sebebiyle HMK.'nın 17. ve 18. maddesi gereğince yetki sözleşmesi niteliğinde sayılmasının mümkün olmadığı,(İstanbul BAM 14. HD'nin 2023/149 Esas, 2023/599 Karar sayılı, 06/04/2023 tarihli kararı )davalı tarafın süresinde ileri sürdüğü yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Bakırköy Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ :1-Davalı vekili; verilen yetkisizlik kararının dosya kapsamına uygun olduğunu, yetkisiz mahkemece dosya kapsamında verilen 24.10.2022 ve 26.12.2022 tarihli tedbir kararlarının kararın kaldırılmasına yönelik gerek kısa kararda gerekse gerekçeli kararda herhangi bir karar karar verilmediğini, yetkisiz mahkemece verilen tedbir kararlarının, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine dair kararla birlikte kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, buna rağmen mahkemenin ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasına dair karar vermemesinin dosya kapsamına aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bu yönüyle kaldırılmasını talep etmiştir. 2-Katılma yoluyla davacı vekili; Proforma Sözleşmenin, davalı şirket tarafından hazırlanarak müvekkiline gönderildiğini, proforma incelendiğinde antetinde, üst ve alt kısmında davalı ... logosu, ünvanı, adres ve diğer bilgilerinin bulunduğunu, yine dosyaya sunulan e-posta yazışmalarında da proforma sözleşmenin, davalı ... tarafından müvekkile gönderilerek kaşe ve imza talep edildiğini, mail ekinde bulunan dosya isminin, dosyaya sunulan proforma ile satışa konu edilen mallara ilişkin açıklama ile aynı olduğunun da görüldüğünü, cevap ve ikinci cevap dilekçelerinde proforma sözleşme inkar edilmemekte, tam aksine kabul edilmekte ve dahası açıkça ikrar edildiğini, bu kapsamda taraflar arasında sözleşmenin her iki tarafça da açıkça kabul edildiğini, buna dair olmak üzere sözleşmede yer alan yetki şartı da tamamen geçerli olup, her iki tarafı bağladığını, bizzat davalı tarafından gönderilen ve geçerliliği davalı tarafından kabul edilen sözleşmede yer alan yetki şartının geçersiz olduğunun ileri sürülmesi, TMK'nın 2'nci maddesi dahilinde dürüstlük kuralına aykırı olduğunu,kararın kaldırılmasını ve davalının yetki itirazının reddi ile dosyanın görülmesi için kararı veren mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap