7. Ceza Dairesi         2021/5921 E.  ,  2023/5045 K.

"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: 5977 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Sanıklar hakkında yürütülen soruşturma neticesinde, 5977 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2.İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2014 tarihli ve 2013/5 Esas, 2014/497 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5977 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

3.Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 05.07.2018 tarihli ve 2016/8276 Esas, 2018/8220 Karar sayılı kararıyla, İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2014 tarihli kararı, eksik araştırma ile karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2018/852 Esas, 2021/113 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5977 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, netice 3 yıl 4 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, şirketin sanık ... değil kardeşi ... tarafından idare edildiğine, Genetiği Değiştirilmiş Organizma (GDO) içeriği olup olmadığının belirlenmesinde sevk irsaliyesinin yanıltıcı olacağına ve bu durumun tespiti için faturaların esas alınması gerektiğine, suça konu ürünler daha önceki tarihlerde, 5977 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce gönderilmekle birlikte faturanın yıl sonunda kesildiğine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi'nin bozma kararı doğrultusunda alınan raporda, bilirkişilerin GDO oranını tespit edemeyip subjektif yorum yaptıklarına, ilişkindir.

2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, suça konu ürünlerin alım satımında yalnızca aracılık yaptıkları, alıcının ürünü ne için kullandığını bilme ve kontrol etme imkanının bulunmadığı, dolayısıyla sorumluluğunun da olmadığına, suça konu üründe tespit edilen GDO miktarının bulaşan sınırının altında olduğuna, bilirkişi raporunun, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi'nin bozma kararındaki gerekçeleri karşılamadığına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1.Tarım ve Orman Bakanlığı görevlileri tarafından yürütülen denetim çerçevesinde, 23.02.2012 tarihinde, Kilis'te bulunan Köksal Gıda isimli işyerinde, "Nuksay Düşük Yağlı Soya Unu" isimli üründen alınan numunenin Ankara Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğünde 08.03.2012 tarihinde yaptırılan analizinde GDO tespit edildiği, bahse konu ürünün, sanık ...'ın yöneticisi olduğu MUSAB Fındık Gıda Tar. Ür. İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. (Musab Gıda) isimli şirket tarafından üretildiği, geriye ... yapılan araştırmada ise üründe kullanılan soya küspesinin, Doğan Yağ Gıda Tar. Ür. İth. İhr. San. Tic Ltd. Şti. (Doğan Yağ) isimli şirket tarafından, sanık ...'in yetkilisi olduğu Güney Tüketim Malları Tic. Ve San. Ltd. Şti. (Güney Tüketim) isimli şirketten temin edilmek suretiyle sağlandığı anlaşılmıştır.

2.Sanık ..., Musab Gıda'nın yetkilisi olduğunu, soya unu üretim izinleri bulunduğunu, kendilerinin eğer hammadde GDO'lu olarak gelirse ürün üzerine GDO'lu olduğuna dair açıklama koyduklarını, değilse koymadıklarını, 5977 sayılı Kanun ile GDO kullanımı yasaklandıktan sonra da bu nitelikte ürün satmadıklarını, hammaddeyi Güney Tüketim'den temin ettiklerini ve malların bu şirket tarafından teslim edildiğini, onların da başka yerden alıp almadıklarını bilmediğini, Sanık ..., Güney Tüketim'in yetkilisi olduğunu, normalde bu ürünlerin ticaretini yapmadıklarını, Doğan Yağ'ın, kendilerinin finanse etme imkanları olmadığından, aracılık yapmalarını istediğini, hammaddenin alındığı Bilgi Gıda Hay. Tur. Nak. Akar. San. ve Tic. A.Ş. (Bilgi Gıda) şirketini de kendilerinin bulduğunu, malların doğrudan Bilgi Gıda tarafından Doğan Yağ'a teslim edildiğini, kendi işyerlerine hiç gelmediğini, kendilerinin sadece malı peşin alıp cüzi bir kar payı karşılığı taksitli satmak suretiyle aracılık yaptıklarını, ayrıca malların GDO'lu olduğunun sevk irsaliyesinde yazdığını, kendileri aracılık yaptığı için yalnızca fatura geldiğini, faturada da GDO'lu olduğuna dair ibare bulunmadığını, savunmuşlardır.

3.Dosyadaki fatura ve sevk irsaliyelerinin incelenmesinde, sanık ...'in yetkilisi olduğu Güney Tüketim'in, suça konu soya küspesini Bilgi Gıda, Doğa Organik Gıda ve Tar. Ür. Üre. ve Tic. İth. İhr. A.Ş. (Doğa Gıda) ve Bunge Gıda San. ve Tic. A.Ş. (Bunge Gıda) isimli üç ayrı şirketten alıp, Doğan Yağ'a sattığı, bu şirket tarafından da sanık ...'ın yetkilisi olduğu Musab Gıda'ya satışının yapıldığı,

Hammaddelerin, sanık ...'in yetkilisi olduğu Güney Tüketim'e satışı ile ilgili olarak Bilgi Gıda tarafından düzenlenen sevk irsaliyesi üzerinde, Doğa Gıda firması tarafından kesilen fatura üzerinde ve Bunge Gıda firması tarafından kesilen fatura ve sevk irsaliyesi üzerinde GDO'lu olduğuna dair açıklama bulunduğu, buna karşılık Güney Tüketim tarafından bu GDO'lu soya küspelerinin GDO'lu olduğu bildirilmeden Doğan Yağ'a satışının yapıldığı,

Bahse konu üç satışta da sevk irsaliyelerinin, sanık ...'un yetkilisi olduğu Güney Tüketim'e düzenlendiği ve malların sanık ...'ın yetkilisi olduğu Musab Gıda için üretim yaptığı anlaşılan, Aydın ili Çine ilçesindeki Serttaşlar Değirmencilik isimli işyerine gönderildiği, nitekim bazı sevk irsaliyeleri üzerinde Güney Tüketim'in talimatıyla buraya teslim edildiğine dair açıklama bulunduğu belirlenmiştir.

4.Musab Gıda tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı'na sunulan ürün izlenebilirlik ve takip formunda, aslında Doğan Yağ ile sanık ...'ın yetkilisi olduğunu belirttiği Musab Gıda'nın birlikte faaliyet gösterdiklerine işaret eden açıklama bulunduğu görülmüştür.

5.İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli kararının Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi tarafından bozulması sonrasında yeniden yürütülen yargılama sırasında Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, denetim sırasında iki numune alındığı, bir tanesi üzerinde analiz yapıldığı, analiz sonucuna sanık ...'ın yetkilisi olduğu şirket tarafından itiraz edilmemesi ve alınan numunenin son tüketim tarihinin geçmesi nedeniyle şahit numunenin imha edildiği bildirilmiştir.

6.Yine bozma sonrası yürütülen yargılama kapsamında gıda mühendislerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti; dosyada mevcut analiz raporunda yalnızca GDO olup olmadığının belirlendiği, ancak oran belirtilmediği, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından verilen bilgiye göre analiz yapılacak başkaca bir numune bulunmadığı, dolayısıyla bulaşan sınırında kalıp kalmadığının belirlenme imkanının olmadığı, ancak zaten dosya içerisindeki fatura ve sevk irsaliyelerinde açıkça GDO'lu ürün olduğu belirtildiğinden, analiz raporuyla tespit edilen GDO'nun da bulaşan olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, 5977 sayılı Kanun uyarınca, ülkemizde, Biyogüvenlik kurulu tarafından sadece, bazı GDO'lu soya fasülyesi ve mısır türlerinin hayvan yeminde kullanılmasına izin verildiği, bunlar dışında herhangi bir GDO kullanımına izin verilmediği, sanıkların GDO'lu ürünü bu niteliğini belirtmeden soya unu yapımında kullandıklarını, bunun da 5977 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında sayılan seçimlik hareketlerden olduğu yönünde görüş bildirmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık ...'ın Bir Kısım Temyiz İstemlerinin Değerlendirilmesi;

1.Sanık ... müdafii tarafından şirketin sanık ... değil kardeşi ... tarafından idare edildiği ileri sürülmüş ise de sanığın aşamalardaki savunmalarında Musab Gıda'nın yetkilisi olduğunu beyan ettiği ve olaya ilişkin açıklamalarda bulunduğu anlaşıldığından bu yöne ilişkin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

2.Dosyada mevcut sevk irsaliyelerinin incelenmesinde, suça konu GDO'lu soya küspelerinin 5977 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 26.09.2010 tarihinden sonraki tarihlerde teslim edildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ürünlerin 5977 sayılı Kanun yürürlüğe girmeden önce gönderildiği ancak faturaların yıl sonunda toplu olarak kesildiği yönündeki temyiz gerekçesi yerinde bulunmamıştır.

3.Yine sanık müdafii tarafından temyiz gerekçesi olarak bilirkişi raporunda GDO oranını tespit edemeyip subjektif yorum yaptıklarını belirtmiş ise de raporda, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin bozma kararı ve Mahkemece bilirkişiye verilen görev çerçevesinde, analiz raporunda GDO'nun oranının belirli olmadığı ve fakat dosyadaki faturalara göre zaten hammaddenin GDO'lu olduğunun açıkça belirtildiği görüldüğünden artık bulaşan olarak değerlendirilmesine olanak bulunmadığı yönünde görüş bildirildiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin bu hususa ilişkin temyiz nedenleri de reddedilmiştir.

B. Sanık ...

Müdafinin Bir Kısım Temyiz İstemlerinin Değerlendirilmesi;

1.

Sanık müdafii temyiz isteminde suça konu ürünlerin alım satımında yalnızca aracılık yaptıklarını belirtmiş ise de 5977 sayılı Kanun ile aynı gün yürürlüğe giren Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik'in 21 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki "İlgililer, ithalat aşamasından başlayarak işleme, depolama, piyasaya sürme aşamalarında kullanılan irsaliyeli fatura veya sevk irsaliyesi gibi belgelerde mübadele konusu yapılan GDO ve ürünlerinin GDO çeşidini ve ürün miktarını belirtmek zorundadır." ve beşinci fıkrasındaki "İlgililer, bu Yönetmelik kapsamındaki izleme ve izlenebilirliğin sağlanmasında müteselsilen sorumludur. İzlenebilirliğin sağlanamadığı aşamadaki ilgili taraflar sorumlu tutulur." şeklindeki düzenlemeler çerçevesinde ticaretini yaptığı soya küspesini aldığı firmalar GDO'lu olduğunu bildirmesine rağmen bu niteliğini açıklamadan sattığı anlaşıldığından, bu yöne temas eden temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2.Yine sanık müdafii tarafından temyiz istemleri arasında tespit edilen GDO miktarının bulaşan sınırının altında olduğuna da yer vermiş ise de Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik'in 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (nn) bendinde bulaşan "... teknik olarak engellenemeyen, önlenemeyen veya tesadüfi olarak bulaşan GDO’ ları," şeklinde tanımlanmış olup, bilirkişi raporunda da işaret edildiği gibi somut olayda GDO'lu olduğu bilinen bir ürün söz konusu olup artık bulaşmadan söz edilemeyeceğinden, bu hususa ilişkin temyiz istemi de isabetli bulunmamıştır.

3.Sanık müdafinin temyiz isteminde yargılama kapsamında alınan bilirkişi raporunun Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesi'nin bozma kararındaki gerekçeleri karşılamadığı belirtilmekte ise de bilirkişi raporunda, bozma kararında değerlendirilmesi istenen hususlar ayrı ayrı madde başlıkları altında değerlendirildiği görüldüğünden, bu konudaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

C. Sanıklar Müdafilerinin Sair Temyiz İstemleri İle Re'sen Gözetilen Hususların Değerlendirilmesi;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.01.2021 tarihli ve 2018/852 Esas, 2021/113 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.05.2023 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
23.05.2023 ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 5977 sayılı Kanun 1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu 5271 sayılı Kanun