7. Ceza Dairesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2021/616 Esas, 2022/329 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 5271 sayılı Kanun'un 223 ncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine, suça konu kaçak eşyanın müsaderesine ve nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III.GEREKÇE 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 10.04.2014 tarihinden hüküm tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlendiğinden Mahkemenin düşme kararı vermesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Nakil vasıtasının bizatihi kaçak olmadığı ve sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi karşısında 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kamu davasının düşmesine karar verilecek hallerde, sadece suç konusu olduğu belirlenen eşyanın müsaderesine karar verileceği öngörülmüş olup, nakilde kullanılan aracın iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle İskenderun 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.04.2022 tarihli ve 2021/616 Esas, 2022/329 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine ilişkin fıkranın hükümden çıkartılarak yerine ''63 E 9947 plaka sayılı nakil aracının bizatihi kaçak olmaması nedeniyle müsaderesine yer olmadığına, aracın tescil kaydı üzerindeki tedbirin kaldırılmasına,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.05.2023 tarihinde karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın