Aramaya Dön

Danıştay 9. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/2485
Karar No
K. 2023/366
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Vergi Hukuku

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2485 E.  ,  2023/366 K. "İçtihat Metni"T.C. D A N I Ş T A Y

DOKUZUNCU DAİRE

Esas No: 2021/2485
Karar No: 2023/366
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ: Av…
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Sağlık Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … ilâ … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu … tarih … sayılı ödeme emri ile …, …, … ve …. satırları hariç olmak üzere … sayılı ödeme emri yönünden; ödeme emirleri içeriği 2010 ve 2011 yılları vergi borçlarına ilişkin asıl borçlu adına düzenlenen ödeme emirleri ile tebliğ alındılarının imha edilmiş olması nedeniyle Mahkemelerine gönderilemediği, bu durumun amme alacağının kesinleşip kesinleşmediği hususunda idarenin tevsik yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği gibi yasal koşulların oluşup oluşmadığı hususunun tespitini de imkansız hale getirdiği, bu itibarla, asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun olarak tebliğ edilip edilemediği dava konusu olayda davalı idarece ortaya konulamadığından, … sayılı ödeme emri ile …, …, … ve …. satırları hariç olmak üzere … sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin …, ... ve …. satırlarında yer alan borç kalemleri yönünden; ödeme emri içeriği borçların 2012/Haziran ve Temmuz dönemleri muhtasar beyannamelerden kaynaklanan gelir (stopaj) ve damga vergisi olduğu, 2012/Haziran dönemine ilişkin muhtasar beyannamenin 26/07/2012 tarihine kadar; 2012/Temmuz dönemine ilişkin muhtasar beyannamenin ise 26/08/2012 tarihine kadar verilerek bu tarihlere kadar ödenmesi gerektiği, davacının kanuni temsilcilik görevinin 07/07/2012 tarihi itibariyle sona erdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, gerek muhtasar beyannamelerinin verildiği dönemde gerekse tahakkup edip ödeneceği dönemde davacının şirketi temsil ve ilzam yetkisi bulunmadığından, anılan tarihlerde kanuni temsilci olmayan davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrinin … ve …. satırlarında yer alan borç kalemleri ile … sayılı ödeme emri yönünden; anılan borçların tahsili amacıyla asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirleri ile bu ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındılarının Mahkemelerince verilen ara kararına rağmen ibraz edilmediği, bu halde amme alacağının kesinleşip kesinleşmediği hususunda yasal koşulların oluşup oluşmadığının tespitininin mümkün olmadığı, bu itibarla, amme alacağının kesinleştirilmesi için asıl borçlu şirket adına ödeme emri düzenlenerek usulüne uygun olarak tebliğ edildiği hususunun dava konusu olayda davalı idarece ortaya konulamadığından, asıl borçlu şirketin borçlarından dolayı, davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … sayılı ödeme emrinin ... ve .... satırlarında yer alan borç kalemleri ile … sayılı ödeme emrinde hukuka uygunluk bulunmadığı; geriye kalan kısımlara ilişkin olarak, dava konusu … sayılı ödeme emrinin ..., ..., .... ve .... satırlarındaki borç kalemlerinin asıl borçlu şirketten tahsili için şirket adına düzenlenen ... ve ... sayılı ödeme emirleri ile ...,...,...,.... satırları hariç olmak üzere … sayılı ödeme emri içeriğindeki borç kalemlerinin asıl borçlu şirketten tahsili için şirket adına düzenlenen ...,...,.. sayılı ödeme emirlerinin 2012 yılının farklı tarihlerinde şirket adresinde tebliğ edildiği, tebliğ tarihinde zamanaşımının kesildiği ve 1/01/2013 tarihinden itibaren tekrar işlemeye başladığı, 6552 sayılı Kanun kapsamında borçların yapılandırılması suretiyle kesilen zamanaşımının 1/01/2015 tarihinden itibaren tekrar işlemeye başlayacağı dikkate alındığında dava konusu ödeme emirlerinin bu kısımları yönünden kanuni temsilci sıfatıyla davacının takibinin mümkün olduğu, bu durumda dava konusu … sayılı ödeme emrinin ..,...,...,.... satırlarındaki borç kalemleri ile ...,...,...,.... satırları hariç olmak üzere … sayılı ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle da...ın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Vergi Mahkemesi kararına karşı, davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun ise kabulüne, kararın redde ilişkin kısmının kaldırılmasına, davacının 21/11/2009-07/07/2012 tarihleri arasında şirketin kanuni temsilcisi olduğu, asıl borçlu şirket tarafından 13/10/2014 tarihinde borçlarının 6552 Kanun kapsamında yapılandırıldığı ve yapılandırma işlemi sonucunda, şirkete ait kamu alacaklarına ilişkin yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olduğundan, yapılandırılan borçlar yeni bir borç ilişkisi kapsamında değerlendirilerek öncelikle şirketten tahsili yoluna gidilmesi, şirketten tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması durumunda da, yapılandırma tarihinde ve yapılandırmayla oluşan yeni vade tarihlerinde asıl borçlu şirketin temsilcisi olan kişilerden tahsil edilmesi gerektiği, bu durumda gerek yapılandırma sırasında gerek söz konusu taksitlerin vade tarihlerinde borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının söz konusu borçlar nedeniyle sorumlu tutulmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, dava konusu … sayılı ödeme emrinin ...,...,...,... satırlarındaki borçlar ile … sayılı ödeme emrinin ...,...,...,...,... satırlarındaki borçlara ilişkin kısımlarının da iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Yapılandırmanın ihlali üzerine asıl borçlu şirket adına yeniden ödeme emri düzenlenmesi gerekmediği gibi, borçların taksitlendirilmesinin davacının kanuni temsilci olduğu döneme ilişkin sorumluluğunu da ortadan kaldırmayacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle;

1.Davalının temyiz isteminin reddine,

2.… Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,

3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA DANISTAYKARAR VERGI Vergi Hukuku 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu K2577 md.50 K2577 md.49
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog