Danıştay 4. Daire Başkanlığı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2019/2791 E. , 2022/7124 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
2.…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen … tarihli ve … sayılı ödeme emrinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... Vergi Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin, davacının bağlı bulunduğu ve dolayısıyla söz konusu ödeme emirlerini düzenlemeye yetkili olan Etimesgut Vegi Dairesi Müdürlüğü'nce düzenlenmesi gerekirken, asıl borçlu …'un mükellefi olduğu Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce düzenlendiği anlaşıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına müteselsil sorumlu sıfatıyla ödeme emri düzenlemeye, asıl borçlunun vergi dairesinin yetkili olduğu buna göre yetkili vergi dairesince düzenlenen ödeme emrinde işin esasının incelenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle, davalı idare istinaf isteminin kısmen gerekçeli reddine, kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen reddine kısmen kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDEN DAVACININ İDDİALARI :
Davacı tarafından, karşıt inceleme yetkisi bulunmadığı dolayısıyla söz konusu sorumluluğun hukuka aykırı olduğu aksi yöndeki kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TEMYİZ EDEN DAVALININ İDDİALARI : Davalı idare tarafından, idarece yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu, kararın aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. DAVACININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. DAVALININ SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Taraflarca temyiz dilekçelerinde öne sürülen hususlar, temyize konu Kararın bozulmasını sağlayacak nitelikte bulunmadığından taraflar temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 227. maddesinde, Maliye Bakanlığının vergi beyannamelerinin 3568 sayılı Kanuna göre yetki almış serbest muhasebeci, serbest muhasebeci mali müşavir veya yeminli mali müşavirler tarafından da imzalanması mecburiyetini getirmeye, bu mecburiyeti beyanname çeşitleri mükellef grupları ve faaliyet konuları itibarıyla ayrı ayrı uygulatmaya, bu uygulamalara ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkili olduğu, bu hükme göre beyannameyi imzalayan meslek mensuplarının imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını teşkil eden belgelere uygun olmamasından dolayı ortaya çıkan vergi ziyaına bağlı olarak salınacak vergi, ceza, gecikme faizlerinden mükellefle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacağı öngörülmüştür.
Vergi Beyannamelerinin Serbest Muhasebeci ve Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlerce İmzalanması Hakkında 4 Sıra No.lu Genel Tebliğinde; sorumluluğu tespit edilen meslek mensupları ile ilgili takibatın bu meslek mensuplarının bağlı bulunduğu vergi dairelerince yerine getirileceği düzenlemesine yer verilmiştir.
İncelenen dosyada, dava konusu ödeme emrinin, asıl borçlu ...'un mükellefi olduğu Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce düzenlenmesinin usule ve hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, belirtilen gerekçe ile verilen Vergi Dava Dairesi kararında isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;
1.Temyiz istemlerinin kabulüne,
2.Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 29/11/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Müteselsil sorumlu sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin davacının bağlı bulunduğu vergi dairesi müdürlüğü tarafından düzenlenmemesinin, esasa müessir bir hata olmadığı, dolayısıyla Dairemizce işin esası incelenmek suretiyle bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum. (XX) KARŞI OY :
Serbest muhasebeci ve serbest muhasebeci mali müşavirlerin, mali yönden, müştereken ve müteselsilen sorumluluğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun ''Vergi Beyannamelerinin İmzalanması ve Yeminli Mali Müşavir Tasdik Raporları'' başlıklı mükerrer 227. maddesinde düzenlenmiştir. Yasa kuralında, bu tür takibin hangi vergi dairesi tarafından yürütüleceği konusunda bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Ayrıca, takibi yapacak vergi dairesinin saptanması Maliye Bakanlığı'nın yetkisine de bırakılmamıştır. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Takibata Selahiyetli Tahsil Dairesi" başlıklı 5. maddesinde, ''Takibat, alacaklı amme idaresinin mahalli tahsil dairesince yapılır. Borçlu veya malları başka mahallerde bulunduğu takdirde, tahsil dairesi borçlunun veya malların bulunduğu mahalde yapılacak takipleri, o mahaldeki aynı neviden amme idaresinin tahsil dairelerine niyabeten yaptırır.'' denilmiş; 213 sayılı Kanununun, "Vergi Uygulamasında Yetki" bölümünde, ''Vergi Dairesi'' başlıklı 4. maddesinin birinci fıkrasında, vergi dairesi, ''mükellefi tespit eden, vergi tarh eden, tahakkuk ettiren ve tahsil eden daire'' şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin ikinci fıkrasında, mükelleflerin, vergi uygulaması bakımından hangi vergi dairesine bağlı olduklarının vergi yasalarıyla belirleneceği kurala bağlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasının ikinci tümcesinde, Maliye Bakanlığı'na, vergi dairelerinin yetki alanları ile mükelleflerin bağlı olacakları vergi dairesini belirleme konusunda yetki verilmiştir. Öte yandan, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu'nun 43. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, katma değer vergisinin, mükellefin işyerinin bulunduğu yer vergi dairesince tarh olunacağı belirtilmiştir.
Sözü edilen kurallar uyarınca, 213 sayılı Kanun kapsamına giren vergi, resim ve harç ve benzeri mali yükümlülükler ile bunların zam ve cezalarında vergi mükellefinin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından tarh, tahakkuk, tebliğ ve tahsil işlemleri yapılmaktadır. 213 sayılı Kanununun Ceza Kesme Yetkisi başlıklı 365. maddesinde, "Vergi cezaları olayların ilgili bulunduğu vergi bakımından mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesilir." denilmek suretiyle, mükelleflerin vergi ziyaını oluşturan kimi fiillerine iştirak edenlere Kanunun 344. maddesi uyarınca kesilmesi gereken vergi ziyaı cezaları, mükellefin bağlı olduğu vergi dairesi tarafından kesilmekte ve tahsil edilmektedir. Ayrıca, mirasçıların veya asıl borçlu tüzelkişiden tahsil edilemeyen vergi ve buna bağlı alacaklar, vergisel yükümlülüğünü yerine getirmeyen kanuni temsilcisi ve/veya ortakların takibi de yine asıl borçlu yükümlünün bağlı bulunduğu vergi dairesi tarafından yapılmaktadır.
Buna göre, ilgili yasa kurallarının, yetki konusunda adına işlem yapılacak mükellefin bağlı bulunduğu vergi dairesini değil, vergiyi doğuran olayların ilgili olduğu vergi dairesini esas aldığı ve işlemlerin bu vergi dairesince yürütülmesinin kabul edildiği sonucuna varılmaktadır. Diğer bir deyişle, yetki kuralı, takip edilmesi gereken kişiye değil, takibin konusu olan verginin mükellefine göre belirlenmiş; verginin mükellefi olmayan kişinin bağlı olduğu vergi idaresinin yetkisi ise, niyabeten yapabileceği işlerle sınırlı tutulmuştur.
Bakılmakta olan davada, ödeme emri ile istenen amme alacağının asıl borçlusu, ...'dur. Söz konusu amme alacağının asıl borçludan ya da müştereken ve müteselsilsen borçtan sorumlu sıfatıyla davacıdan takip ve tahsiline, asıl borçlunun bağlı olduğu Ulus Vergi Dairesi Müdürlüğü yetkili bulunduğundan, davalı idarece ödeme emri düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, işin esası hakkında inceleme yapılarak, bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle karara katılmıyorum.