Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
19.12.2023 REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ceza Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 818 sayılı BK.'nın 158/2. (TBK.'nın 179/2. ) Maddesi gereğince taraflar arasında kararlaştırılan ceza borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılan ifaya ekli cezai şart olduğu, bu durumda, alacaklı hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça asıl borç ile birlikte cezanın ifasını isteyebileceği, somut olayda, eserin karşı davacıya teslim edildiği, teslim anında herhangi bir çekincenin ileri sürülmediği belirlendiğinden karşı davacının cezai şart talep edemeyeceği sonucuna varıldığı, diğer yandan, cezai şart alacağının talep edilebilmesi için sözleşmenin fesh edilmemiş olması gerektiği, oysa somut olayda, davacı edimin süresinde yerine getirilmemesini gerekçe göstererek sözleşmeyi fesh ettiğinden artık sözleşmeden kaynaklı cezai şart alacağını talep edemeyeceği gerekçeleriyle asıl davanın kısmen kabulü ile; asıl davada davalı ... İnş. Taah. A.Ş.'nin Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının 24.684,18 TL asıl alacak üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faizi uygulanarak ve takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın likit olmaması nedeni ile icra inkar tazminat talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Davacı- karşı davalı ... İnş. Tur. San.ve Tic.Ltd.Şti. vekili, müvekkilinin yürürlükteki mevzuata uygun olarak teslimi gerçekleştirdiğini, mevzuat değişikliği olmadan tüm yükümlüğünü yerine getirdiğini, sözleşme yapılırken mevcut olmayan şartların talep edilemeyeceğini, yönetmelik yürürlükte değil iken tüm işlemlerin bittiğini, asansörün teslim edildiğini ve asansörün faaliyete geçtiğini, yeşil etiket- kırmızı etiket durumunun teslim tarihinden çok sonra ortaya çıkan bir durum olduğunu, davalı karşı davacının sözleşmeyi haksız olarak kendisinin fesh ettiğini, davalı yanın eksik iş iddiasının TBK'nın 478.maddesi gereğince zamanaşımına uğradığını, eserdeki ayıp ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunması gerektiğini, müvekkilinin ayıpsız olarak teslim borcunu yerine getirdiğini, teslimden 10 yıl kadar sonra asansörlerden dolayı müvekkiline sorumluluk yüklenemeyeceğini, bilirkişi tarafından 2022 yılına ait bir hesaplama yapılmasının da hatalı olduğunu, 77.444,87 TL olarak davalarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı-karşı davacı ... San.ve Tic. A.Ş vekili, bilirkişi tarafından TSE tarafından tespit edilmiş olan eksik işlerin giderilebilmesi için gerekli malzemeler ve bedelleri hakkında rapor tanzim edildiğini ve bu rapor ile davacının tamamlamadığı eksik işlerin 102.571,50 TL bedelle giderilebileceğinin tespit edildiğini, bu haliyle müvekkili şirketin, alacaklı olduğunu iddia eden davalı yana hiçbir borcunun kalmadığının ortaya konduğunu, mahkeme tarafından, ek raporda tespit edilen fesih tarihindeki eksik iş bedelinin kabul edildiğini ve BAM kararı ile hüküm kurmaya elverişli olmadığı tespit edilen istinaf öncesi bilirkişi raporunda tespit edilen 48.929,00 TL borç tutarından düşülerek sonuca gidildiğini, mahkemece davaya konu ek rapor ile belirlenen sözleşmeden dönme tarihi itibariyle eksik iş bedelinin önceki mahkeme kararı ile belirlenen borç tutarından düşülerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu bedelleri kabul anlamına gelmemekle birlikte, 08/11/2013 tarihli ihtarname ile davacı yan ile akdedilen sözleşme feshedildiğinin ve davacı yan temerrüde düşürüldüğünün hüküm kurulurken göz ardı edilmesinin hatalı olduğunu, zira burada sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanan müvekkili şirketin eksik işlerin tamamlatılması için harcamak zorunda kaldığı bedelin temerrüt tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte hükme esas alınması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu HMK md.353/1 K6098 md.2 HMK md.355 TBK md.478 K818 md.478 K6098 md.15 HMK md.362/1 K6100 md.355